Demokrat Zafer

Uludağ Üniversitesinde 40 Yıldır Dinmeyen Kavga!

Bursa’nın Nilüfer İlçesi sınırları içerisinde bulunan Görükle, Yolçatı, Ürünlü ve Özlüce Mahallelerinde yaşayan vatandaşlar 1980 yılından beri Uludağ Üniversitesi ile mahkemelik. Mahkeme tutanakları ile sabit olan vatandaşların ifadelerine göre; 1970’li yıllarda Bursa’ya üniversite kurulması için gelen İstanbul Üniversitesi yetkilileri, dönemin şartlarında vatandaşların 20 bin dönüm arsasını cebri istimlak etti. O dönem birçok usulsüzlük yapıldığını belirten mağdurlardan Ali Kızılkaya, “1963 yılında ölen babamın 1978’de tebligatın yüzüne okunduğu mahkeme tutanakları var” dedi. Uludağ Üniversitesi’nden açıklama geldi.

Uludağ Üniversitesi ile Bursalıların 40 yıllık arazi kavgası (ÖZEL HABER)
ERCAN ÇALIŞIR – MEMET CAN YEŞİLBAŞ / BURSADA BUGÜN

Uludağ Üniversitesi bu sefer eğitim ile alakalı değil, 1970’li yıllarda üniversitenin kurulması aşamasında vatandaşlardan usulsüz şekilde aldığı arsaların parasını 40 yıldır ödemediği gerekçesiyle gündemde.

Görükle ve Yolçatı Mahallesi Muhtarları ile mağdur vatandaşlar, 40 yıldır mahkeme mahkeme dolaştıkları, yargıtayın aynı dava için 3 farklı karar verdiği dosyayı Bursada Bugün’e anlattı.

“GÖRÜKLE’DE 20 BİN DÖNÜM ARAZİ İSTİMLAK EDİLDİ, ÖLÜLERE TEBLİGAT OKUNDU”

Babasının ölümünden 20 sene sonra yüzüne tebligat okunduğu şeklinde mahkeme tutanağı olduğunu belirten mağdur Ali Kızılkaya, ” Toplamda 20 bin dönüm alan istimlak edildi. İmza atıp parasını alanlar olduğu gibi almayanlar hala mahkemelik. Babam Yusuf Kızılkaya 1963 yılında vefat etti. 1963 yılında ölen babamın 1978’de tebligatın yüzüne okunduğu mahkeme tutanakları var. 1 saat içinde 2 bin hak sahibinin tek tek yüzüne okunan kararlar var. Bunların olması mümkün mü? Sırayla okumaya kalksalar günlerce tutar” dedi.

“O DÖNEM MAL BEYANI DİYE BİR ŞEY YOKTU RAYİÇLERİ KENDİLERİ BELİRLEDİ”

Bu istimlaklara karşı 1980’de mahkemeye başvurduk diyen Kızılkaya, “O dönem askeri darbe zamanına denk geldiği için mahkememizi kapattılar. Yerlerin istimlak edildiği dönemlerde ise mal beyanı diye bir şey yoktu. Bu yüzden İstanbul Üniversitesi bu yerleri cebri istimlak yani zorunlu istimlak etti. Kayıtlarda mevcuttur. Bu yerler, tarıma elverişli yerlerdi. O zamanlar mal beyanı diye bir şey olmadığı için mağduriyetimiz 2 katına çıktı. Rayiç bedellerini kendileri belirleyip bedel biçtiler” diye ifade etti.

“120 DÖNÜM TEK TAPU ARAZİYİ KAYITLARA 80 DÖNÜM OLARAK GEÇİRDİLER”

Son olarak, 2013 yılında dava açtıklarını dile getiren Kızılkaya, ” Mahkeme kabul etti. Yer tespitleri yapıldı fakat son aşamada reddedildi. Devlet ve üniversite bu paraları ödemek istemiyor. Tabii bizimle birlikte o dönem parasını alanlarda başvurdu. Ama onlar tespit edildi ve ayırıldı. Bu konuda ki mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz. Üniversite parasını ödediği yerleri ispatlayabilir fakat bizim paramızı ödemediği kesin. Tek tapu olarak 120 dönüm yerimiz, üniversitede 80 dönüm istimlak edilmiş olarak gözüküyor. Kalan 40 dönüm nerede? Ayrıca 1965 yılında Karayolları tarafından istimlak edilen yerlerimizde oldu. Bu yerler için yine yıllar sonra açtığımız davaya Uludağ Üniversitesi müdahil oldu. Bu yerleri kendilerinin istimlak ettiğini ve paranın kendilerine ödenmesi gerektiğini belirtti. 1976’da başlayan üniversite, 1965’te Karayollarının geçtiği araziyi nasıl istimlak edebilir? Bir sürü hak mahrumiyeti var. Biz hakkımızı istiyoruz” şeklinde konuştu.

“YARGITAY AYNI DAVA İÇİN 3 FARKLI KARAR VERDİ”

Görükle Mahallesi Muhtarı Hasan Sert, ” Görükle köy iken dibimizde kurulan Uludağ Üniversitesi arazileri bizim dedelerimize aitti. 1972 yılında devlet tarafından bu araziler istimlak edildi. Posta ve Tebligat Kanununa aykırı hareket edildiği durumlar olduğu için 10 yıldır açılıp devam eden mahkemeler var. Mağdur olan, hakkını alamayan insanlar var. Belli aşamaya gelse de bir yerlerde tıkanıyorlar. Yargıtay’ın aynı davada verdiği 3 farklı karar oldu. Devlet büyüklerimize sesleniyorum; Görükle’nin kanayan yarası olan bu duruma çözüm istiyoruz. İnşallah duyarlı davranılır. Yargıtay’ın çelişkili kararları sona erir ve mağduriyetler giderilir” diye konuştu.

“YA PARALAR ÖDENSİN YA DA İSTİMLAK EDİLEN KADAR ARSA VERİLSİN”

Bursa Lozan Mübadilleri Derneği Başkanı Ali Korkut, ” 1924 yılında Lozan Mübadilleri’nin yerleştiği, daha önce Rumların yaşadığı bir yerleşim yeri olan Görükle’de, dedelerimize devletimiz topraklar vermiş ve atalarımız 50 yıl kadar bu yerleri işlemiştir. Fakat 1970’li yıllarda Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsü gelmesiyle birlikte, arazileri istimlak edilmiştir. Dedelerimiz tarım yaptığı bu arazilerinin elinden alınmasıyla bu toprakları işleyememiş ve araziyi istimlak eden Uludağ Üniversitesi de kanuna aykırı davranmıştır. Mübadiller mağdur edilmiştir. Bizler Mübadil torunları olarak; davalar açtık. Olumlu sonuçlananda oldu, olumsuz sonuçlananda. Devletimizden parasını hala alamayan vatandaşlarımız için yardımcı olmalarını istiyoruz. Para verilemiyorsa istimlak edilen kadar arsa verilmesini istiyoruz. Tarım alanı olarak o zaman kullandıkları arazinin yüzde 70’i ellerinden alındı. Çok zorluk çektiler. O yüzden eğitime tabi ki karşı değiliz fakat hak sahiplerine haklarının teslim edilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

YOLÇATI MAHALLESİ’NDEN 8-10 BİN DÖNÜM ARAZİ İSTİMLAK EDİLDİ

Yolçatı Mahallesi Muhtarı Yılmaz Uludağ ise, “Uludağ Üniversitesi kurulurken istimlak edilen arazilerden bizim mahallelimizin de hala tel örgülerle çevrili arazileri var. Bu arazilerin bir bölümünün bedeli ödense de çoğu ödenmedi ve mahkemeler devam ediyor. 8-10 bin dönüm arazi o dönem köylüden alındı. Yüzde 20’si parasını alabildi. Yüzde 80 kadarı ise parasını alamadı. Üst mahkemeye taşındı konu. Tel ile çevrili alanlara giriş -çıkışlar yasak. Hazine arazisi olarak korunuyor. Şu an mahalle olsak da o dönem köy olan Yolçatı’da mağdur edilen vatandaşlarımızın haklarının teslim edilmesini bekliyoruz” diye belirtti.

Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Klavuz ise Bursada Bugün’e şu açıklamaları yaptı;

Açılan davalar karşısında yargıtay bizi haklı buldu. Bu yönde açılmış bir davayı da kazandık. Bunun emsal teşkil edeceğini ve diğer davaları da kazanacağımızı ümit ediyoruz. Hali hazırda bizim davayı kazandığımızı duyan hak sahipleri açtıkları davaları geri çekmeye başladı. Uzun yıllar sürüncemede kalan bu olayın lehimize sonuçlanması bizleri mutlu etti. Elimizdeki tüm bilgi ve belgeleri dijital ortamda kayıt altına da aldık. Yakın zamanda tüm davaların olumlu bir şekilde tamamlanacağına inanıyoruz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ