İnegöl Belediye Çarşısında Neler Oluyor!

İnegöl Belediye Çarşısında Neler Oluyor!
  • 29 Ağustos 2026 11:52
  • A+
    A-

İNEGÖL BELEDİYE ÇARŞISI “OLDUBİTTİYE Mİ GETİRİLİYOR?”

Yıkım Kararı, Esnafın Mağduriyet Endişesi ve Yeni Proje Tartışması Büyüyor

İnegöl Farkındalık ve Duyarlılık Derneği’nden Belediye Çarşısı için “Şeffaflık ve Hak Sahiplerinin Korunması” Çağrısı

İNEGÖL – İnegöl kent merkezinde bulunan ve uzun yıllardır ticari hayatın önemli noktalarından biri olan Belediye Çarşısı ve çevresine ilişkin dönüşüm süreci, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

İnegöl Belediyesi ek hizmet binasının riskli yapı tespiti sonrasında yıkım sürecinin başlatılması ve bölge için yeni bir dönüşüm planının gündeme gelmesiyle birlikte, gözler şimdi bölgede faaliyet gösteren esnafın ve mülk sahiplerinin haklarına çevrildi.

İnegöl Farkındalık ve Duyarlılık Derneği adına açıklama yapan Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi Süleyman Bayrak, projeye karşı olmadıklarını özellikle vurgularken, sürecin şeffaf yürütülmesi, hak sahiplerinin mağdur edilmemesi ve projenin bütün ayrıntılarının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.

Bayrak’ın açıklaması, “İnegöl’e yeni bir meydan veya modern bir proje kazandırılmasına karşı değiliz; ancak bunun bedelini esnaf ve mülk sahipleri mi ödeyecek?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

YIKIM SÜRECİ RESMEN BAŞLADI

İnegöl Belediyesi’nin Atatürk Bulvarı üzerindeki ek hizmet binası için yapılan riskli yapı tespitinin ardından yıkım kararı alındığı, binanın boşaltılması için 90 günlük süre verildiği daha önce kamuoyuna yansımıştı.

2026 yılı Nisan ayında ise bölgede faaliyet gösteren esnafa resmi tebligatlar gönderildiği ve tahliye için bir aylık süre tanındığı bildirildi. 

Bu gelişmeler, bölgede faaliyet gösteren işletmeler açısından sürecin artık yalnızca bir proje tartışması olmaktan çıkıp doğrudan ekonomik ve sosyal sonuçları olan bir aşamaya geldiğini ortaya koyuyor.

Çünkü bir iş yerinin kapatılması veya taşınması yalnızca fiziki bir yer değişikliği anlamına gelmiyor.

Esnaf açısından müşteri kaybı, yeni kira bedeli, taşınma masrafı, tadilat giderleri, ruhsat ve işletme düzenlemeleri, ticari itibarın korunması ve yeniden müşteri kitlesi oluşturulması gibi çok sayıda maliyet söz konusu olabiliyor.

“PROJEYE KARŞI DEĞİLİZ, MAĞDURİYETE KARŞIYIZ”

İnegöl Farkındalık ve Duyarlılık Derneği Temsilcisi Süleyman Bayrak, tartışmanın doğru zeminde yürütülmesi gerektiğini belirterek önemli bir ayrım yaptı.

Bayrak, “Öncelikle herkes elini vicdanına koysun ve sanki projeye karşı geliyormuşuz gibi davranmasın. Elbette İnegöl’e kazandırılacak yeni bir meydanı ya da projeyi destekleyeceğiz. Ancak içeriğinde ne var, rant uğruna mağdur edilen esnaf var mı diye sormak da en doğal hakkımız” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, bölgede yürütülen dönüşümün karşısında olmak ile dönüşümün nasıl yapılacağı konusunda soru sormak arasındaki farkın altını çiziyor.

Kent merkezlerinin yenilenmesi, yapı güvenliğinin artırılması, ulaşımın rahatlatılması ve yeni kamusal alanların oluşturulması şehirler açısından önemli hedefler olabilir.

Ancak bu dönüşümün merkezinde yalnızca yeni yapılacak bina, meydan veya ticari alanların değil; mevcut hak sahiplerinin, esnafın ve bölge sakinlerinin de bulunması gerekiyor.

YENİ PROJENİN İÇERİĞİ NE?

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre ek hizmet binasının bulunduğu alanın dönüşümü kapsamında yeni meydan, ticaret alanları ve otopark gibi işlevlerin değerlendirilmesi gündeme geldi. Haziran 2026’da İnegöl Belediye Meclisi’nde yapılan görüşmelerde, ek hizmet binasının yıkılarak yerine yeni bir meydan, ticaret alanları ve otopark yapılması planı ele alındı. 

Aynı süreçte Akman Pasajı’nın bulunduğu adanın dönüşüme dahil edilip edilmeyeceği de tartışma konusu oldu.

Dolayısıyla mesele artık yalnızca bir binanın yıkılması değildir.

Mesele, İnegöl kent merkezinin geleceğinin nasıl şekillendirileceğidir.

Hangi alanların projeye dahil edileceği, hangi yapıların korunacağı veya yıkılacağı, yeni yapılaşmanın nasıl olacağı, ticari alanların kime ve hangi şartlarla tahsis edileceği ve mevcut mülk sahiplerinin haklarının nasıl korunacağı gibi soruların tamamı büyük önem taşıyor.

“ESNAF YENİ YER BULAMIYOR” ENDİŞESİ

Süleyman Bayrak’ın dikkat çektiği en önemli konulardan biri ise bölgede faaliyet gösteren esnafın yeni iş yeri bulma konusunda yaşayabileceği sıkıntılar.

Bayrak, mevcut kira bedelleri ile yeni bölgelerde talep edilen kira bedelleri arasındaki farkın bazı işletmeleri ciddi ekonomik yük altında bırakabileceğini savunuyor.

Özellikle uzun yıllardır aynı bölgede faaliyet gösteren işletmeler açısından müşteri alışkanlığı büyük önem taşıyor.

Bir işletmenin yıllarca oluşturduğu müşteri kitlesini başka bir noktaya taşıması her zaman kolay olmayabiliyor.

Üstelik yeni yerin kira bedeli yüksekse, taşınma masrafları ve işletmenin yeniden kurulması için yapılacak harcamalar da eklendiğinde esnafın karşı karşıya kalacağı mali yük daha da büyüyebiliyor.

Bu nedenle dönüşüm sürecinin yalnızca “bina yıkılacak, yerine yenisi yapılacak” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor.

“10 MİLYONLUK DÜKKÂNIN DEĞERİ NE OLACAK?”

Bayrak’ın gündeme getirdiği bir başka başlık ise mevcut taşınmazların değerleri.

Açıklamada, örnek olarak 10 milyon lira değerinde olduğu düşünülen bir iş yerinin dönüşüm sürecindeki belirsizlikler nedeniyle ciddi değer kaybına uğrayabileceği ileri sürülüyor.

Burada cevap bekleyen temel soru ise şu:

Bir mülk sahibi dönüşüm nedeniyle ekonomik kayba uğrarsa bu kayıp nasıl telafi edilecek?

Değer tespitleri hangi kriterlere göre yapılacak?

Mevcut taşınmazın değeri ile yeni projede verilecek taşınmazın değeri nasıl karşılaştırılacak?

Metrekare hesabı mı yapılacak?

Lokasyon, cephe, kat, kullanım amacı ve ticari değer nasıl dikkate alınacak?

Esnafın geçici olarak başka yere taşınması durumunda oluşacak gelir kaybı nasıl hesaplanacak?

İşte bu soruların yanıtları, projenin kamuoyu nezdindeki güvenilirliği açısından büyük önem taşıyor.

“KİRA DESTEĞİ VERİLECEK Mİ?”

Dönüşüm projelerinde en kritik başlıklardan biri de geçiş sürecidir.

Bir bina yıkıldığında, yeni yapı tamamlanana kadar esnafın ne yapacağı sorusu ortaya çıkar.

Bu noktada kamuoyunun merak ettiği başlıklardan biri de kira desteği.

Esnafın geçici süreyle başka bir yerde faaliyet göstermesi durumunda kira desteği sağlanacak mı?

Sağlanacaksa bunun süresi ve miktarı ne olacak?

Taşınma masrafları kim tarafından karşılanacak?

Yeni iş yeri tamamlanana kadar gelir kaybı yaşayan işletmeler için herhangi bir destek mekanizması oluşturulacak mı?

Bu soruların tamamının resmi makamlar tarafından açık biçimde cevaplandırılması bekleniyor.

MÜLK SAHİPLERİNİN HAKLARI NASIL KORUNACAK?

Tartışmanın bir diğer önemli boyutunu ise mülk sahipleri oluşturuyor.

Kamuoyunda, yeni yapılacak binanın üst katlarından bazı mülk sahiplerine yer tahsis edileceği, alt kattaki bazı ticari alanların ise belediyeye geçeceği yönünde çeşitli iddialar dile getiriliyor.

Ancak bu iddiaların resmi olarak doğrulanıp doğrulanmadığı ve varsa hangi hukuki ve teknik düzenlemeye dayandığı konusunda kamuoyunun açık bir bilgilendirmeye ihtiyacı bulunuyor.

Bu nedenle burada yapılması gereken, iddialar üzerinden hüküm vermek değil; projenin mülkiyet ve paylaşım modelinin resmi belgeler üzerinden açıklanmasını istemek.

Kim, hangi şartlarda hak sahibi olacak?

Mevcut hisse oranları nasıl değerlendirilecek?

Yeni projede bağımsız bölümlerin dağılımı hangi yöntemle belirlenecek?

Belediyenin payı nasıl hesaplanacak?

Ticari alanların değeri nasıl tespit edilecek?

Bütün bu soruların cevabı ortaya konulduğunda, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin önemli bölümü de ortadan kalkacaktır.

“ÇOĞUNLUK VARSA HER ŞEY YAPILABİLİR Mİ?”

Süleyman Bayrak’ın açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de hisse çoğunluğu konusu oldu.

Bayrak, çoğunluk desteğinin diğer hak sahiplerinin görüş ve taleplerinin göz ardı edilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini savunuyor.

“Yüzde 51 fazlalık bizde, istediğimizi yaparız” anlayışının doğru olmadığını ifade eden Bayrak, çoğunluğun aynı zamanda sorumluluk getirdiğini belirtiyor.

Burada tartışılması gereken yalnızca çoğunluk olup olmadığı değil.

Çoğunluk kararı nasıl alındı?

Hak sahipleri yeterince bilgilendirildi mi?

Alternatifler sunuldu mu?

Ekonomik değerler konusunda bağımsız değerlendirme yapıldı mı?

Esnafın görüşleri dikkate alındı mı?

Mülk sahiplerine projenin bütün ayrıntıları anlatıldı mı?

Rızaya dayalı bir uzlaşma mı sağlandı, yoksa hukuki çoğunluk üzerinden mi ilerleniyor?

İşte kamuoyunun yanıtını beklediği sorular bunlar.

“İNEGÖL’DE DAHA ESKİ BİNALAR DA VAR”

Bayrak’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise yapı güvenliği.

İnegöl’ün farklı bölgelerinde çok daha eski yapıların bulunduğuna dikkat çeken Bayrak, eğer temel gerekçe yapı güvenliği ise benzer risk taşıyan diğer yapıların da aynı kriterlerle değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Bu yaklaşımın temelinde ise şu soru yatıyor:

Yapı güvenliği kriterleri bütün şehir için aynı şekilde mi uygulanıyor?

İnegöl Belediyesi son dönemde kentsel dönüşümü şehir güvenliği ve modernleşme hedefleriyle birlikte ele alıyor. Belediye Başkanı Alper Taban da Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada kentsel dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesi değil, şehrin geleceğinin planlanması olarak değerlendirildiğini belirtti. Belediyenin Turgutalp ve Alanyurt gibi bölgelerde devam eden veya planlanan dönüşüm çalışmalarına dikkat çekildi.

Bu nedenle Belediye Çarşısı bölgesindeki dönüşümün de aynı çerçevede, yani şehir güvenliği, kamu yararı, ekonomik sürdürülebilirlik ve hak sahiplerinin korunması başlıklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

AKMAN PASAJI DA TARTIŞMANIN İÇİNDE

Bölgedeki dönüşüm tartışması yalnızca ek hizmet binasıyla sınırlı kalmış değil.

2026 yılının Şubat ayında Akman Pasajı ve çevresindeki bazı mülk sahiplerinin de bölgenin kentsel dönüşüme dahil edilmesini talep ettiği haberleri yayımlandı. Haberlerde yaklaşık 100 mülk sahibini temsilen 40 kişinin Kent Konseyi’ni ziyaret ederek dönüşümün genişletilmesini istediği aktarıldı.

Bu gelişme, bölgenin geleceğine ilişkin tartışmanın çok daha geniş bir alana yayılabileceğini gösteriyor.

Bir tarafta eski yapı stokunun yenilenmesi ve daha güvenli bir kent hedefi bulunuyor.

Diğer tarafta ise mülk sahiplerinin ekonomik hakları, esnafın ticari devamlılığı ve bölgenin mevcut sosyal dokusunun korunması gibi konular bulunuyor.

Dolayısıyla ortaya konulacak çözümün bütün bu unsurları aynı anda gözetmesi gerekiyor.

İNEGÖL YENİLENMELİ; AMA KİMSE KAYBETMEMELİ

Kentlerin gelişmesi kaçınılmaz.

İnegöl gibi nüfusu, ticareti ve sanayisi hızla gelişen bir ilçenin kent merkezinin de zaman içerisinde yenilenmesi gerekiyor.

Yeni meydanlar, otoparklar, ticari alanlar ve modern yapılar şehrin ihtiyaçları arasında olabilir.

Ancak şehircilik yalnızca beton, asfalt ve yeni binalardan ibaret değildir.

Şehir aynı zamanda esnaftır.

Şehir, yıllardır aynı dükkânda ekmek kazanan ailelerdir.

Şehir, müşterisini yıllar içerisinde oluşturmuş işletmelerdir.

Şehir, mülk sahiplerinin birikimleridir.

Şehir, vatandaşların hatıraları ve alışkanlıklarıdır.

Bu nedenle dönüşümün başarısı yalnızca yeni binanın güzel görünmesiyle değil, eski yapının kullanıcılarının ne ölçüde korunabildiğiyle de ölçülmelidir.

SİYASİ PARTİLERE VE BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNE ÇAĞRI

İnegöl Farkındalık ve Duyarlılık Derneği, sürecin siyasi bir tartışmaya dönüştürülmesinden ziyade kamu yararı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bayrak, İnegöl’deki tüm siyasi parti temsilcilerine, belediye meclis üyelerine ve ilgili kurumlara çağrıda bulunarak sürecin bütün ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklanmasını istiyor.

Beklentinin temelinde ise şu başlıklar bulunuyor:

  • Yıkım kararının teknik gerekçeleri kamuoyuna açık biçimde paylaşılmalı.
  • Riskli yapı tespitinin hangi teknik kriterlere göre yapıldığı açıklanmalı.
  • Yeni projenin mimari ve şehircilik açısından ana hatları kamuoyuna sunulmalı.
  • Projenin toplam maliyeti ve finansman modeli açıklanmalı.
  • Hak sahiplerinin mevcut taşınmaz değerlerinin nasıl korunacağı anlatılmalı.
  • Esnafın geçiş sürecindeki mağduriyetlerinin nasıl giderileceği netleştirilmeli.
  • Kira ve taşınma desteği verilip verilmeyeceği açıklanmalı.
  • Yeni projede bağımsız bölümlerin nasıl dağıtılacağı kamuoyuna anlatılmalı.
  • Belediyenin projedeki hissesi ve elde edeceği taşınmazların nasıl değerlendirileceği açıklanmalı.
  • Projeye dahil edilecek diğer parseller ve yapı adaları netleştirilmeli.
  • Hak sahiplerinin bilgilendirilme ve karar süreçlerine katılım mekanizması ortaya konulmalı.
  • Projenin kamu yararı açısından gerekçeleri ayrıntılı biçimde paylaşılmalı.

“OLDUBİTTİYE GETİRİLİYOR MU?” SORUSUNUN CEVABI ŞEFFAFLIKTA

Bugün İnegöl’de tartışmanın merkezinde tek bir soru bulunuyor:

Belediye Çarşısı ve çevresindeki dönüşüm gerçekten oldubittiye mi getiriliyor, yoksa tüm tarafların haklarını gözeten şeffaf bir kentsel dönüşüm süreci mi yürütülüyor?

Bu sorunun cevabını iddialar değil, belgeler ve açıklamalar verecek.

Belediyenin proje detaylarını açık biçimde paylaşması, hak sahiplerinin taleplerini kamuoyuna aktarması ve ekonomik paylaşım modelini şeffaf şekilde ortaya koyması, tartışmaların sağlıklı bir zemine oturmasını sağlayabilir.

Çünkü belirsizlik arttıkça söylentiler çoğalır.

Bilgi arttıkça güven artar.

“BİZ İNEGÖL’ÜN GELİŞMESİNE KARŞI DEĞİLİZ”

Süleyman Bayrak, açıklamasının sonunda tartışmanın temel noktasını bir kez daha vurguluyor:

“Biz İnegöl’ün gelişmesine karşı değiliz. Yeni meydanlara, modern yapılara, güvenli binalara karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz şey, dönüşüm yapılırken birilerinin mağdur edilmesi ihtimalidir.

İnegöl büyüsün, gelişsin ve güzelleşsin. Ancak bu yapılırken yıllardır o bölgede ekmeğini kazanan esnafın, mülk sahiplerinin ve vatandaşların hakları korunmalıdır.

Kimse ‘çoğunluk bizde’ diyerek diğer insanların sesini duymazdan gelmemelidir.

Şeffaflık istiyoruz.

Adalet istiyoruz.

Hakkaniyet istiyoruz.

Projenin bütün ayrıntılarının kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz.

Çünkü İnegöl’ün geleceği yalnızca birkaç kişinin değil, bütün İnegöl’ün geleceğidir.”

SONUÇ: YENİ İNEGÖL’ÜN TEMELİ GÜVENLE ATILMALI

İnegöl Belediyesi’nin farklı bölgelerde yürüttüğü kentsel dönüşüm çalışmaları, ilçenin yapı stokunun yenilenmesi ve daha dirençli bir şehir oluşturulması hedefinin önümüzdeki dönemde de önemli gündem maddelerinden biri olacağını gösteriyor. Belediye, Turgutalp’te devam eden dönüşümün yanı sıra Alanyurt’ta geniş kapsamlı bir dönüşüm planını da sürdürüyor. 

Belediye Çarşısı ve çevresindeki proje de bu büyük dönüşüm sürecinin önemli parçalarından biri olarak değerlendirilebilir.

Ancak büyük projelerin büyüklüğü, beraberinde büyük sorumluluklar da getirir.

Yıkılacak bir bina yeniden yapılabilir.

Bir meydan yeniden düzenlenebilir.

Bir iş merkezi yeniden inşa edilebilir.

Fakat mağdur edilen bir esnafın yıllarca oluşturduğu ticari düzeni, kaybettiği müşteriyi veya bir ailenin ekonomik kaybını geri getirmek her zaman mümkün olmayabilir.

Bu nedenle İnegöl’ün yeni yüzü oluşturulurken eski hakların da korunması gerekiyor.

Bugün sorulan soru aslında çok basit:

İnegöl değişsin mi?

Elbette değişsin.

İnegöl gelişsin mi?

Elbette gelişsin.

Ama asıl mesele şudur:

İnegöl gelişirken kimse geride bırakılacak mı?

İnegöl Farkındalık ve Duyarlılık Derneği’nin çağrısı tam da bu noktada önem kazanıyor:

Yeni İnegöl, yalnızca yeni binalarla değil; adalet, şeffaflık, ortak akıl ve hak sahiplerinin rızasıyla inşa edilmelidir.

Kamuoyunun beklentisi ise artık net:

Projenin bütün ayrıntıları açıklansın.
Hak sahiplerinin soruları cevaplandırılsın.
Esnafın mağduriyet endişesi giderilsin.
Ve İnegöl’ün geleceği, İnegöl halkının güveniyle birlikte şekillendirilsin.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo