Çok sevdiğimiz tulumbanın Ar-Ge’lisi!

Balkan kültüründen Osmanlı Sarayı mutfağına girerek 70 tatlı arasında baş tacı edilen tulumba tatlısı;  ‘Osmanlı Tulumbacısı’ markasıyla Ar-Ge laboratuvarlarında yeniden geliştirilerek Anadolu’da yayılıyor. Günde 5 bin ton tamamen doğal hammaddeyle üretilen tulumba, bugün 20 şehirde 44 şubede sevenleriyle buluşuyor. Osmanlı tulumbasının araştırılmış geliştirilmiş halinde glikoz yok, katkı maddesi yok, saf lezzet korunuyor, el değmeden ultra hijyen ve sıfır atıkla üretiliyor.

Ağza attınız mı çıtırdayacak, rengi altın sarısından hafif kehribara bakacak. Taptazecikse, yağ çekmemişse, şerbetinin kıvamı yerindeyse; hele bir de aromasındaki o müthiş ahengi yakaladıysanız, limonun, irmiğin, yumurtanın dengeleyici tadını aldıysanız işte tam da budur aradığınız tatlı, tulumbadır kendisi. Eğer tulumba ilk lokmada sizde bu hissi uyandırmadıysa yemeden geçiniz. Lakin çıtırdamayanı, yağ çekmişi, rengi geçmişi tulumbanın soyuna ihanettir.

Balkan kültüründe doğup, Osmanlı Sarayı mutfağına giren ve diğer 70 küsur tatlı arasında yıldızı parlayıveren bu eşsiz lezzetin şanı günümüzde de sürüyor. Bugünün tulumbası bir başka tulumba; nasıl desek, ‘araştırılmış geliştirilmiş’ tulumba! Osmanlı saray mutfağının orijinal reçetelerine sadık kalan OSTU Gıda, ‘’En katkısız, en doğal tulumbayı insana, ekolojiye zarar vermeden nasıl üretirim’’ hayaliyle yola çıktı ve Ar-Ge laboratuvarlarında koruyucu, katkı maddesi kullanmadan mükemmel lezzeti korumanın peşine düştü. Sonuç; başarılı. 3 bin metrekarelik kapalı alanı olan tesiste, günde 5 bin ton Osmanlı tulumbası tam otomatik olarak ve el değmeden üretiliyor, Anadolu’nun 20 şehrinde 44 şubede sevenleriyle buluşuyor.

Tulumba tamam, Ar-Ge sırası kadayıfta!

Osmanlı Tulumbacısı markasını yaratan OSTU Gıda Genel Müdürü Özcan Durmaz, “Ürünlerimiz koruyucu, katkı maddesi, glikoz-nişkoz içermeden pazarda bulunan en iyi hammadden ödün vermeden, %100 pancar şekeri ve tam otomatik hatlarda ekolojiye ve insana zarar vermeden, tamamen hijyenik bir şekilde üretiliyor” diyor. OSTU Gıda’nın Ar-Ge hedefinde şimdi de kadayıf var. Durmaz, Ar-Ge planları ve üretimle ilgili hedeflerini şöyle anlatıyor: “Kadayıfı da geliştirerek üretime alacağız. Kahveyi de kendimiz üretiyoruz. Kahvede daha fazla çeşitle üretime devam edeceğiz. Ar-Ge ekibimiz yeni ürün geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. 2021 ve 2022’de en az 4-5 farklı yeni ürünü üretmeye başlayacağız.”

En mükemmel lezzet için franchise fırsatları

İleri teknolojiyle donatılan tesislerinde 1.000 şubeye yetecek üretim kapasitesi bulunan ve üretim yelpazesini Ar-Ge laboratuvarlarıyla sürekli geliştiren OSTU Gıda, 2021’in sonuna kadar 10 adet, 2023’ün sonuna kadar ise toplamda 50 franchise vermeyi planlıyor. OSTU Gıda, Osmanlı Tulumbacısı markası ile düşük maliyetli giriş bedeli seçeneklerini girişimciler için oldukça cazip 4 konseptte sunuyor. Kiosk konsepti için 70 bin TL yatırım gerekirken gel-al konseptli mağazanın yatırım maliyeti 100-150 bin TL arasında değişiyor. Kafe-restoran konseptinde yatırım maliyeti 250 binde kalırken, 500 metrekareye varan büyük kafe-restoran konseptinde maliyet 1 milyon TL’ye çıkabiliyor. Diğer franchise yatırımlarında olduğu gibi cirodan pay, aylık bedel ve reklam bedeli almadıklarını söyleyen Özcan Durmaz“Kolay üretim prosesimiz, soğuk zincirimiz, ciro artıran geniş yan ürün çaşitliliğimizle girişimci adaylarına düşük yatırımla büyüyen bir iş alanına giriş vadediyoruz” diyor.

Türkiye dışında Almanya ve Hollanda’da da şubeleri bulunan OSTU Gıda’nın hedefinde Avrupa’da ve Orta Doğu’da en az 15 franchise vererek Anadolu’ya özgü geleneksel lezzetlerimizi tüm dünyaya tattırmak da var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir