Demokrat Zafer

Bursa 2. Bölge milletvekili aday adayı Enver Yeniçeri BShaberler’e konuştu

Bursa’nın 2. Bölge İYİ  Parti Milletvekili aday adayı Enver Yeniçeri, BSHaberler’e açıklamalarda bulunarak Bursa hakkındaki projelerini anlattı.

SEVİNÇ ÇELEBİ / BSHABERLER

14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine sayılı günler kaldı. Bursa İYİ Parti 2. Bölge Aday Adayı Enver Yeniçeri milletvekili olarak seçilirse, Bursa için hayata geçirmeyi planladığı projeleri BSHaberler’e anlattı.

BURSA’YI EN İYİ TANIYANLARDAN VE BİLENLERDENİM

Öncelikle Bursa’nın sorunlarını tespit edeceğini söyleyen İYİ Parti Milletvekili Aday Adayı Enver Yeniçeri,

“Bursa her yönüyle ülkemizin sanayisinde ilk üçte olan bir şehir.

Bursa üreten bir şehir;

Bursa dağıyla, deniziyle, ormanıyla, tarımıyla, ülkemize en önemli katma değerlerden birini katan bir şehir.

Lakin Bursa’nın başlıca önemli ihtiyaçlarının zincirinde trafik gibi çok büyük sıkıntısı ve buna bağlı olarak da bir hava kirliği sıkıntısı var. Yine trafik sıkıntısına dayalı milli ekonomide aşırı derecede yakıt tüketimi, zaman kaybı ve insanlarımızın stres sorunu var.

Neden Bursa’dan aday adayı olduğuma gelince;

En başta Bursa’yı çok seviyorum, iyi tanıyorum ve de şehrin ve insanların ‘neye ve nelere’ ihtiyacı olduğunu iyi biliyorum” dedi.

Bursa’dan aday adayı olmanın nedenini, Bursa’nın katma değerini daha ileriye taşımak olduğunu söyleyen Yeniçeri “30 yılın üzerinde çalışmalarımız var. Dolayısıyla bende bu çalışmalarımın sonucunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Bursa’yı en iyi şekilde temsil etmek amacıyla Bursa İYİ Parti’den aday adayıyım.

ÜLKEMİZ LİYAKATLE YÖNETİLMİYOR

Şöyle ki; Partimiz ‘LİYAKAT LİYAKAT LİYAKAT’ diye yola çıktı.

Ancak üzülerek söylemek istiyorum ki; ‘Bugün ülkemizin ‘liyakatle yönetildiği kanaatinde değilim’

BURSA’YI EN İYİ ŞEKİLDE TEMSİL EDECEĞİME EMİNİM

Ben ise Uluslararası anlaşmalara, devlet adına ön anlaşmalara imza atmış, diğer yandan Türkiye Büyük Meclisi Komisyonlarında kanun çalışmalarında bulunmuş, ayrıca 11. Kalkınma planında çalışmış biri olarak, devletin nasıl işlediğini, bürokrasinin nasıl çalıştırılacağını ve temsilin ne olduğunu, bütün her yönüyle bilen biri olarak, Bursa’yı en iyi şekilde temsil edeceğime eminim.

BURSA’YA ACİLEN LOJİSTİK MERKEZ KURULMASI GEREKİYOR  

Bursa özeline gelecek olursak;  Bursa ifade ettiğimiz gibi katma değer üreten bir şehir. Sanayisiyle, tarımıyla önemli bir merkez.

Birinci olarak; Bursa’ya döviz olarak dönmesi için şehrin bir tane lojistik merkeze ihtiyacı bulunmaktadır.

Bu nedenle; Bursa’da üretilen ürünlerin dünya pazarlarına en sağlıklı ve en hızlı şekilde (hangi modta gerekiyorsa) ulaştırılması için bütün ulaşım motlarının bağlı olduğu: deniz yolu, kara yolu, demir yolu, hava yolu ulaşım motları da dahil bir lojistik merkezin acilen Bursa’ya kurulması gerekiyor.

Bunu elbette saatlerce anlatabiliriz… Özetlemek gerekirse; Bursa’ya böyle bir merkezin kurulması Bursa’ya artı değer katması ve de var olan değerlerin artması demektir. Ve bu şüphe götürmez bir gerçektir.

BURSA’NIN CİDDİ TRAFİK SORUNU VAR

İkinci olarak; Az önce de belirttiğim gibi Bursa’nın ciddi trafik sorunu ve buna bağlı hava kirliliği sorunu mevcut.

Bursa bugün “Ankara ve İzmir Yolu” diye tabir edilen yol aksına sıkışmış bir trafik üzerinde seyrediyor. Maalesef beş dakikalık, on dakikalık yolu bir saatte, bir buçuk saatte gidebiliyoruz…

Bu nedenle; acilen Uludağ’a paralel olarak, gerekirse viyadük, gerekirse tünel, kısacası Bursa’nın o bölgesinden de Bursa’yı rahatlatacak bir karayolunun açılması ve mevcut yolları da rehabilite ederek ‘battı-çıktı’ (batçık) ismiyle bilinen yerlerin artık çok dar kaldığını, Bursa trafiğine cevap veremediği herkes tarafından biliniyor.

Belki 20-30 yıl evvel söz konusu batçıklar ihtiyaca cevap veriyordu ama bugün artık şehrin ihtiyacını karşılamıyor.

Dolayısıyla tüm bu konular işin uzmanlarıyla tartışılmalı, akabinde ortak akılla rehabilite edilip döner kavşağa mı dönüştürülür veya farklı bir şekil mi alır bakılmalı ve gereği yapılıp bu sorun kalıcı olarak çözüme kavuşturulmalı?

Aynı zamanda; yolların kenarlarında olan (yerleşim yerlerinde) dükkan vs lerin ve özel mülklerin de kamulaştırılarak, kamunun hizmetine yolları rahatlamak için sunulabilir. Bu sadece Bursa için değil, Ankara’da bunun çok örnekleri var.

Yani bir yol yapılacaksa;

Kamunun yolu yapılacaksa, o civardaki vatandaşları da mağdur etmeden kamulaştırmalar değeri üzerinden yapılıp, kamunun kullanımına açılması gerekir.

Şimdi;  İzmir yoluna gitsek aynı durum, Ankara yoluna gitsek aynı durum!

Onun için bu yolun acilen az önce de ifade ettiğim gibi Uludağ’ın eteğinden yapılmalı.

Bu konu 15 yıl evvel Bölge Müdürü olduğum dönemde de gündeme gelmişti ve fikirlerim alınmıştı. Ancak ne yazık ki ülkemizde bazı fikirlerin hayata geçmesi pek de kolay olmuyor ve de hayata geçmesi belirli bir zaman alıyor.

Biz siyasetçiler de bir bürokrat olarak ve siyasete de adım atan biri olarak toplumun önüne ufuk açıcı fikirler koymam gerekiyor

Dolayısıyla 15 yıl evvel söylenen konuların bugün artık elzem olduğunu ve yerine getirilmesi, Bursa trafiğinin bir an önce mahalli idare ve merkezi idareyle beraber iyileştirilmesi gerektiği inancındayım.

METRO YETERSİZ

Diğer yandan Bursa metrosu yetersiz. Bu yüzden de Metro ağlarının çoğaltılması gerekiyor. İlk Bursa’ya geldiğimde (2008’li yıllarda) bu konuyu o zamanki yetkililerle konuştum ancak dinlemek istemediler. Hala da bu metro niye yer üstünden yapıldı yeraltı dururken anlamış değilim?

Bu anlamda yer altında bulunan bir İspanya Madrid metrosu örnek alınabilir.

Dünyada Hit olmuş bir Moskova metrosu mevcut.

Ve buraları görmüş, gezmiş, incelemiş biri olarak, belki de bir asır önce yer altından yapılmış metrolar gibi örnekler varken, neden Bursa’da yapılma yılı 2020’li yıllar iken hala yer üstünde!

Hem çevreye zararı, hem ağaç katliamı, hem de yolları olduğu gibi, kara ve ulaşım yolunu daralttığı için belki biraz yüzde 10, yüzde 20, yüzde 30 maliyetli de olsa, bunların yer altına bir an evvel alınması gerekiyor.

Bu konuda şu itiraz karşıma gelebilir: Mahalli İdarelerin bunlara gücü yetmez!

Hayır! Ben buna katılmıyorum, çünkü dünyada olduğu gibi ülkemizde de örnekleri var.

Ankara Çay Yolu Metrosunu Ulaştırma Bakanlığı, kamu gücüyle, kamu otoritesi yapıp mahalle idareye teslim etti. İşleticisinin mahalli idare yapmaktadır.

Türkiye’de de az önce de ifade ettiğimiz gibi Bursa hakkıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve merkezi otorite de temsil edilemediği kanaatindeyim. Bunu başaracağımızdan, bilgi donanımımız ve tecrübemiz sonucunda başaracağımızdan eminim” ifadelerinde bulundu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ