“İktidarın da muhalefetin de muhtarı olmaz!”

“İktidarın da muhalefetin de muhtarı olmaz!”
  • 29 Ağustos 2026 12:32
  • A+
    A-

MUSTAFAKEMALPAŞA’DA MUHTARLIK TARTIŞMASI: “MUHTAR SİYASETİN DEĞİL, MİLLETİN TEMSİLCİSİDİR!”

Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen’den yaklaşık 90 muhtara çağrı: “İktidarın da muhalefetin de muhtarı olmaz!”

BURSA – MUSTAFAKEMALPAŞA

Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde görev yapan muhtarların siyasi tarafsızlığına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Mustafakemalpaşa’da görev yapan yaklaşık 90 muhtara yönelik değerlendirmelerde bulunan Özen, muhtarlık makamının herhangi bir siyasi partinin değil, doğrudan vatandaşın makamı olduğunu belirterek, muhtarların bütün mahalle sakinlerine eşit mesafede durması gerektiğini savundu.

Özen’in açıklaması, yerel yönetimlerin en önemli ve vatandaşla en doğrudan temas noktalarından biri olan muhtarlık kurumunun siyasi tarafsızlığı, temsil sorumluluğu ve kamu vicdanındaki yeri konusunda yeni bir tartışmanın da kapısını araladı.

“İKTİDARIN VEYA MUHALEFETİN MUHTARI OLMAZ”

İrfan Özen, yaptığı yazılı açıklamada muhtarlık makamının seçimle iş başına gelmesine rağmen siyasi bir makam olmadığını vurguladı.

Muhtarların mahalle sakinlerinin tamamını temsil ettiğini ifade eden Özen, siyasi görüş, parti tercihi veya ideolojik yaklaşım üzerinden vatandaşlar arasında ayrım yapılmaması gerektiğini belirtti.

Özen açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Muhtar dediğin; iktidarın veya muhalefetin muhtarı olmaz, mahallesinin ve vatandaşının muhtarı olur. Seni vatandaş seçti; git bir siyasi partiye üye ol, vatandaşları da partiye yönlendir diye seçmedi. Vatandaş senden hizmet, adalet ve eşitlik bekliyor. Hangi partiye oy verdiğine bakmadan herkesin kapısını çalmanı, herkesin sorununu dinlemeni bekliyor.”

Bu sözlerle birlikte Özen, muhtarlık makamının seçimden sonra bütün mahalle sakinlerine eşit hizmet anlayışıyla yaklaşması gerektiğini savundu.

MUHTARLIK, VATANDAŞIN DEVLETLE İLK TEMAS NOKTALARINDAN BİRİ

Türkiye’de muhtarlık kurumu, vatandaşın günlük yaşamında doğrudan karşılığı bulunan en önemli yerel temsil mekanizmalarından biri olarak öne çıkıyor.

Mahalle ve köylerde vatandaşın taleplerinin ilgili kurumlara aktarılması, sosyal ihtiyaçların tespit edilmesi, çeşitli resmi işlemlerde vatandaşlara yardımcı olunması ve kamu kurumlarıyla yerel halk arasında iletişim kurulması gibi görevler muhtarlıkların vatandaş nezdindeki önemini artırıyor.

Bu nedenle muhtarların siyasi kimliklerinden bağımsız olarak bütün vatandaşlara eşit davranması beklentisi, yerel demokrasinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Özen’in açıklamasının merkezinde de bu anlayış bulunuyor.

“SENİ VATANDAŞ SEÇTİ”

İrfan Özen, açıklamasında özellikle muhtarların göreve gelme biçimine dikkat çekti.

Muhtarların siyasi parti listelerinden değil, doğrudan mahalle veya köy sakinlerinin oylarıyla seçildiğini hatırlatan Özen, bu nedenle muhtarların öncelikli sorumluluğunun siyasi partilere değil, kendilerini seçen vatandaşlara karşı olduğunu ifade etti.

Özen’e göre sandıkta siyasi tercih farklılıkları bulunabilir ancak seçim tamamlandıktan sonra muhtarın görevi, mahallede yaşayan herkesin temsilcisi olmak.

Bu yaklaşım, “seçim günü siyasi tercih, seçimden sonra ortak temsil” anlayışının önemini gündeme getiriyor.

“VATANDAŞ HİZMET, ADALET VE EŞİTLİK BEKLİYOR”

Özen’in açıklamasında dikkat çeken bir başka başlık ise vatandaşın muhtarlardan beklentileri oldu.

Muhtarlığın yalnızca resmi belge alınan veya idari işlemlerin takip edildiği bir makam olmadığını belirten Özen, vatandaşın muhtardan aynı zamanda adalet, ulaşılabilirlik ve eşit temsil beklediğini savundu.

Bir mahallede iktidar partisine oy veren vatandaş kadar muhalefet partisine oy veren vatandaşın da, herhangi bir siyasi partiye oy vermeyen vatandaşın da muhtarın hizmet alanı içerisinde olduğunu belirten Özen, kamu hizmetinde siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini ifade etti.

Bu noktada temel soru ise şu:

Bir mahallede yaşayan vatandaş, siyasi tercihi ne olursa olsun muhtarının kapısını aynı rahatlıkla çalabilecek mi?

Özen’in açıklaması, bu soruya “evet” cevabının verilmesi gerektiğini savunuyor.

“SİYASET YAPMAK İSTEYEN FARKLI PLATFORMLARI KULLANABİLİR”

İrfan Özen, açıklamasında siyaset yapmanın demokratik bir hak olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, siyasi faaliyet ile muhtarlık görevinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.

Siyaset yapmak isteyen kişilerin siyasi partiler içerisinde veya farklı demokratik platformlarda faaliyet gösterebileceğini ifade eden Özen, ancak muhtarlık makamının vatandaşların tamamını kapsayan niteliğinin korunması gerektiğini savundu.

Özen’in bu yaklaşımı, “kişinin siyasi kimliği ile seçilmiş yerel temsil görevi arasındaki sınır nerede başlamalı, nerede bitmeli?” tartışmasını da beraberinde getiriyor.

“MUHTAR SİYASETİN DEĞİL, MİLLETİN TEMSİLCİSİDİR”

Özen, açıklamasının en dikkat çekici bölümünde muhtarların temsil görevine ilişkin değerlendirmesini net bir ifadeyle ortaya koydu:

“Muhtar siyasetin değil, milletin temsilcisidir.”

Bu ifade, Mustafakemalpaşa’daki yaklaşık 90 muhtar üzerinden yapılan çağrının temel mesajını oluşturdu.

Özen’e göre muhtarın görevi, mahallesinde yaşayan insanların siyasi tercihlerine göre farklı davranmak değil; her vatandaşın sorununu dinlemek ve imkanlar çerçevesinde çözüm aramak olmalı.

MUSTAFAKEMALPAŞA’DA YEREL DEMOKRASİ VURGUSU

Bursa’nın nüfus ve coğrafi açıdan önemli ilçelerinden biri olan Mustafakemalpaşa’da çok sayıda mahalle ve kırsal yerleşim bulunuyor.

Bu bölgelerde muhtarların vatandaşla birebir temasının yüksek olması, muhtarlık makamının önemini daha da artırıyor.

Özellikle kırsal mahallelerde vatandaşın belediye, kaymakamlık, sosyal yardım mekanizmaları ve diğer kamu kurumlarıyla iletişiminde muhtarlar önemli bir aracı konumunda bulunabiliyor.

Dolayısıyla muhtarın herhangi bir siyasi görüşle özdeşleşmesinin, vatandaşın muhtarlığa duyduğu güveni etkileyebileceği yönündeki tartışmalar da önem kazanıyor.

“BUGÜN SUSARSAK YARIN DAHA BÜYÜK SORUNLARLA KARŞILAŞIRIZ”

Özen, açıklamasında eleştirilerden çekinmeyeceğini de belirtti.

Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna vurgu yapan Özen, farklı görüşlerden gelebilecek tepkilere rağmen vatandaşın hakkını savunmaya devam edeceğini söyledi.

Özen açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bugün susarsak yarın daha büyük sorunlarla karşılaşırız. İsteyen kızabilir, isteyen eleştirebilir. Ben gördüğümü söylerim, vatandaşın hakkını savunmaya devam ederim. Muhtar siyasetin değil, milletin temsilcisidir.”

Bu sözler, açıklamanın yalnızca muhtarların siyasi tarafsızlığına yönelik bir değerlendirme olmadığını, aynı zamanda yerel yönetimlerde hesap verebilirlik ve vatandaşın hakkını savunma anlayışına ilişkin siyasi bir mesaj niteliği taşıdığını gösteriyor.

SİYASİ TARTIŞMANIN YENİ BAŞLIĞI: MUHTARIN TARAFSIZLIĞI

Özen’in açıklamasıyla birlikte Mustafakemalpaşa’da yeni bir tartışmanın da gündeme gelmesi bekleniyor.

Bir tarafta muhtarların bireysel siyasi görüş ve tercihleri bulunduğu gerçeği var.

Diğer tarafta ise seçimle üstlenilen muhtarlık görevinin bütün mahalle sakinlerini temsil etmesi gerektiği yönündeki demokratik ilke bulunuyor.

Buradaki kritik ayrım ise şu:

Bir muhtarın siyasi görüşünün olması başka, görevini siyasi ayrım gözeterek yürütmesi başka.

Demokratik sistemlerde seçilmiş kişilerin bireysel siyasi düşüncelere sahip olması doğal kabul edilirken, kamu adına yürütülen görevlerde eşitlik ve tarafsızlık beklentisi de aynı ölçüde önem taşıyor.

Bu nedenle tartışmanın kişisel veya partisel polemiklere indirgenmeden, muhtarlık kurumunun vatandaş açısından güvenilirliğinin nasıl korunacağı üzerinden yürütülmesi önem taşıyor.

“HERKESİN MUHTARI OLMAK”

Muhtarlık makamına ilişkin tartışmanın özünde aslında basit ama güçlü bir demokrasi ilkesi bulunuyor:

Seçimden sonra herkes eşittir.

Bir mahallede yaşayan vatandaşın hangi partiye oy verdiği, muhtarın hizmet anlayışını belirlememeli.

İktidar partisine oy veren vatandaş da…

Muhalefete oy veren vatandaş da…

Herhangi bir partiye oy vermeyen vatandaş da…

Muhtarlığın kapısından aynı şekilde girebilmeli.

Sorununu anlatırken kendisini siyasi baskı altında hissetmemeli.

Muhtarın kendisine hizmet ederken siyasi kimliğini değil, vatandaşlığını esas aldığını bilmelidir.

GÖZLER MUSTAFAKEMALPAŞA’DA

Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen’in açıklaması, Mustafakemalpaşa’daki muhtarlıkların çalışma biçimi ve siyasi tarafsızlık tartışmasını kamuoyunun gündemine taşıdı.

Yaklaşık 90 muhtar üzerinden yapılan çağrının önümüzdeki süreçte siyasi çevrelerde, sivil toplum kuruluşlarında ve mahalle sakinleri arasında nasıl karşılık bulacağı merak konusu.

Özellikle muhtarların siyasi partilerle ilişkileri, seçim dönemlerindeki tutumları, vatandaşlarla iletişim biçimleri ve kamu kurumlarıyla ilişkilerinde tarafsızlık ilkesi tartışmanın önemli başlıkları arasında yer alabilir.

Ancak tartışmanın nereye evrileceğinden bağımsız olarak ortaya konulan temel mesaj oldukça açık:

“MUHTAR, KENDİSİNE OY VERENLERİN DEĞİL, MAHALLESİNDE YAŞAYAN HERKESİN MUHTARIDIR.”

Yerel demokrasinin gücü de tam olarak burada ortaya çıkıyor.

Çünkü vatandaşın devletle en yakın temas noktalarından biri olan muhtarlık makamına duyulan güven, yalnızca seçimi kazanmakla değil; seçimden sonra herkese eşit davranmakla kazanılıyor.

Özen’in çağrısı da bu noktada siyasi partiler üstü bir tartışma başlatıyor:

Muhtarlık makamı siyasi rekabetin alanı mı, yoksa ortak yaşamın ve vatandaşın temsil makamı mı?

Bu sorunun cevabını ise en çok, Mustafakemalpaşa’da yaşayan vatandaşların deneyimleri ve muhtarların görev anlayışı belirleyecek.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo