Adalet Partisi Genel Başkanvekili İslam Güçlü: “30 Ağustos, Türk Milletinin Hürriyet Mirasıdır”
Adalet Partisi Genel Başkanvekili İslam Güçlü, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin Türk milletinin bağımsızlık iradesinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, “Bize bırakılan en büyük miras tam bağımsızlıktır. Bu mirası korumak ve geleceğe taşımak hepimizin tarihî sorumluluğudur” dedi.
Adalet Partisi Genel Başkanvekili İslam Güçlü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla kapsamlı bir mesaj yayımladı. Güçlü, mesajında 30 Ağustos’un yalnızca bir askerî zaferin yıl dönümü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu büyük zaferin Türk milletinin bağımsızlık, hürriyet ve geleceğine sahip çıkma iradesinin tarihî bir göstergesi olduğunu ifade etti.
“Bir milletin en büyük hediyesi, kendisinden sonraki nesillere bıraktığı hürriyet ve bağımsızlıktır” ifadelerini kullanan Güçlü, 30 Ağustos’un Türk milleti açısından maddi bir kazanımdan çok daha büyük anlam taşıdığını vurguladı.
“30 Ağustos, Tam Bağımsızlığın Sembolüdür”
İslam Güçlü, Türk milletinin tarih boyunca bağımsızlığına büyük önem verdiğini belirterek, 30 Ağustos 1922’de kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin bu iradenin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu kaydetti.
Güçlü, mesajında şu değerlendirmelere yer verdi:
“İnsanoğlu için hediye çoğu zaman sevginin, aidiyetin ve hatırlanmanın sembolüdür. Ancak bazı hediyeler vardır ki onların bedeli parayla ödenmez. Onlar fedakârlıkla, mücadeleyle ve gerektiğinde can pahasına kazanılır. Türk milleti için 30 Ağustos işte böyle bir mirasın adıdır. Bu mirasın adı tam bağımsızlık ve hürriyettir.”
1922 yılının Ağustos aylarının, Anadolu açısından son derece ağır şartlar altında yaşandığına dikkat çeken Güçlü, işgal altındaki vatan topraklarında milletin bütün imkânsızlıklara rağmen bağımsızlık mücadelesinden vazgeçmediğini belirtti.
“Kocatepe’de Yakılan Meşale Dumlupınar’da Zafere Dönüştü”
Büyük Taarruz’un 26 Ağustos 1922 sabahı başlamasıyla Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde yeni ve belirleyici bir aşamaya geçildiğini ifade eden Güçlü, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde yürütülen mücadelenin yalnızca askerî bir harekât olmadığını söyledi.
Güçlü, “26 Ağustos sabahı Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz, bir milletin var olma ve kendi kaderini tayin etme iradesinin tezahürüdür. Kocatepe’de yakılan bağımsızlık meşalesi, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile büyük bir zafere dönüşmüştür” dedi.
Bu zaferin Anadolu’nun geleceğini belirleyen tarihî bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Güçlü, Türk milletinin kendi geleceğine başkasının karar vermesine izin vermediğini vurguladı.
“Bu Toprakların Her Karışında Büyük Bir Fedakârlığın İzleri Var”
30 Ağustos Zaferi’nin yalnızca savaş meydanındaki askerî başarıyla açıklanamayacağını belirten İslam Güçlü, bağımsızlık mücadelesinin arkasında büyük bir toplumsal fedakârlık bulunduğuna dikkat çekti.
Güçlü, kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına kadar toplumun bütün kesimlerinin Millî Mücadele’ye katkı sunduğunu belirterek, “Bugün üzerinde özgürce yaşadığımız vatanın her karışında büyük bir fedakârlığın, büyük bir mücadelenin ve aziz şehitlerimizin hatırası vardır” ifadelerini kullandı.
Türk bayrağının bağımsızlığın en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirten Güçlü, vatanın ve millî egemenliğin korunmasının gelecek nesillere karşı tarihî bir görev olduğunu dile getirdi.
“Zaferi Anmak Yetmez, Mirası Geleceğe Taşımak Gerekir”
İslam Güçlü, 30 Ağustos’un yalnızca törenlerle ve resmî programlarla anılmasının yeterli olmadığını belirterek, zaferin ortaya koyduğu bağımsızlık anlayışının günlük hayatta da yaşatılması gerektiğini söyledi.
“Bir milletin kendisine bırakılan mirasa sahip çıkması, onu yalnızca hatırlamasıyla değil, onu daha ileriye taşımasıyla mümkündür” diyen Güçlü, Türkiye’nin bilimden teknolojiye, eğitimden sanata, ekonomiden kültüre kadar her alanda daha güçlü bir ülke hâline gelmesinin 30 Ağustos ruhunun geleceğe aktarılması açısından önem taşıdığını kaydetti.
Güçlü, Türkiye’nin gençlerinin bilim ve teknolojide yeni başarılar elde etmesi, sanat ve kültür alanında dünyaya eserler kazandırması, üretim kapasitesinin artırılması ve ekonomik bağımsızlığın güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Bugünün gençlerinin ortaya koyacağı her başarı, dünün kahramanlarına verilecek en anlamlı cevaplardan biridir” değerlendirmesinde bulundu.
“Hürriyet, Her Gün Yeniden Savunulması Gereken Bir Değerdir”
30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletine önemli bir tarihî mesaj verdiğini belirten İslam Güçlü, bağımsızlığın ve hürriyetin kendiliğinden varlığını sürdüren değerler olmadığını ifade etti.
Güçlü, “30 Ağustos bize göstermiştir ki hürriyetine ve bağımsızlığına sahip çıkan bir millet, en zor şartlarda dahi tarihinin akışını değiştirebilir. Hürriyet, yalnızca geçmişte kazanılmış bir hak değil, her neslin yeniden koruması ve güçlendirmesi gereken bir değerdir” dedi.
Türkiye’nin geleceğinin güçlü bir millî irade, demokratik anlayış, hukuk devleti ilkesi, üretim ve eğitimle şekilleneceğini ifade eden Güçlü, bağımsızlığın yalnızca askerî anlamda değil; ekonomik, bilimsel, teknolojik ve kültürel alanlarda da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“30 Ağustos, Cumhuriyet’e Uzanan Yolun En Büyük Dönüm Noktalarından Biridir”
Güçlü, 30 Ağustos Zaferi’nin Millî Mücadele’nin başarıyla sonuçlanmasında ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden süreçte belirleyici bir yere sahip olduğunu belirtti.
Zaferin ardından Türkiye’nin yeni bir devlet ve millet anlayışıyla geleceğe yürüdüğünü ifade eden Güçlü, “30 Ağustos, Türk milletinin kendi kaderini kendi ellerine aldığı tarihî sürecin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu zafer, milletimizin egemenlik ve bağımsızlık iradesinin ne kadar güçlü olduğunu bütün dünyaya göstermiştir” dedi.
“Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk Olmak Üzere Tüm Kahramanlarımızı Minnetle Anıyoruz”
Mesajının sonunda 30 Ağustos Zaferi’nin kazanılmasında emeği geçen bütün kahramanları rahmet ve minnetle andığını belirten Adalet Partisi Genel Başkanvekili İslam Güçlü, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarının Türk milletinin hafızasında daima yaşayacağını ifade etti.
Güçlü, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün 30 Ağustos’un yıl dönümünde başımızı dik tutarak gökyüzüne baktığımızda yalnızca geçmişimizin büyük zaferini değil, geleceğimizin umudunu da görmeliyiz. Başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi ve Millî Mücadele’nin bütün fedakâr neferlerini rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Onların bizlere bıraktığı en büyük hediye; bağımsız, özgür ve onurlu bir vatandır. Bizim görevimiz ise bu büyük mirası korumak, güçlendirmek ve gelecek nesillere daha güçlü şekilde teslim etmektir.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Yaşasın bağımsızlık, yaşasın hürriyet, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.”
