Küresellikten Kutuplaşmaya: Savunma Sanayisinin Yükselişi

Küresellikten Kutuplaşmaya: Savunma Sanayisinin Yükselişi
  • 21 Eylül 2026 09:28
  • A+
    A-

Köşe yazarı Turan Akyüz makalesinde; Dünya artık eski dünya değil.

Soğuk Savaş sonrasında oluşan küreselleşme ve karşılıklı ekonomik bağımlılık döneminin yerini giderek daha fazla jeopolitik rekabet, güvenlik kaygıları ve askeri hazırlıkların öne çıktığı bir dönem alıyor.

ABD Hava Kuvvetleri Sekreteri Troy Meink’in Air, Space and Cyber Conference’da yaptığı açıklamalar da bu dönüşümün önemli göstergelerinden biri. ABD tarafı, Rusya ve Çin’in uzay alanındaki kabiliyetlerini ve Amerikan çıkarlarına yönelik oluşturduğu tehditleri gündeme getirirken, Çin Washington’a uzayda silahlanma yarışını hızlandıracak adımlardan kaçınması çağrısında bulunuyor.

Bütün bunlar, rekabetin artık yalnızca kara, deniz ve hava sahalarında değil; uzay ve siber alanlarda da yoğunlaştığını gösteriyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş ise Avrupa’nın güvenlik anlayışında büyük bir kırılmaya yol açtı. Avrupa ülkeleri savunma harcamalarını artırırken, Almanya başta olmak üzere birçok ülke uzun yıllar boyunca ertelenen savunma yatırımlarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Japonya da güvenlik politikasını önemli ölçüde yeniden değerlendiriyor.

NATO’nun 2025 Lahey Zirvesi’nde savunma ve güvenlikle ilgili harcamaların 2035’e kadar GSYİH’nin yüzde 5’ine çıkarılması yönünde belirlenen hedef, bu değişimin boyutunu ortaya koyuyor.

Almanya’nın savunma harcamalarındaki hızlı yükseliş de aynı tablonun bir parçası. 2026 yılında düzenli savunma bütçesi ile Bundeswehr özel fonunun toplamının yaklaşık 108 milyar avroya ulaşması, Almanya’nın savunmaya verdiği önceliğin Soğuk Savaş sonrası dönemde ne kadar değiştiğini gösteriyor.

Bu gelişmeler savunma sanayisi açısından önemli bir ekonomik sonuç doğuruyor. Devletlerin uzun vadeli savunma programlarına yönelmesi; savaş uçakları, hava savunma sistemleri, füze teknolojileri, mühimmat, insansız sistemler, elektronik harp, siber güvenlik ve uzay teknolojilerine yönelik talebi artırıyor.

Dolayısıyla savunma sanayisi şirketleri, devletlerin güvenlik politikalarındaki bu değişimden ekonomik olarak yararlanabilecek sektörlerin başında geliyor.

İran’a yönelik son askeri operasyonlar da yüksek teknolojiye dayalı hava savunma, füze, istihbarat ve elektronik harp sistemlerinin modern savaşlardaki önemini bir kez daha ortaya koydu.

Ancak meselenin yalnızca savunma sanayisinin büyümesi ve şirketlerin gelirlerinin artması açısından değerlendirilmesi yeterli değil.

Savunma harcamalarındaki büyük artışların bir maliyeti de var.

Devlet bütçeleri sınırsız değil. Savunmaya ayrılan kaynakların büyümesi, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, altyapı ve diğer kamu hizmetleri için ayrılabilecek kaynaklar üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle yüksek borçluluk ve bütçe açığı bulunan ülkelerde bu tercih daha belirgin hale gelebilir.

Dolayısıyla bugün dünyada yaşanan gelişme yalnızca bir silahlanma yarışı değil; aynı zamanda devletlerin kaynaklarını nasıl dağıtacağına ilişkin büyük bir ekonomik ve toplumsal tercih meselesidir.

Güvenlik endişeleri arttıkça ülkeler daha fazla silahlanıyor. Daha fazla silahlanma ise karşılıklı güvensizliği besleyebiliyor. Böylece güvenlik arayışı, paradoksal biçimde daha fazla güvenlik kaygısının ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Küreselleşmeden kutuplaşmaya geçişin en önemli ekonomik sonuçlarından biri de belki burada ortaya çıkıyor:

Dünya savunmaya daha fazla kaynak ayırırken, savunma sanayisi büyüyor; ancak bu büyümenin toplumlar ve kamu bütçeleri üzerindeki maliyeti de giderek daha fazla tartışılacak.

Önümüzdeki dönemde yalnızca savunma şirketlerinin sipariş defterlerini değil, bu harcamaların hangi kamu kaynaklarından karşılandığını ve toplumların refahı üzerindeki etkilerini de konuşmak gerekecek.

KÜRESELLİK TEN KUTUPLASMAYA
ABD Hava Kuvvetleri Sekreteri Troy Meink de Air, Space and Cyber Conference’da (Hava, Uzay ve Siber Konferansı) bu silahların varlığını doğruladı. De Air ayrıca, Rusya ve Çin’in uzayda Amerikan çıkarlarına tehdit oluşturduğunu, Çin’in askeri strateji olarak uzayda savaşmak için kabiliyetlerini geliştirdiğini, Rusya’nın ise uzayı bir savaş alanı olarak gördüğünü belirtti. Çin Dışişleri Bakanlığı ise Washington’a “uzayda savaş hazırlıklarını durdurma” çağrısı yaptı ve silahlanma yarışına karşı uyardı
Kutuplaşan dünyada silah ve savunma sanayi artık ön sıralarda Rusya savunma sanayi sayesinde işsizliği yendi Avrupa savunma sanayisine yatrimlari nı artırdı japonya nükllüer güç olma çabasın da bu Dünyadaki tedirginlik Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşın başlaması ile hız kazandı
Dünya eski dünya değil ülkeler gayrı safi milli hasılatların önemli bölümünü artık savunma ya ayırıyor şimdi rakamları konuş Mak yerine dünya güven ortamını kaybettiği için silahlanma yarışı hız kesmek yerine artarak devam edeceği anlaşılıyor
Yani bir bakıma savunma sanayi hisseleri bu piyasadan yararlanacağı anlaşiliyor
Zaten İran a yapılan saldırı üstün teknolojisi ile güçlendirilmiş savunmanın önemini göstermiş oldu
NATO, 2025 Lahey Zirvesi’nde 2035’e kadar GSYİH’nin %5’ini (en az %3,5 çekirdek savunma + %1,5 daha geniş güvenlik/altyapı) hedefledi. Birçok ülke hâlihazırda %2’yi aştı; bazıları (Litvanya, Estonya, Letonya, Polonya vb.) çok daha yüksek oranlarda.
Almanya, 2026’da toplam savunma harcamalarını yaklaşık 108 milyar euro seviyesine çıkardı (düzenli bütçe + Sondervermögen özel fon). Bu, Soğuk Savaş sonrası en yüksek düzey ve Avrupa’daki en büyük savunma bütçesi. NATO tanımına göre rakam daha yüksek raporlanabiliyor (2026 için ~124,7 milyar euro, GSYİH’nin yaklaşık %2,7’si).​
Bundestag
Güncel rakamlar (2025-2026)
2025: Toplam ~86-87 milyar euro civarı (düzenli Wehretat ~62,4 milyar euro + Sondervermögen ~24 milyar euro).
2026: Düzenli savunma bütçesi (Einzelplan 14): 82,69 milyar euro.
Sondervermögen (Bundeswehr özel fonu): 25,51 milyar euro.
Toplam: ~108,2 milyar euro.
2024’e göre ciddi artış var; reel olarak son yıllarda %15-23 bandında büyüyor. Almanya, NATO’nun yeni %3,5 GSYİH hedefine 2029’a kadar ulaşmayı planlıyor
Sistem savunma sanayi için olumlu olsa da kaynakların bu şekilde harcanması insan hayatını da etkiliyor bir çok fonlardan kesintiye gideceğini anlıyoruz

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo