Demokrat Zafer

Altın: “20 yıl bir partiye oy veren kişinin 15 günde görüş değiştirmesini bekleyemezsiniz.”

Hibya Haber Ajansı stüdyolarında İlkay Arıkan’ın moderatörlüğünde ‘Ekonomi Sohbetleri’nde Seçim Değerlendirmesi’ yayını hibya.com ve Hibya ağında gerçekleşti.

Hibya, ‘Ekonomi Sohbetleri’nde Seçim Değerlendirmesi’ kapsamında, İkon Menkul Değerler Araştırma Müdürü Onur Altın’ı Hibya stüdyolarında ağırladı.

Altın, seçimlerin ülkeye hayırlı olmasını dileyerek, “Seçim sonuçları ilk turdan belliydi. Eğer katılım oranı yüzde 91’i aşsaydı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öne geçme ihtimali yüksek olacaktı. Muhtemelen o zaman seçimi kazanan taraf Kemal Kılıçdaroğlu olacaktı. Biz açıkçası Recep Tayyip Erdoğan’ın bu seçimi kazanacağını tahmin ediyorduk. Çünkü Türkiye’de 20 yıllık bir iktidar süreci var. Bu iktidar sürecinde insanların duruş değiştirmesi, 20 yıl bir partiye oy veren bir kişinin 15 günde görüş değiştirmesini beklemezsiniz. 2,5 milyon farkın kapanmasını da bekleyemezsiniz. Dolayısıyla ancak katılım oranı artsa bu sonuç değişecekti.” ifadelerini kullandı.

HDP seçmeninin de ikinci turda çok fazla sandığa gitmediğini gördüklerini söyleyen Altın, “Küskün seçmenin gitmediğini zaten görüyoruz. Muhalif seçmen sanki bir adım daha gitmemiş gibi gözüküyor.” dedi.

İlkay Arıkan, bazı insanların Güneydoğu Anadolu’daki seçmenin sandığa gitmemesini Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile yapılan protokole bağladığını dile getirerek, “Açıkçası ben de o fikre katılıyorum. Bu durum küskünlük yaratmış olabilir ama ülkenin diğer kısmında sandığa gitmeyenleri ise seçimi kazanmalarına yönelik bir beklentiyi kaybetmelerine bağlıyorum.” diye konuştu.

İlk turda seçime katılım oranının yüzde 88’e yakın olduğunu belirten Altın, “İkinci turda ise yüzde 85, arada yaklaşık yüzde 3’lük fark var. O da yaklaşık olarak 1,5-2 milyon arası seçmen yapıyor. Referandumları saymazsanız seçim geleneğine baktığınızda ilk seçimden bu yana Türkiye’de zaten katılım oranı genellikle yüzde 85 civarında gerçekleşmiş. Türk halkının tarihsel geleneğinde seçime katılım oranlarında çok yüksek bir oran yok. Siyasi uzmanlar oylar konusunda hesap kitap yaparken seçime katılım oranını yüzde 85 civarında hesaplamalı. Matematik zaten her şeyi bize anlatıyor. ” şeklinde konuştu.

Altın, seçimin ardından ekonomide yaşanan gelişmelere ilişkin şunları kaydetti:

“Beklentimiz, kurlarda yükseliş ve özellikle borsa kanadında düşüşlerin bir adım daha önde olacağı ya da 2 gündür gördüğümüz yükselişin olmayacağı bir tabloydu. Çünkü mevcut politikalar devam edecekse o zaman yabancı girişi olmayacak. Yabancı girişi yoksa borsayı yukarı çıkaracak yeni bir hikaye yazılmayacak diye konuşuyorduk. Şu anda bir para girişinin olduğunu görüyoruz ama bu para girişi sürdürülebilir mi? Açıkçası ben para girişinin sürdürülebilir olmayacağını düşünüyorum.”

 

Altın: “20 yıl bir partiye oy veren kişinin 15 günde görüş değiştirmesini bekleyemezsiniz.”

Yerel seçimlere kadar bekledikleri satış baskısının yansımayacağını öngördüğünü ifade eden Altın, “17 Mart 2024’te yerel seçimler var. Yerel seçimlere kadar Borsa İstanbul’da ya da ekonomi üzerinde oluşacak ana baskı, muhtemelen seçim sonuçlarını etkileyecektir. 2018’e baktığımız zaman dolar kuru 3-3,5 liraydı. Yerel seçimler öncesinde kurların sert yükseldiğini izlemiştik. Kurların yükselmesiyle AK Parti cephesinde kaybedilen İstanbul, Ankara gibi vilayetler gelmişti. Aynı tabloyla karşılaşmak istemeyen bir iktidarın bu tarafta hala mevcut uyguladığı ekonomik olarak o baskıları devam ettirmesini bekliyorum. Borsa İstanbul belki düşmeyecek ama çok da fazla yükselemeyecek. Çünkü orada yeni bir hikaye yaratılması lazım.” diye konuştu.

Altın, şu anda kurun sert yükselmesinin yerel seçimleri doğrudan etkileyeceğini öne sürerek, “Kulislerde asgari ücretin 500 doları civarı olacağı konuşuluyor.” dedi.

Hibya Haber Ajansı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ