Demokrat Zafer

BARIŞI YOK ETTİLER, KAVGA, NEFRET VE ŞİDDET HER YERDE EGEMEN OLDU. BECERİLEMEYEN BARIŞ ÇOCUKLARDAN ÖĞRENİLMELİ!!!!!

Geçmiş dönem CHP Parti Meclis Üyesi Güler Buğday; barışın önemine işaret ederek,

“1 Eylül Dünya Barış Günü Diyorlar.
Ancak emperyalizmin dayatması sonucu; kendi çıkar ve geleceklerine teslim olmuş yönetemeyenler yüzünden ülkemizde kendisini bulmak mümkün olmuyor!..
Bırakın barışı, normal ve rutin yaşama olanağımız kalmadı.
Yoksulluktan ve Varoşlardan gelip, özel görevlendirilip ülkemi yönete(meyen)ler yüzünden cehalet, nefret, öfke, baskı, şiddet ve haksızlıklarla yaşamlarımız savaş alanına döndü.
Oysa bu gün için tüm dünyada “1 Eylül Dünya Barış Günü” diyorlar.
Keşke… Keşke…
Dünya lideri Atamızın dediği gibi olsaydı:
“Yurtta Barış, Dünyada Barış” gerçekten her yere hâkim olsaydı…
1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak 1981 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edildi.
İlk kez 1982’de kutlandı.
Uluslararası Barış Günü olarak da bilinen Dünya Barış Günü, Almanya’nın 1939 yılında Polonya’yı işgal ettiği tarih olan 1 Eylül olarak kabul edilmişti.
Dünya barışı, tüm dünya insanları için mutlu, güvenli ve barış içinde yaşama arzusudur.
Tüm ulusların bilinçli, samimi ve gönüllülük esasına dayanan, savaşı önleyen politikalarla bir araya gelerek, şiddete karşı tavır alarak, barışa ulaştıkları bir huzur ortamı olmalıdır.
Barışa ulaşmanın yolu her türlü şiddetin olmadığı bir ortamdan geçer.
Dünya barışını sağlamak için Birleşmiş Milletler Kurulmuş ve bu konseyin 5 daimi temsilcisi;
Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve ABD’dir.
Bu günlere baktığımızda bu birliktelik adeta şaka gibi, kötü bir komedi gibi bir durumu gösteriyor.
En çok savaşı kışkırtan, hatta kurgulayanların, silaha ve ölüm makinelerine yatırım yapanların savaşlar için bahaneler bulan ülkeler dünya barışının temsilcileri olarak kendilerini göstermektedirler!!!!
İşte 1 Eylül’de kutlanan Barış Günü’nde de samimiyeti olmayan bir tezat söz konusudur.
Oysa barış için ilk önce İnsanlar ihtiraslarından kurtulmalıdır.
İnsanın ve yaşamın kutsal olduğuna ve petrolden, madenlerden ve başkalarına yurt olmuş toprakları işgalden daha önemli olduğunu anladıkları zaman dünya barışı gelecektir.
Bu istekler ve tespitler mümkün müdür, şu an dünyada ve egemen güçlerde böyle bir ortam söz konusu değil.
Benim ülkemde ise çok üzgünüm barışın, huzurun, birlikte yaşamanın, kardeş olabilmenin ve halkların güvencede olmalarının ruhuna çoktan kibrit suyu döktüler.
Çünkü benim ülkemde iktidar olabilmek ve tutunabilmek için en başta demokrasiyi yok ettiler.
Yetersiz ve kifayetsiz yönetemeyenler; emperyalizme teslim olup kendilerini var edip güçlü olabilmek için bağımsız laik Cumhuriyeti yıkmak için; cahil, bağnaz ve şeriat özlemcisi yobaz dincilerle tüm alanları istismar etiler.
Bugün artık ne dünyada barışın kırıntısı var nede benim ülkemde ve kutsal topraklarda barış ve huzurun zerresi var.
Onun için bu günü nasıl kutlayabiliriz?
Atmosfer nefret ve öfke ile kararmış, halklar ve yurttaşlar bölünmüş, yönetemeyenler çıldırmış, sara nöbetindekiler gibi histeri krizlerinde saldırıp insanları tüketiyorlar.
Etrafta barışı, kardeşliği ve birlikte eşit yurttaşlar olarak yaşamaya olanak vermeyen soygunlar, yalanlar, talanlar, rüşvet ve hırsızlık rutine dönüşmüş.
Bebeler yerine Savcılar ve Yargıçlar uyuyorlar.
Bırakın eşit yurttaş olarak birlikte yaşamayı; ülkede açlarla, çok toklar, imtiyazlılarla, sürünenler, haksızlığa uğrayanlarla yargının suçluları koruyup kolladığı ve hukuksuzluğun siyasetteki muhterislere teslim olduğu günleri yaşıyoruz.
Buna karşılık kabul günlerinde buluşup konuşan ve güzel bildiriler sunan Millet İttifakı farklı ve zıt düşünce ve ideolojilere sahip olmalarına karşın bir arada olabildikleri için BARIŞ için bir mum yakmış olabiliyorlar.
Tüm olumsuzluklara karşın ben hala ülkemde barışı ve özgürlükleri önceleyen, gecesini gündüzüne katarak pes etmeden il, il, ilçe, ilçe yurdumu bir baştan bir başa gezerek, çalışarak ve umut dağıtarak uğraşan yiğit, onurlu ve yüreği solda atan güzel insanların varlığını gördüğüm için pes etmiyorum.
Ve diyorum ki Dünya Liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı ve öğrettiği:
“YURTTA SULH, DÜNYADA SULH” öğretisi yaşama geçecek…
Benim ülkem yine laik ve çağdaş yaşam tarzı hukuk devleti anlayışı ve eşit yurttaşların birlikte yurt edindiği bu topraklarda barış ve huzur içinde yaşayacaktır.
Bu anlayış ve beklenti ile Dünya Barış günü kutlu olsun…
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım”
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ