Bursa’nın en büyüğü olacak! Proje tamamlandı

Pazartesi Söyleşileri’ne konuk olan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Yıldız Olay Gazetesi Mustafa Özdal’a önemli açıklamalarda bulundu…

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği tiyatro ve müzik festivalleriyle, Bursa’da kültür ve sanatın merkezi olan Balat’a, büyük bir amfitiyatro yapılacak. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Yıldız, Balat Atatürk Ormanı’nın doğal yaşamını bozmadan 2 bin 500 kişilik amfitiyatro yapacaklarını açıkladı. Amfiyatro için projelerinin hazır olduğunu belirten Yıldız, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan onay beklediklerini söyledi.

Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda düzenlenen Cumhuriyet Yürüyüşü’nün pandemiye rağmen muhteşem geçtiğini söyleyen Yıldız, yerel seçimlerden sonra Yıldırım’da da aynı coşkunun yakalanacağını öne sürdü: “Cumhuriyet Yürüyüşü, önümüzdeki yerel seçimlerden sonraki ilk yıl, Yıldırım’da da Nilüfer’deki gibi büyük bir coşkuyla yapılacak. Bunu, Nilüfer Belediye başkan yardımcısı olarak değil, yıllarca CHP’de siyaset yapan biri olarak söylüyorum.”

Pazartesi Söyleşileri’ne konuk olan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Yıldız önemli açıklamalar yaptı.

“OKURKEN, İHTİYAÇLARIMI  İNŞAATLARDA ÇALIŞARAK KARŞILADIM”

Mesleğiniz eğitimcilik.Ancak çok kısa bir dönem öğretmenlik yaptınız. Daha sonra ticarete atıldınız.Siyasette de ilçe başkanlığı ve il başkanlığı görevlerinde bulundunuz. Son olarak Nilüfer Belediyesi’nde başkan yardımcılığı görevini yürütüyorsunuz. Yaşam hikayenizi kısaca anlatır mısınız?

Eğtim hayatıma Ordu’da başladım. İlk ve ortaöğretimi Ordu’da tamamladım. Liseyi Gümüşhane’de yatılı okudum. Giderken  tereddüt ettiğim, ayrılırken de çok sevdiğim için zorlandığım bir kent oldu Gümüşhane. Hem arkadaşlık ilişkilerimden dolayı hem de bana kattığı değerler için Gümüşhane’yi unutamam.  Ardından üniversiteyi Trabzon’da Karadeniz  Teknik Üniversitesi’nde okudum. Hem lisede hem üniversitede okurken, çevremde herkes inşaatçı olduğu için ben de inşaatlarda çalışarak, ihtiyaçlarımı karşıladım.  Üniversiteyi bitirdikten sonra birkaç iş değiştirdim.  Matematik bölümü mezunu olduğum için  yeni kurulan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda çalıştım. Ancak 1992 Körfez krizinde finans sektörü darbe yiyince, borsada brokerlığı bırakıp Marmaris’e gittim. Marmaris’de 1993’e kadar inşaat yaptım. İnşaatta özellikle dekorasyon alanında uzmanlaştım. Yaz mevsiminde inşaat durgun olduğu için büfelerde fotoğraf malzemeleri sattım. Daha sonra askerliğimi yapıp, Bursa’ya dönüş yaptım. Bursa’da nişanlanıp, öğretmenliğe başladım. İlk tayin yerim olan Erzrum’un Tekmal ilçesinde  bir yıl çalıştıktan sonra Bursa’da evlendim. Kadrolu öğretmenliğe geçmeme rağmen, istifa edip, inşaat sektörüne geri döndüm. İnşaat yapmaya başladım. Halen inşaat sektöründeki aile şirketimin başında  çocuklarım var.

“SİYASETTE ÖNCELİĞİM İNSAN OLDU”

CHP’de siyaset yaptınız ama üniversite yıllarında sosyalist sol yapılarda aktiftiniz. Siyasi fikrinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Siyasette ben hep işin odağına insanı koydum. Hiçbir zaman radikal bir anlayışım olmadı. Meselelere yapıcı yaklaşıp, sorunlara toplumsal ve bireysel olarak nasıl katkı yapabileceğimizi düşündüm hep. Hayatı, okuduğum kitaplardan yorumlamaya çalıştım.  1987’de Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde öğrenci derneklerinin kurucu üyesi olarak görev aldım. Rektör Kemal Gürbüz, bizi üniversitenin dışına itti. Bir süre faaliyetlerimizi sürdürmemize rağmen baskıların ardından derneğimiz kapandı. Biz siyasete hem üniversite içinde, hem dışında sosyal demokrat anlayışa sahip insanlarla devam ettik. 1987 seçimlerinde SHP’nin Trabzon büyükşehir adayı  Atay Aktuğ’un propaganda çalışmalarına destek verdik.

“DEV-YOL’A YAKINDIM”

1980 öncesi hangi fraksiyona yakındınız?

Ben Ordu Gölköy doğumluyum. Bizim yaşadığım bölgede Dev-Yol hakimdi. Çevremizdeki insanlar ve arkadaşlarım bu yapının içindeydi. Benim Dev-Yol ile tanışmam da bu şekilde oldu. 1980 darbesiyle yakınlarımızı yitirdik, hareketin önderleri cezaevine girdiler. Ben de bu durumdan çok etkilendim. 1989’da arkadaşlarımın tümü beraat ederek özgürlüklerine kavuştu.

“YURT SORUNU HÜKÜMETİN SORUMLULUĞUNDADIR”

Gündemden düştü ama 1 ay öncesine kadar büyük bir yurt sorunu vardı. Siyasal İslamcı partilerin oy deposu olan tarikatlar yıllardır çok sayıda yurt inşa ederken, sosyal demokrat partiler ve belediyeler soruna edilgen kaldılar.  Mesela Nilüfer Belediyesi bugüne kadar sadece bir yurt yaptığı için özeleştiri yapmayı düşünür müsünüz?

Keşke belediye olarak imkanlarımız olsa çok daha fazla yurt yapıp, öğrencilerin sorunlarını gidersek. Ama belediyelerin yükleri, özellikle bu hükümet döneminde çok ağırlaştı. Her geçen gün de sorumluluklarımız artıyor. Yurt sorununu belediyeler veya vatandaşın kendisi çözmeye çalışıyor ama bu iş  merkezi hükümetin sorumluluğundadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun çözmesi gereken sorun, belediyelerin sırtına ekonomik yük olarak biniyor. Nilüfer Beledyesi olarak, daha önce başlanan, 87 öğrencilik kız yurdunu hizmete açtık. Bu yurt, pandemi döneminde de sağlıkçılara barınma mekanı oldu. Bu yıl ise Çamlıca’daki yaşlı bakım merkezimiz ile Özlüce’deki alzheimer merkezimizi öğrencilerin barınması için tahsis ettik. Ancak 2. eğitim ve öğretim döneminde de yurt sorunu devam edecektir. Sorunu nasıl çözeceğimizi Başkanımız Turgay Erdem ile konuşuyoruz.

“BURSA BÜYÜKŞEHİR SEÇİMİ İÇİMİZDE YARADIR”

Millet İttifakı adayı Mustafa Bozbey’in seçim ekibindeydiniz. Yani propaganda sürecinin en yakın tanıklarından biriydiniz. CHP’nin İstanbul, Ankara ve Antalya gibi büyük ve önemli kentleri kazandığı bir seçimde Bursa’yı kaybetmesini neye bağlıyorsunuz? Nerde hata yapıldı?

O dönemde Sayın Bozbey ile birlikte yaklaşık 4 ay çok yoğun çalıştık.  Bozbey gerçekten Türkiye’deki belediyecilik anlayışna vizyon katmış bir belediye başkanı. Seçimi de Bozbey ile alacağımıza inanıyorduk. Seçim öncesi yaptırdığımız kamuoyu yoklamaları da kazanabileceğimizi gösteriyordu. Sayın Bozbey, bizi de ekibinin içine dahil etmek istediğinde, toplumumuz ve partimiz adına seve seve kabul ettik. Neticede seçimi yüzde 50+1 alan aday kazanıyor. Bursa’da da seçimi AKP kazandı. Bursa seçiminin kaybedilişiyle ilgili birçok gerekçe söylenebilir. Ancak seçim sonucunun sorumluluğuna hepimizin ortak olması gerekir.   Seçime 15-20 gün kala seçmene, kazanıyoruz algısı veremedik.  Tüm bunların nedenlerini konuştuk. Ancak bir daha bu hatanın tekrarlanması söz konusu değil.  Hem Bozbey hem de CHP’liler olarak büyük çaba gösterdik.  İstanbul seçimlerinde Türkiye ittifakı oldu ve başarı elde edildi. Ancak Bursa, Sayın Genel Başkan’ın dediği gibi içimizde  yaradır.

“SEÇİMİ BİZE KARARSIZLAR KAYBETTİRDİ”

Seçim öncesi Bozbey’i açık ara önde gösteren anketlerin önüne konduğunu biliyoruz.Bu anketler sizi rehavete düşürdü mü?

Hayır. Ben o süreç içinde Bozbey’in en yakınında olan insanlardan biriydim. Sabah namazından gece yarısı birlere, ikilere kadar çalışıyorduk.   Bozbey’in o günlerdeki çabasının yakın tanığıyım. Hiç rehavet olmadı. Bize açık ara önde olduğumuzu gösteren anketler de , başa baş gösteren anketler de geldi. Bize seçimi kararsızlar kaybettirmiş olabilir. Çünkü AKP’liler;  İstanbul, Ankara, Antalya gibi büyük kentleri kaybedeceklerini bildikleri için son günlerde tüm güçlerini Bursa için kullandılar. Bakanlar ve milletvekilleri Bursa’ya geldiler. Biz bu konuda eksik kaldık diyebilirim.

-Anket sonuçlarında büyük sapmalar yaşayan şirketler hangileriydi?

İsim vermek istemiyorum ama o anket şirketlerinin büyük sapmalar yaşadıklarını farketmiştik. Yani, nasıl olsa çok öndeyiz seçimi kazandık havasına girmedik. Çalışmalarımıza aynı azimle devam ettik.

“KÜLTÜR-SANATTA YENİ HEDEFLERİMİZ VAR”

Nilüfer Belediyesi’nde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü size bağlı. Nilüfer, yıllardır kültür ve sanat etkinlikleriyle öne çıktı. Bu alanda yeni hedefleriniz var mı?

Nilüfer Belediyesi, Türkiye’ye örnek olmuş bir belediye. Sayın Bozbey ve ekibinin 20 yıllık çabasının sonucunda kültür, sanat ve spor etkinlikleri halkla buluştu.   2019 seçimlerinden sonra da Başkanımız Turgay Erdem’in önderliğinde, kültür sanat etkinliklerinin üzerine koymaya, en azından geriletmemeye karar verdik.  Başkan, bu konuda beni görevlendirdi. Göreve geldikten sonra, arkadaşlarla neler yapabileceğimizi, hangi etkinlikleri hayata geçireceğimizi, çıtayı nasıl yükseltebileceğimizi konuştuk.  Ama araya pandemi girdi. Pandemi nedeniyle çalışmalarımızı digital ortamlara taşıdık. Tiyatro ve diğer kültür sanat çalışmalarımızı digital platformlarımızda hayata geçirdik. O süreçte evlerine ekmek götüremeyen yerel sanatçılarımıza da destek olduk.

-Nilüfer için, kentin kültür ve sanat merkezi dedik ama kültür sanat merkezleri ihtiyaca cevap veremez duruma geldi.Yeni bir kültür merkezi, yeni tiyatro sahneleri gündeminizde var mı?

Nilüfer’de aslında kültür sanat merkezi olarak çok sayıda mekanımız var. Konak Kültürevi,  Uğur Mumcu Kültür Merkezi, Nazım Hikmet Kültürevi, Ayşe Selen Sahnesi. Bunların dışında BAOB Yerleşkesi’nde büyük bir salonumuz var.   Nilüfer Nikah Evi’ni, belediyemiz bünyesine aldık.  Ama Nilüfer’de daha büyük ölçekte kültür merkezlerine ihtiyaç var. Başkanımız, Beşevler’de İbrahim Yazıcı Stadyumu yanında bir kültür merkezi ve kütüphane yapımı düşünüyor.  Ama bu maliyetli bir iş olduğu için belki kamu-özel ortaklığıyla inşa edilebilir.  Bunun dışında Balat Atatürk Ormanı’nda bir çalışma başlattık. Siz de bu alanda birçok tiyatro oyununu izlediniz. Burası bizim Müzik Festivali’nin alanıydı. Aynı zamanda vatandaşların yürüyüş yaptığı bir alan burası. Balat’a, bölgenin doğal dokusunu bozmayacak 2 bin 500 kişilik bir amfitiyatro yapmayı planlıyoruz. Balat’daki izci evini Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun merkezi yapıp, 5 epizoddan oluşan Vur Yağmala Yeniden isimli  oyun sahneledik. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ederim. Ayrıca Artı Festival ve Caz Festivali yaptık. Balat’da 10 binlerin buluştuğu etkinlikler yapmaya devam edeceğiz.

-Bursa Defteri’nin son sayılarını Nilüfer Belediyesi olarak siz hazırlıyorsunuz.Bu süreç nasıl gelişti anlatır mısınız?

Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, yıllar önce kurulan Bursa Araştırmaları Vakfı’nın kurucuları arasında yer alıyor. Uzun zamandır, Bursa Defteri’nin yeni sayısı çıkmıyordu. Başkan göreve geldikten sonra,  vakfın yeniden aktif olup çalışmalara devam etmesini istedi. Bu konuda da bizi görevlendirdi. Arkadaşlarla neler yapabileceğimizi konuştuk. Gölyazı ve Uludağ konulu 2 sayı çıkarttık, pandemi konulu 3. sayımızı da çıkarmaya hazırlanıyoruz.

“CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ MUHTEŞEMDİ” 

Cumhuriyet Yürüyüşü nasıl geçti?

Maalesef geçen yıl pandemi nedeniyle Cumhuriyet Yürüyüşü yapamamıştık.  Bunun burukluğunu yaşıyorduk. Ancak yine de vatandaşlar evlerinde ve  araçlarla  konvoy yapıp kutladı Cumhuriyet’i. Bizler de üstü açık otobüsümüzle halkı selamlayıp Cumhuriyet’i kutladık. Bu yıl ne mutlu ki pandemi, kutlamalara engel olmadı.  29 Ekim’de sabah çelenk koyma töreniyle başlayıp, akşam saatlerinde Cumhuriyet ateşini yaktıktan sonra yürüyüşe başladık. Ve son olarak Athena konseriyle kutlamamızı tamamladık. Bu yıl diğer yıllardan farklı olarak havai fişek yerine davul şov yaptık. Çünkü havai fişek hem çevreye zarar veriyor, hem hayvanları korkutuyor. Yürüyüş muhteşem geçti. Bursalılar her yerden Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’na aktı. Gerçekten çok coşkulu, katılımı yüksek ve adına yakışır bir yürüyüş ve kutlama oldu.

“YILDIRIM’DA DA AYNI COŞKU OLACAK”

29 Ekim Cumhuriyet Yürüyüşü yine 10 binlerin katılımıyla gerçekleşti. Cumhuriyet Yürüyüşü siyasi bir etkinlik değil ama yürüyüşteki olağanüstü kalabalık, seçim sonuçlarının da bir izdüşümü.CHP, orta sınıf ve üst gelir grubunun yoğun olarak yaşadığı Nilüfer’de seçimi rahat kazanırken,  doğal tabanı olması gereken dar gelirlilerin yaşadığı Yıldırım’da neden aynı başarıyı gösteremiyor. Bir gün Yıldırım’da da Nilüfer’deki katılımcı sayısıyla ilgili bir Cumhuriyet Yürüyüşü yapılacağını hayal ediyor musunuz?

Cumhuriyet Yürüyüşü, önümüzdeki yerel seçimlerden sonraki ilk yıl Yıldırım’da da Nilüfer’deki gibi büyük bir coşkuyla yapılacak. Bunu, Nilüfer Belediye başkan yardımcısı olarak değil, yıllarca CHP’de siyaset yapan biri olarak söylüyorum. Neden Yıldırım’da veya başka bir ilçede güçlü değiliz? 1980 sonrası Türkiye’deki siyaset anlayışı farklı şekillendirildi ve siyaset mühendisliğine dönüştürüldü. Bunun da çok farklı nedenlerini konuşabiliriz.  Sosyal demokrat anlayış dar gelirli yurttaşlarımızın yaşadığı bölgelerde hakim olması gerekirken, daha çok eğitim düzeyi yüksek yerlerde var oldu. Ancak ülkemiz çok zor ve sıkıntılı günlerden geçiyor. Vatandaşımızın alım gücünün düşmesinden ve işsizlikten bunu anlayabiliyoruz. Genç nüfusun üçte biri işsiz. TÜİK verilerine göre işsizlik oranı yüzde 13.  İşi olanların da asgari ücretle geçinmesi mümkün değil. Bugün geldiğimiz nokta, insanların sürüklendiği acı tablonun göstergesidir. Artık halkın sorunlarını kendilerine dert edinen anlayışlar iktidara gelecektir.  Ve sorunlar da kısa zamanda ortadan kalkacaktır.

“SİYASET BENİM YAŞAM BİÇİMİM”

Belediye başkan yardımcılığı göreviniz sona erdikten sonra, yeniden siyasete dönmeyi düşünüyor musunuz?

Ben siyaseti yaşam tarzı olarak görüyorum.

Aile ortamında, iş yaşamında ve özel hayatımda neysem aynı çizgide olmaya devam edeceğim.  Ama aktif siyasetin içinde olmayabilirim. Çünkü belediyeler çok yorucu ve yoğun. Ciddi anlamda mesai harcıyoruz. Sabah saatlerinden başlayıp, gece yarılarına ve hafta sonuna kadar süren bir çalışma içindeyiz. Ama biz buralara bilerek geldik ve kesinlikle şikayet etmiyoruz. Halkın sorunlarını biraz olsun giderebilirsem ne mutlu ama yaptıklarımızın yanında yapamadığımız o kadar çok şey var ki. Yapamadıklarımızı da yapmaya çalışacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir