Demokrat Zafer

SEÇİM SÜRECİNDE ÇOK YORULMUŞUZ, ÜZÜLMÜŞÜZ VE BİRBİRMİZİ GERÇEKTEN ÖZLEMİŞİZ.

Geçmiş dönem CHP Parti Meclis Üyesi Güler Buğday tarafından kaleme alınan yazıda;

Bu zorlu süreçte çok şeyi hatta sağlığımızı bile kaybettik ama çok şükür Dostlarımızla olan sevgi ve saygımıza helal getirmedik.
Enteresan oldu ama ruh halimizi ve konumumuzu anlatan bir başlık attım.
Biliyorum ki bu seçim sürecinde sol/sosyal demokratlar, sosyalistler ve gerçek demokrasiyi isteyenler, halkların eşitliğinde barış kardeşlik duyguları ile “hak hukuk adalet” deyip canla başla çalışan herkes aynı konumdadır.
Hatta nasılsın diye sorulduğunda birçok kimse “memleket” gibiyiz demeye başladı.
Bu duygular içinde sevdiğim iki dostumla birlikte olup yaptığımız sohbetin siyasi değerlendirmelerini burada yazmayacak ve paylaşmayacağım.
Ancak ilk kez bu kadar doğal, samimi, sansürsüz, keyifli, inanılmaz hayallerimizi dile getirdiğimiz güzel sohbetler yaptık.
Seçimlerden önce defalarca yazarak mutlaka ön seçim yapılmasını istemiştim.
Keyfi olarak yapılamayınca da gerçekten çok emek veren ve konumlarından dolayı da her iki milletvekilimizin bu zor süreçte mutlaka listelerde olmaları gerektiğini yazmıştım.
Dün gece bu isteğimde ne kadar haklı olduğumu inanın bir kez daha anladım.
Hiç kimse kusura bakmasın ve itiraz etmesin, özellikle siyasete seçilebilmek için insanların sadece yaptıkları tahsil veya ait oldukları konumları her zaman yeterli olmuyor.
Kendilerini yetiştirmeleri, toplumsal duyarlılıkları, bu güne dek yaşamlarında kendileri ve aileleri halka ne kadar yakın ve duyarlı davranmışlar velhasıl nasıl yaşamışlar çok önemli oluyor.
Birde kazandıkları tecrübe ve verilen emeklerin bu zor süreçte çok önem taşıdığından dolayı Sevgili Prof. Yüksel Özkan’ın da mutlaka listelerde olmasını belirtmiştim.
Özellikle en önemli eksiğimiz olan ve sağcı partilerin tekelinde olan Kafkaslar ve Rumeli’de yaptığı çalışmaları ve birçok kimsede hiç olmayan 5 dil bilmesi çok değerliydi.
Yüksel Özkan, reklam yapmadan, çalışmalarını kimsenin gözüne sokmadan ve asla kendisinden istenen yardımları göz ardı etmeden tüm mütevazılığı ile görev yapmış çok değerli bir vekilimizdi.
Sevgili eşi kendisi gibi hekim olan Gülter Özkan’da insanlara duyduğu sevgi, saygı ve kimseyi incitmeden, ön kesmeden, tüm mütevazılığı, saygınlığı ve yetiştirdiği evlatlarının da aynı duyarlılıkta olmaları ile örnek insanlardı.
Keşke bu zor süreçte verdiği mücadele ve brikimi ile hakkı olduğu için Prof. Yüksel Özkan TBMM’de olabilseydi.
Her zaman yazar ve anlatırım:
Benim evimin küçük oğlu (bu arada büyüdü artık) halklara en güzel dokunan, sevilen, özlenen ve insanların acısında da, mutluluğunda da, zor günlerinde de her zaman her koşulda yanlarında olan yardımlarına koşan milletvekilimiz Erkan Aydın’dır.
Tanıdığım en iyi baba ve dayanışma içindeki yaşam biçimleri ile örnek ve çok saygı duyulan bir aile yapıları vardır.
Onu böyle mütevazı, saygılı ve iyiliksever yetiştiren sevgili annesi Meral Aydın’da adeta oğlunun en iyi denetmeni ve insanlara oğlu gibi güzel dokunan bir kadındır. .
Her zaman belirtirim sevgili eşi mimar ve üniversitede ders veren sevgili Nadire Aydın mükemmel bir anne, çok saygın bir eş, insanlara ve herkese hürmette kusur etmeyen mütevazılığı ile gerçekten tam bir rol modeldir.
İşte bu nedenle keşke ülkedeki devlet gücünün ve her türlü haksızlığın hukuksuzluğun medya gücünün dayatması sonucu seçilen karanlığın temsilcisi iktidara karşın tecrübeleri ile mücadele edecek bu iki saygın vekilimizde TBMM’de olabilselerdi.
Her iki dostumda uğradıkları haksızlığa rağmen kırılsalar da gönül koymadılar ve seçimler sürecinde yine gece gündüz çalıştılar.
Ancak bu gün istifa ettikleri için çok memnun olduğum MYK’nın birçok ferdinin partiyi ve ülkeyi düşünmeden kendilerinin geleceğini garantilemek için “bir senden bir benden” mantığı ile yaptıkları listeler kadar diğer çalışmaları da akıl almaz mantıktaydı.
Örnek:
Milletvekili Erkan Aydın, Bursa’da en çok tanınan sevilip sayılan ve özellikle etkin bir nüfusa sahip olan dağ yöresinin önemli bir temsilcisiydi.
Genel merkez ne anlam ifade ediyorsa her kararı gibi milletvekillerini görevlendirme konusuyla da çuvallamıştır.
Bursa’da herkesten daha çok yararlı olacak Erkan Aydın’ı Tek Adam iktidarına ülkede birinci sırada ( %82 ) ile destek veren ve kendisinin hiç tanımadığı ve bağının olmadığı Bayburt’ta 2 kez görevlendirdi.
Her iki vekilimizin TBMM’de yaptıkları çalışmalar, verdikleri kanun teklifleri ve Bursa’nın sorunlarını en etkin biçimde dile getirmeleri ile yoklukları çok hissedilecektir.
Her zaman derim “keşke” dememek için ve sadece ölülerin arkasından “iyi bilirdik” yalanına başvurulmaması için hak eden insanlara yaşarken hak ettikleri değeri vermek insanlık görevimizdir.
Bende belimdeki rahatsızlığın nüksetmesi ve aldığım kilolardan, halledemediğim yüksek şeker ve tansiyon sorunundan hiçbir yere çıkmıyordum.
Erkan Aydın’ın aylardır beni bir yemeğe götürmek isteğini sonunda kabul ederek bu iki güzel dostumla anlamlı bir gece geçirdik.
Sevgili Dostlar, Yoldaşlar ve Canlar, hak eden dostlarımızın mutlaka yaşarlarken kıymetini bilmeliyiz.
Mevkiler, makamlar gelir geçer…
Önemli olan dürüst, namuslu, vicdanlı, vefalı ve verilen kıymetin değerini bilen iyi insan olabilmektir.
Bu konumda olan dostlarınınız kim olursa ve hangi konumda olursa olsun tüketmeyin.
Sevgiyle, saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile özgür bir yaşam ve hakça paylaşılan bir düzende yaşayalım ve yaşatalım.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ