KURTULUŞ SAVAŞI, BİR ULUSUN VAR OLMA İRADESİDİR.
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;
Son günlerde Kurtuluş Savaşı’nın adının “Milli Mücadele” olarak anılması gerektiğine ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi. Adlar elbette önemlidir; ancak onlardan daha önemli olan, o adların taşıdığı anlam ve ortak bellektir.
“Kurtuluş Savaşı” dediğimizde aklımıza yalnızca cephelerde kazanılan zaferler gelmez. Aynı zamanda bir ulusun var olma iradesi, bağımsız yaşama kararlılığı ve kendi kaderini kendi belirleme hakkı gelir.
Peki, bu savaşta neden “kurtulduk”?
İşgale uğramış bir yurdun parçalanmasından kurtulduk. Anadolu’yu paylaşmayı hedefleyen emperyalistlerin dayatmalarından kurtulduk. Yabancı orduların işgalinden kurtulduk. İzmir’i yakıp yıkan, kadınlarımıza, kızlarımıza tecavüz eden , kutsallarımızı ayaklarıyla çiğneyen Yunanlı’lardan kurtulduk. İstanbul’u işgal edip meclisi dağıtan, milletvekillerini Malta’ya sürgüne gönderen İngilizler’den kurtulduk. Güney illerimizi işgal eden İtalyanlar’dan , Antep’te, Maraş’ta kundaktaki bebekleri süngüleriyle öldüren Fransızlar’dan kurtulduk. Bir ulusun iradesini yok sayan anlayıştan kurtulduk. En önemlisi de bağımsızlığımızı yitirmekten kurtulduk.
Bu nedenle “Kurtuluş Savaşı” ifadesi, yalnızca geçmişi anlatan bir tarih kavramı değildir; aynı zamanda hangi bedeller ödenerek bugünlere gelindiğini anımsatan güçlü bir hafıza ifadesidir.
Öte yandan “Milli Mücadele” kavramı da tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Çünkü bu ifade, işgallere karşı direnişin örgütlenmesini, kongreleri, diplomatik girişimleri ve askeri mücadeleyi kapsayan daha geniş bir dönemi anlatır. Bu yönüyle iki kavram birbirinin rakibi değil, aynı tarihsel sürecin farklı yönlerini anlatan kavramlardır.
Toplumlar, ortak hafızalarıyla ayakta kalırlar. Tarihsel kavramlar üzerinde konuşulabilir, tartışılabilir; ancak bu tartışmaların temelinde tarihsel gerçekler ve ortak değerler bulunmalıdır.
Çünkü sorun yalnızca bir adın nasıl söyleneceği değildir. Asıl sorun , o adın temsil ettiği bağımsızlık ruhunu, fedakârlığı ve ortak mücadeleyi gelecek kuşaklara doğru biçimde aktarabilmektir.
Tarih, isimlerden çok anlamlarla yaşar. O anlamı koruyabildiğimiz sürece, geçmişimiz geleceğimize ışık tutmaya devam edecektir. Bırakın kavramlarla , adlarla uğraşmayı.
