CEZAYİR YANIYOR, DÜNYA SEYREDİYOR!
Yangının Ortasında İnsanlık Sınavı: Cezayir Halkı Kendi İmkânlarıyla Mücadele Ediyor
HABER KAYNAĞI: BÖRÜK TÜRK HABER AJANSI / VATAN MEDYA BURSA
Gazeteci Yazar Hasan Mesut Ekmen
Cezayir’in bazı bölgelerinde günlerdir devam eden büyük orman yangınları, geride ağır bir tablo bırakıyor. Alevler yalnızca ormanları değil; tarım alanlarını, hayvanları, yerleşim yerlerini ve insanların yıllardır emek vererek oluşturduğu geçim kaynaklarını da tehdit ediyor.
Özellikle Tizi Ouzou, Béjaïa, Skikda, Mila ve Guelma çevresindeki yangınlara ilişkin görüntüler ve haberler, bölgedeki endişeyi artırıyor. Akdeniz kıyısındaki, turizm açısından önemli bölgelerin de yangınlardan etkilenmesi, felaketin yalnızca çevresel değil; tarım, hayvancılık ve turizm açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.
Ancak alevlerin ve dumanın arasında dikkat çeken başka bir gerçek daha var:
Cezayir Halkı Birbirine Sahip Çıkıyor
Yangından uzak bölgelerde yaşayan vatandaşların, mağdur olan insanlara yardım ulaştırmak için büyük bir dayanışma sergilediği görülüyor.
Temel gıda maddelerinden içme suyuna, çocuk bezlerinden çeşitli ihtiyaç malzemelerine kadar çok sayıda yardım malzemesi kamyonlara, konteynerlere ve vatandaşların kendi araçlarına yüklenerek yangından etkilenen bölgelere ulaştırılmaya çalışılıyor.
Bu görüntüler aslında çok önemli bir gerçeği hatırlatıyor:
Devlet zor zamanlarda milletine, millet de zor zamanlarda birbirine sahip çıkar.
Cezayir halkının ortaya koyduğu bu dayanışma, en zor koşullarda bile toplumsal dayanışmanın ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor.
Peki Dünya Nerede?
Tam da burada insanlığın vicdanına yöneltilmesi gereken önemli bir soru ortaya çıkıyor:
Böylesine büyük bir felaket karşısında dünya neden daha güçlü bir dayanışma göstermiyor?
Cezayir, Akdeniz’in önemli ülkelerinden biri. Enerji kaynakları, özellikle petrol ve doğal gazı nedeniyle Avrupa ülkeleriyle uzun yıllardır güçlü ekonomik ilişkiler içerisinde.
Ülkenin sömürge geçmişi ve özellikle Fransa ile yaşadığı tarihsel süreç ise hâlâ siyasi ve toplumsal hafızada önemli bir yer tutuyor.
Ancak bugün mesele siyasi hesapların ya da ekonomik çıkarların ötesinde değerlendirilmesi gereken bir insanlık meselesidir.
İnsan hakları yalnızca siyasi çıkarların gündeme geldiği dönemlerde mi hatırlanmalıdır?
Bir insanın evini kaybetmesi, bir çocuğun korku içinde ailesine sarılması, bir çiftçinin yıllarca emek verdiği tarlasının küle dönmesi ya da bir hayvanın alevlerin arasında yaşamını yitirmesi, hangi ülkenin sınırları içerisinde gerçekleşirse gerçekleşsin insanlığın ortak acısı değil midir?
Yangın Sınır Tanımaz
Elbette her ülkenin afetlerle mücadele kapasitesi ve uluslararası yardım gönderme imkânları farklıdır.
Ancak insanlık adına dayanışmanın sesi daha güçlü çıkabilir.
Avrupa’nın, Arap dünyasının, Afrika ülkelerinin, İslam coğrafyasının ve uluslararası kuruluşların büyük doğal afetlerde daha hızlı ve görünür bir dayanışma ortaya koyması, yalnızca Cezayir halkına değil, bütün dünyaya umut verecektir.
Çünkü mesele yalnızca Cezayir meselesi değildir.
Mesele insanlık meselesidir.
Bugün Cezayir yanıyor.
Yarın başka bir ülke, başka bir şehir, başka bir insan aynı felaketle karşı karşıya kalabilir.
Yangın sınır tanımaz.
Acı sınır tanımaz.
Merhamet de sınır tanımamalıdır.
Cezayir Halkından Dünyaya Mesaj
Kamyonlarına yardım malzemesi yükleyen, aracının bagajını ihtiyaç sahipleri için dolduran, elindeki imkânı komşusuyla paylaşan insanlar belki de bugün dünyanın güçlü ülkelerine çok basit ama çok önemli bir gerçeği hatırlatıyor:
“Biz zor günümüzde birbirimizi yalnız bırakmayız.”
İşte insanlık tam da budur.
Gücün yetiyorsa yardım etmektir.
Gücün yetmiyorsa en azından acıyı görmezden gelmemektir.
Bir felaketi yalnızca haber olarak izlemek yerine, mağdur insanların yanında olmanın yollarını aramaktır.
Gazetecinin Sorumluluğu
Biz gazetecilere düşen görev ise dünyanın neresinde olursa olsun mazlumun, mağdurun ve felaket yaşayan insanların sesini duyurmaktır.
Bugün Cezayir’in gökyüzünü duman kaplamış olabilir.
Fakat asıl soru şudur:
Dünyanın vicdanını da duman mı kapladı?
İnsan hakları söylemlerinin, demokrasi çağrılarının ve uluslararası dayanışma mesajlarının gerçek değeri, zor günlerde ortaya çıkar.
Cezayir’deki yangın yalnızca ormanları, tarlaları ve yaşam alanlarını değil; aynı zamanda insanlığın vicdanını da sınamaktadır.
Bu sınavda dünyanın sessiz kalmamasını diliyoruz.
Çünkü bugün Cezayir’in yardım çığlığına kulak vermek, yalnızca Cezayir halkına destek olmak değildir.
İnsanlığın ortak vicdanına sahip çıkmaktır.
Gazeteci Yazar Hasan Mesut Ekmen
BÖRÜK TÜRK HABER AJANSI / VATAN MEDYA BURSA

