Demokrat Zafer

KONTROLSÜZ KÖTÜLÜĞE KARŞIN SAFLARI SIKLAŞTIRIN. SEVGİ, SAYGI, İYİLİK REHBER, HAK HUKUK ADALET AMAÇ OLSUN.

Geçmiş dönem CHP Parti Meclis Üyesi Güler Buğday birkaç gün önce Erzurum’da yaşanan olayı kaleme aldı.

Ne zor ve ne çok acı veriyor yaşatılanlar, yapılan çirkin saldırılar ve halklara reva görülenler.
21 yıl ülkeyi yönetmişler, tek başlarına iktidar olmuş ülkenin tüm kazanımlarını babalarının malı gibi hovardaca harcamışlar.
Halkların hakkı olanları bir avuç kan emici ile birlikte yağmalamış, kendileri ve çocukları için asla kazanılmış helal olmayan paraları yurt dışına kaçırmış ve hala doymamışlar.
Bu nasıl bir ihtirastır anlamak çok zor.
Bu nasıl bir vicdansızlık, doyumsuzluk ve kötülüktür normal ve namuslu insanların anlayabilmesi mümkün değil.
Tek Adam ve adeta suç örgütü olmuş paydaşlarının dilleri yılan gibi sokuyor.
Sözleri resmen suç ve akla ziyan açıklamalar. Asla kabul edilemez.
Zaten 21 yılda laik cumhuriyeti yok edip gerici, bağnaz hatta sapkın tarikat ve cemaatleri güçlendirip ülkenin başına bela ettiler.
O kadar çok suç işlediler, yolsuzluk, hırsızlık, hukuksuzluk yapıp ülkeyi yandaşlara, yabancı güçlere talan ettirdiler ki iktidarı hiçbir koşulda demokrasinin gereği olan adil seçimlerle devretmek istemiyorlar.
Yıllarca tüm kurumları ele geçirip liyakatsiz ve yetersiz sadece kendilerine biat eden insanlarla doldurup toplumu bölüp ötekileştirdiler.
Öyle bir duruma soktular ki; ülkenin tüm namuslu insanları renk, din, dil, mezhep, farklı düşünen ve farklı yaşam bicilerinde olan herkes daha fazla bu otokratik, saldırgan ve faşist yapıya tahammül edemeyerek birleştiler.
Hatta inanılmazı başardılar:
Kötüler ve iyiler, suçluklar ve dürüstler, çalanlar ve koruyanlar, şiddetten medet umanlarla barışı ve kardeşliği isteyenler artık karşı karşıya yarışıyorlar.
Yarışıyorlar demekte pek uymuyor çünkü ülkeyi batıran ve karanlığa mahkûm eden yetersizler resmen savaşıyorlar.
Devletin tüm olanaklarını haksız bir şekilde kullanıp, istifa etmesi bakanları önemli illerden aday yaparak haksızlık ve hukuksuzluk yapan Tek Adam ve cuntası artık her sözleri ile suç işliyorlar.
En acısı milliyetçiliği kimseye bırakmayan ama nasıl tek Adama esir olduysa (!) Bahçeli inanılmaz çirkinlikte saldırıyor ve alenen insanları suç işlemeye teşvik ediyor.
Zaten suç makinesi ve cumhuriyet düşmanı Hüdapar’ı içlerine alan Cumhur İttifakı artık tümden aklını yitirmiş bir konumda karşısındaki tüm güçlere, siyasi partilere utanç duyulacak cümlelerle saldırıyorlar.
Sadece sözle saldırmıyorlar fanatikleri teşvik edip suça yöneltiyorlar. Bu suçlara yargısı da, da bürokratı da valisi de emniyeti de ortak oluyor.
Dün Erzurum’da yapılmak istenen kalkışma asla kabul edilemez ve üstü örtülemez.
Erzurum da Ekrem İmamoğlu’nun otobüsün üstünde konuşurken, yapılan provokasyon sonucu emniyet güçlerinin gözü önünde atılan taşlar doğrudan demokrasimize, hukuk düzenimize ve insanlığa karşı atılmıştır.
Ekrem İmamoğlu’nun sağduyusu, halka zarar gelmemesi için gösterdiği basiret olmasa yeni bir Sivas, Çorum veya Maraş katliamlarının benzeri yaşanabilirdi.
Bu nasıl bir cinnet hali, o çocuklara nasıl kıyılır? Bu zihniyete bırakın ülkeyi bir daha yönetmeyi hiç bir çocuğumuzun geleceği emanet edilemez.
Bunun için tüm demokrasiden yana olan, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana olan; ülkeyi bu suç çetelerinden kurtarmak isteyen tüm sağduyulu yurtsever, halklara saygılı ve hukuk devletinden vazgeçmeyenler safları sıklaştırmak zorundalardır.
Şiddet ve baskı ile korkutmak istiyorlar ama korkunun ecele artık faydası olmayacak.
Kirliler, suçlular, korkuyorlar…
21 yıllık yıkım iktidarı için iktidardan gitmek demek yolsuzlukların, soygunların, ülke topraklarını ve varlıklarını nasıl kendi çıkarları uğruna feda ettiklerinin hesabının sorulması demek?
21 yılda dini istismar ederek Siyasal İslam ile faşizmi ülkeye dayatıp halkları perişan ettiklerinin hesabının sorulması demek.
Ülke gençliğini çaresiz bırakıp, yersiz yurtsuz ve okuyamaz konuma sokup kendi çocuklarına ülkenin tüm gelirlerini vakıflarla ve yurtdışında akıl almaz mülkler edinerek soymalarının hesabının sorulması demek.
Ne yaparlarsa yapsınlar gidecekler. Çünkü onları iktidara taşıyan kadınlar artık hatalarını anladılar.
Hüdapar gibi ülkeyi bölmek bayrağımızı yok saymak isteyenler, yeniden refah (!) gibi kadını yok sayanlar ve kifayetsiz muhterisler ile fırdöndü, rüzgar gülü tutsak bahçelinin çirkin dili ve azmettirmesi ile canları yananların hesabı hukuk önünde sorulacak.
Sabredin Dostlar, Yoldaşlar ve canlar, şafak sayıyoruz.
Kimse tahriklere kapılmasın, ama asla korkmasın ve sinmesin.
Oyuna sahip çık… Geleceğine sahip çık. Ülkene ve halkların kardeşliğine ve barışa sahip çık.
Kimseyi “Teröristlerle beraberler” diye haksız hukuksuz suçlayarak bölmek isteyenlere itibar ederek karanlığa teslim olmayın.
İnsanca ve hakça onurunla yaşamak için; dürüst, çalmayan çaldırmayan, devlet adamı ve barışı kardeşliği birleşmeyi sağlayan lider Kemal Kılıçdaroğlu ülkede Cumhur Başkanı olmalıdır.
Sevgiyle, saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile özgür bir yaşam ve hakça paylaşılan bir düzende yaşayalım ve yaşatalım.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ