Demokrat Zafer

“SAVAŞIN USTASI, BARIŞIN EFENDİSİ…”

Yeniden Aydınlanma Derneği Bursa İl Temsilciliği olarak düzenlediğimiz “100 YILDA ATATÜRK ve CUMHURİYET” konulu konferansımızı, dün akşam BAOB’da (Bursa Akademik Odalar Birliği) Emekli Tuğgeneral ve İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Naim Babüroğlu’nun sunumuyla gerçekleştirdik.

Konferansımızın hazırlık safhası ve duyurulmasında ekip olarak herkes elinden geleni yaptı. Bez afişler ve broşürlerin asılmasında Oktay Dolmaseven’in sergilediği fedakârlığı belirtmeden geçmek haksızlık olur.

Yoğun ilgiyle izlenen konferansın Bursa dışından da katılımcıları vardı. İstanbul’dan Dr. Sakin Öner, Bekir Filizlibay, Yalova’dan Dernek Genel Sekreteri Pınar Özkan, Bursa’dan Yeniden Aydınlanma Derneği Genel Başkanı Halil Konuşkan, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Osman Uçar, İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanı Şemsi Karaarslan, Yıldırım İlçe Başkanı Serkan Beklen ve Kestel İlçe Başkanı Kazım Arslan izleyiciler arasındaydı.

Program, Yeniden Aydınlanma Derneği İl Temsilcisi olarak yaptığım açılış konuşmasıyla başladı.

“Aydın, yaşadığı toplumun çoban yıldızı, yol göstericisidir. Farkına vardığı tehlikeyi hiçbir şeyden çekinmeden korkusuzca söyler. Işığı yılların ötesine ulaşır, yılların ötesini aydınlatır…

Bir milletin hayatında bir insan ömrü ne ifade eder?  10 yıl, 20 yıl, 30 yıl, 60 yıl 70 yıl ne ifade eder?

Ama bir Oğuz Kağan’ın, bir Fatih Sultan Mehmet‘in, bir Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün ömrü, bir milletin hayatında çok şey ifade eder…

O, savaşın ustası, barışın efendisidir. O Türk’ün Timsali, Türk’ün yeryüzünde ete kemiğe bürünmüş halidir…”

Dr. Naim Babüroğlu, anlatımıyla tabiri caizse 90 dakikadan fazla süren konuşması sırasında salonu pür dikkat kendisine bağladı. Konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Atatürk ve Cumhuriyet konusunu çok iyi bildiğini sananlar dahi orada oldukları için kendilerini şanslı addettiler.

Günün sonunda hafızalara kazınan “Savaşın ustası, barışın efendisi ve Tarihin Kıskandığı Lider!” ve gerekçeleri oldu.

Babüroğlu, konuşmasında “Hiçbir lider öldükten sonra ülkesini yönetmez. O, sonsuzluğa gittikten sonra da ülkesini yöneten liderdir!” ifadelerine yer verdi ve gerekçelerini anlattı.

Bildiğimizi düşündüğümüz konulara farklı açılardan da bakarak önemlerini kavramamızı sağlarken, bilmediğimiz ya da yanlış bildiğimiz olaylara da belgelerle ışık tuttu…

Siroz hastalığının birilerinin dediği gibi alkole bağlı olmadığını, safra kesesi iltihabı neticesinden safra kanalının tıkanması sonucuna bağlı olduğunu öğrendik.

“40 yaşında1683’te İkinci Viyana ile başlayan Türk çekilmesini, 238 yıl sonra Sakarya’da durdurdu…” Sakarya zaferine bu açıdan bakmamıştık.

Cumhuriyet’in ilanının bir gecede “Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.” Sözünden ibaret olmadığını, Cumhuriyete giden yolların taşlarının nasıl döşendiğini bir daha öğrendik…

Dr. Naim Babüroğlu’nun konuşması sırasında sık sık vurguladığı konular ve bizim gibi derneklerden talepleri ile katılımcıların istekleri görevimizin burada bitmediğinin göstergesiydi. Bu tarz etkinlikleri daha geniş kitlelere ulaştırmamız gerektiğine bir kez daha inandık. Her doğan günün YENİDEN AYDINLANMA için bir fırsat olacağı düşüncesiyle, öncelikle gençler olmak üzere daha geniş kitlelere ulaşmayı kararlaştırdık.

“Savaşın ustası, barışın efendisinin” aşağıdaki sözleri bizim için bir ilham kaynağı olacaktır.

“Biz batı medeniyetini bir taklitçilik olarak almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.”

“Bizim ilkemiz Asya ve Avrupa için aynıdır. Her ikisinin de en iyi yönlerini alacağız. Fakat bağımsızlığımızı da koruyacağız.

Türk çıkarlarını göz önüne alarak, Türk görüş açısından bakacağız.”

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ