Silahlar susacaksa kalıcı olarak susmalı
METİNBAŞ’TAN “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” MESAJI: “ARTIK TÜRKİYE’NİN VAKİT KAYBETME LÜKSÜ YOK!”
DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş’tan terör sürecine ilişkin sert ve net değerlendirme: “Silahlar susacaksa kalıcı olarak susmalı. Türkiye, terörün gölgesinden çıkıp geleceğine bakmalıdır. Ancak bunun yolu kapalı kapılardan değil, Meclis’in ve milletin iradesinden geçer.”
İNEGÖL – DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, Türkiye’nin yıllardır ağır bedeller ödediği terör sorununa ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak, “Terörsüz Türkiye” hedefinin artık bir siyasi söylem olmaktan çıkarılıp somut, şeffaf ve sonuç alıcı bir sürece dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Metinbaş, Türkiye’nin on yıllardır terör nedeniyle kaybettiği canlara, harcadığı kaynaklara ve ertelenen geleceğine dikkat çekerek, artık yeni nesillerin terörün ağır yükünü taşımaması gerektiğini vurguladı.
PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla fesih ve tasfiyesini, kontrolündeki silah ve mühimmatın tamamen teslim edilmesini hedefleyen kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasını önemli bir aşama olarak değerlendiren Metinbaş, ancak böylesine kritik bir sürecin yalnızca “sonuç” üzerinden değil, hangi yöntemle yürütüldüğü üzerinden de sorgulanması gerektiğini belirtti.
Metinbaş’ın mesajı sertti:
“Türkiye artık terörle yaşamaya mahkûm değildir. Türkiye’nin yeni acılara, yeni şehitlere, yeni çatışmalara ve yeni nesillerin terörün bedelini ödemesine tahammülü yoktur.”
“TERÖRÜN BİTMESİ YETMEZ, GERİ DÖNÜŞÜNÜN ÖNÜ DE KAPATILMALI”
Metinbaş, Türkiye’nin terör meselesini geçici ateşkesler veya günü kurtaran siyasi hamlelerle değil, kalıcı ve geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde çözmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin geçmişte terör nedeniyle çok ağır bedeller ödediğini belirten Metinbaş, şehitleri, gazileri, terör mağdurlarını ve yıllarca güvenlik kaygısıyla yaşayan vatandaşları hatırlatarak, artık aynı acıların tekrar etmemesi gerektiğini söyledi.
Metinbaş şöyle konuştu:
“Bizim için hedef nettir. Terör ve şiddet Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkmalıdır. Silahlar susacaksa bir daha konuşmamalıdır. Terör örgütleri tasfiye edilecekse bunun göstermelik değil, gerçek ve eksiksiz bir tasfiye olması gerekir. Türkiye’nin artık yarım bırakılmış süreçlerle, belirsizliklerle ve yeni risk alanlarıyla kaybedecek tek bir günü bile yoktur.”
“MİLLETİN GELECEĞİ KAPALI KAPILAR ARDINDA BELİRLENEMEZ”
Metinbaş’ın açıklamasında en sert vurgulardan biri ise sürecin yürütülme biçimine ilişkin oldu.
Böylesine tarihi sonuçlar doğurabilecek bir düzenlemenin toplumdan, Meclis’ten ve kamuoyundan bağımsız biçimde yürütülemeyeceğini belirten Metinbaş, “Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren kararların adresi kapalı kapılar değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir” dedi.
Metinbaş, sürecin şeffaflık ve demokratik meşruiyet temelinde ilerlemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu ülkenin geleceği birkaç kişinin kapalı kapılar ardında yapacağı değerlendirmelere bırakılamaz. Terör meselesi bütün Türkiye’nin meselesidir. Dolayısıyla çözüm süreci de milletin gözü önünde, TBMM’nin açık denetiminde ve demokratik usuller içerisinde yürütülmelidir.”
Metinbaş’a göre, toplumun güvenini kazanamayan hiçbir süreç kalıcı başarıya ulaşamaz.
Bu nedenle teklifin TBMM komisyonlarında ayrıntılı biçimde incelenmesi, milletvekillerinin bütün yönleriyle bilgi sahibi olması, farklı siyasi görüşlerin ve hukukçuların görüşlerinin alınması gerektiği ifade edildi.
“MİLLETİN AKLIYLA ALAY EDEN BİR YÖNTEM KABUL EDİLEMEZ”
Metinbaş, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı acı tecrübelerden ders çıkarılması gerektiğini belirterek, kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği, hukuki sınırların açık biçimde ortaya konulmadığı ve toplumsal istişarenin işletilmediği bir sürecin güven sorunu oluşturabileceğini söyledi.
“Milletin bilgi sahibi olmadığı, neyin nasıl yapıldığının açıkça anlatılmadığı bir süreçte toplumsal güven oluşturamazsınız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kendi ülkelerinin geleceği hakkında bilgi sahibi olmayı hak ediyor. Milletin aklıyla alay eden, toplumu yalnızca sonucu kabullenmeye zorlayan bir anlayış demokratik hukuk devletiyle bağdaşmaz.”
diyen Metinbaş, sürecin bütün ayrıntılarının kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini vurguladı.
“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ADI DEĞİL, SİLAHININ OLUP OLMADIĞI ÖNEMLİ”
DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Metinbaş, terörle mücadelede kavramların değil, somut sonuçların esas alınması gerektiğini belirtti.
Terör örgütünün fesih ve tasfiye iddiasının yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Metinbaş, silahların tamamen teslim edilmesi, örgütsel kapasitenin ortadan kaldırılması ve terör yapılanmasının yeniden ortaya çıkmasını sağlayabilecek alanların kapatılması gerektiğini söyledi.
Metinbaş, “Türkiye artık söz değil, sonuç görmek istiyor. Önemli olan kimin ne söylediği değil; silahların gerçekten teslim edilip edilmediği, örgütsel yapının gerçekten ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı ve Türkiye’nin güvenliğinin kalıcı biçimde sağlanıp sağlanmadığıdır” ifadelerini kullandı.
“TERÖRLE MÜCADELEDE TAVİZ DEĞİL, HUKUK GEREKİR”
Metinbaş, terörün sona erdirilmesi hedefi ile hukuk devleti arasında bir tercih yapılmasının yanlış olduğunu belirterek, Türkiye’nin hem güvenliği hem de demokrasiyi aynı anda güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
“Terörü bitireceğiz diye hukuku zayıflatamayız. Hukuku koruyacağız diye terörle mücadeleden geri adım atamayız. Türkiye’nin ihtiyacı bu iki alanı karşı karşıya getirmek değil, güvenliği hukukla; hukuku da güçlü kurumlarla güvence altına almaktır.”
diyen Metinbaş, devletin terör karşısında kararlı olması gerektiğini ancak bütün işlemlerin hukuk içerisinde yürütülmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
“EŞİTLİK İLKESİNDEN TAVİZ VERİLEMEZ”
Metinbaş’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise kanun teklifinde yer aldığını belirttiği hukuk önünde eşitlik meselesi oldu.
Türkiye’de yapılacak herhangi bir yasal düzenlemenin kişiye, gruba veya siyasi konuma göre farklı sonuçlar doğurmaması gerektiğini belirten Metinbaş, eşitlik ilkesinin pazarlık konusu yapılamayacağını söyledi.
Metinbaş şöyle konuştu:
“Türkiye Cumhuriyeti’nde hukuk herkese aynı uygulanmalıdır. Benzer durumda olan insanlar arasında farklı hukuki sonuçlar doğuracak düzenlemeler, toplumun adalet duygusunu yaralar. Adalet duygusunun yara aldığı yerde kalıcı toplumsal barıştan söz edemezsiniz.”
Metinbaş, bu nedenle kanun teklifinin eşitlik, hukuk güvenliği, öngörülebilirlik ve adalet ilkeleri açısından ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.
“ŞEHİT AİLELERİNİN VE GAZİLERİN VİCDANI YOK SAYILAMAZ”
Türkiye’nin terör sorununu konuşurken yıllar boyunca bedel ödeyen insanların unutulmaması gerektiğini vurgulayan Metinbaş, şehit ailelerinin ve gazilerin hassasiyetlerinin siyasi hesapların üzerinde tutulması gerektiğini söyledi.
“Bu ülkede evladını toprağa veren anne-babaların acısını, gazi olan insanların hayat boyu taşıdığı yarayı ve terör nedeniyle hayatı değişen milyonlarca insanın yaşadıklarını görmezden gelerek hiçbir toplumsal barış kurulamaz.”
diyen Metinbaş, alınacak kararların toplumun vicdanında karşılık bulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Terörün sona ermesinin en büyük kazanımının yeni şehitlerin verilmemesi olacağını belirten Metinbaş, Türkiye’nin gençlerini terör örgütlerinin propagandasından ve şiddet sarmalından uzak tutacak demokratik, ekonomik ve sosyal politikaların da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“TÜRKİYE’NİN ENERJİSİ TERÖRE DEĞİL, KALKINMAYA HARCANMALI”
Metinbaş, terör sorununun yalnızca güvenlik meselesi olmadığını; Türkiye’nin ekonomisini, sosyal yapısını, gençlerin geleceğini ve kalkınma hedeflerini de doğrudan etkilediğini belirtti.
Türkiye’nin yıllardır teröre harcadığı insan kaynağını, ekonomik kaynağını ve siyasi enerjisini artık kalkınmaya yöneltmesi gerektiğini ifade eden Metinbaş, güçlü bir ekonomi ve güçlü bir demokrasi için güvenli bir ülke ortamının şart olduğunu söyledi.
“Türkiye’nin çocuklarına bırakacağı miras çatışma değil kalkınma olmalıdır. Gençlerimizin gündemi silah değil eğitim, istihdam, teknoloji, üretim ve özgürlük olmalıdır. Türkiye’nin enerjisi teröre değil; ekonomiye, bilime, eğitime ve refaha harcanmalıdır.”
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, HUKUKSUZ TÜRKİYE DEMEK DEĞİLDİR”
Metinbaş, “Terörsüz Türkiye” hedefinin Türkiye açısından büyük bir fırsat olduğunu ancak bunun hukuk devletinden uzaklaşma gerekçesine dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.
“Terörsüz Türkiye istiyoruz. Ama aynı zamanda güçlü demokrasisi olan Türkiye istiyoruz. Hukukun üstün olduğu Türkiye istiyoruz. Her vatandaşın kendisini eşit hissettiği Türkiye istiyoruz. Özgürlüklerin güvence altında olduğu Türkiye istiyoruz.”
diyen Metinbaş, terörün sona ermesiyle birlikte demokratik standartların da yükseltilmesi gerektiğini savundu.
Metinbaş’a göre gerçek başarı, yalnızca silahların susması değil; vatandaşların devlete, hukuka ve geleceğe duyduğu güvenin de güçlenmesidir.
“TÜRKİYE ARTIK GELECEĞE BAKMALI”
DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, Türkiye’nin yıllardır terörle mücadele nedeniyle ağır bir bedel ödediğini, ancak artık ülkenin geleceğe odaklanması gerektiğini söyledi.
Ekonomik sorunlardan işsizliğe, eğitimden adalete kadar Türkiye’nin çözmesi gereken çok sayıda yapısal problem bulunduğunu belirten Metinbaş, terör sorununun kalıcı biçimde çözülmesinin ülkenin önünü açacağını ifade etti.
“Türkiye artık geçmişin acılarını geleceğin kaderi haline getirmemelidir. Terörün gölgesinde büyüyen kuşaklar artık sona ermeli. Çocuklarımız korkuyla değil umutla büyümeli. Gençlerimiz ülkesini terk etmeyi değil, ülkesinde gelecek kurmayı düşünmelidir.”
“BU SÜREÇ TARİHİ BİR SINAVDIR”
Metinbaş, TBMM’ye sunulan kanun teklifinin yalnızca teknik bir hukuk metni olarak görülmemesi gerektiğini, Türkiye’nin geleceği bakımından ciddi bir siyasi ve toplumsal sınav niteliği taşıdığını ifade etti.
Bu nedenle teklifin aceleye getirilmeden, ancak sürüncemede de bırakılmadan bütün yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Metinbaş, TBMM’nin üzerine büyük sorumluluk düştüğünü söyledi.
“Bugün Meclis’in önünde yalnızca bir kanun teklifi yoktur. Türkiye’nin gelecek yıllarını etkileyecek bir tercih vardır. Bu tercih yapılırken günlük siyasi hesaplar değil, Türkiye’nin uzun vadeli çıkarları esas alınmalıdır.”
“NE ÖRGÜTSEL PAZARLIK, NE SİYASİ HESAP”
Metinbaş, DEVA Partisi’nin terör sorununa yaklaşımının açık ve net olduğunu belirterek, terör örgütlerinin siyasi aktör gibi görülmesine veya devletin meşruiyetinin herhangi bir örgütle pazarlık konusu yapılmasına karşı olduklarını ifade etti.
Türkiye’nin terör sorununu çözerken kendi hukukuna, kendi Meclisine ve kendi vatandaşlarına dayanması gerektiğini belirten Metinbaş, çözümün adresinin demokratik kurumlar olduğunu vurguladı.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü herhangi bir örgütün onayından gelmez. Türkiye’nin meşruiyeti milletinden ve Anayasasından gelir. Dolayısıyla çözümün adresi de terör örgütlerinin masaları değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve demokratik hukuk düzenidir.”
METİNBAŞ: “TERÖR BİTECEKSE TAMAMEN BİTMELİ”
Açıklamasının sonunda mesajını son derece net ifadelerle ortaya koyan Onur Metinbaş, Türkiye’nin artık terörün yeniden ortaya çıkabileceği belirsiz süreçlere değil, kalıcı çözüme ihtiyacı olduğunu söyledi.
Metinbaş sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe ihtiyacı var. Bu konuda samimi ve somut her adımı destekleriz. Ancak Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren hiçbir süreç milletin iradesinden, TBMM’nin denetiminden ve hukuk devletinden koparılamaz.
Terör bitecekse tamamen bitmeli. Silah bırakılacaksa gerçekten bırakılmalı. Örgüt tasfiye edilecekse gerçekten tasfiye edilmeli. Türkiye’nin güvenliği tartışmaya açık bırakılmamalı.
Bizim istediğimiz çok açık: Bir daha hiçbir anne terör nedeniyle evladını kaybetmesin. Hiçbir genç terörün pençesine düşmesin. Hiçbir vatandaşımız korkuyla yaşamasın. Türkiye’nin enerjisi silaha değil, üretime; çatışmaya değil, kalkınmaya; korkuya değil, özgürlüğe harcansın.
Ama bunu yaparken hukuku da, demokrasiyi de, eşitliği de feda etmeyelim. Çünkü gerçek anlamda güçlü Türkiye; terörden arınmış, hukukun üstün olduğu, demokratik kurumları güçlü ve vatandaşlarının geleceğe güvenle baktığı Türkiye’dir.
Artık Türkiye’nin kaybedecek zamanı yok. Artık yeni acılara tahammülümüz yok. Artık çocuklarımıza terörün mirasını değil, özgür ve güvenli bir ülkeyi bırakmak zorundayız.”
DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş’ın değerlendirmesi, terörün tamamen sona erdirilmesi hedefinin güçlü biçimde desteklenmesi ancak sürecin TBMM’nin açık denetimi, şeffaflık, hukuk devleti, eşitlik ve demokratik meşruiyet ilkelerinden ayrılmaması gerektiği mesajıyla dikkat çekti.
