Miryokefalon Zaferi Nerede Kazanıldı? Tartışmanın Merkezine Bilgi ve Belge Konulmalı
Miryokefalon Zaferi’nin Yeri Tartışması Yeniden Gündemde: Mehmet Ali Çelik’ten Rektör Afyoncu’ya “Bilgi ve Belgelerinizi Ortaya Koyun” Çağrısı
Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı ve TİNGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik, Miryokefalon Zaferi’nin nerede kazanıldığına ilişkin son tartışmalar üzerine kapsamlı bir açıklama yaptı. Çelik, Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun savaşın Konya’ya yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Bağırsak Deresi civarında gerçekleşmiş olabileceği yönündeki değerlendirmelerinin ardından, tarihî tartışmanın bilgi, belge ve bilimsel kaynaklar üzerinden yürütülmesi çağrısında bulundu.
Miryokefalon Zaferi’nin nerede kazanıldığına ilişkin yaklaşık 850 yıldır devam eden tarihî tartışma, son açıklamalarla birlikte yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.
Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı ve TİNGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik, yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Miryokefalon Savaşı’nın yeri konusunda farklı görüşlerin ortaya konulmasının doğal olduğunu ancak yeni bir tarihî tezin kamuoyuna sunulması durumunda bu tezin hangi kaynak ve belgelere dayandığının da açıklanması gerektiğini belirtti.
Çelik, özellikle Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun savaşın Konya civarında gerçekleşmiş olabileceğine yönelik açıklamalarının ardından, tartışmanın şehirler arasındaki rekabet üzerinden değil, tarihî kaynaklar ve bilimsel veriler üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“İtirazımız Farklı Görüşe Değil, Kaynakların Açıklanmamasına”
Mehmet Ali Çelik açıklamasında, öncelikle kendilerinin farklı bir tarihî görüş ortaya konulmasına karşı olmadığının altını çizdi.
Tarih biliminin farklı tezlerin karşılaştırılması ve yeni bilgi ve belgelerin değerlendirilmesiyle geliştiğini ifade eden Çelik, itirazlarının doğrudan Sayın Afyoncu’nun farklı bir görüş ileri sürmesine yönelik olmadığını belirtti.
Çelik, asıl beklentilerinin, kamuoyuna açıklanan yeni görüşün dayandığı bilgi ve belgelerin açık biçimde ortaya konulması olduğunu dile getirdi.
“Bizim itirazımız, bir tarihçinin farklı bir görüş ileri sürmesine değildir. Bilimsel tartışmanın elbette farklı görüşlere ihtiyacı vardır” ifadelerini kullanan Çelik, böylesine önemli bir tarihî konuda değerlendirmelerin kaynak, belge, coğrafi veri, tarihî sınırlar ve mümkün olan arkeolojik bulgularla desteklenmesi gerektiğini savundu.
Çelik’e göre, Miryokefalon Savaşı’nın nerede gerçekleştiği sorusunun cevabı yalnızca bir kişinin kanaatiyle değil, farklı kaynakların birlikte değerlendirilmesiyle ortaya konulmalı.
Afyoncu’nun Konya ve Bağırsak Deresi Değerlendirmesi Tartışmanın Merkezinde
Tartışmanın temelinde, Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun Miryokefalon Savaşı’nın Isparta veya Afyon çevresinde değil, Konya civarında gerçekleşmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmeleri bulunuyor.
Çelik’in açıklamasına göre Afyoncu, daha önce Isparta ve Afyon ekseninde yürütülen tartışmaların bir şehir rekabetine dönüştüğü yönünde değerlendirmelerde bulunurken, edindiği yeni bilgiler doğrultusunda savaşın Konya’ya yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Bağırsak Deresi civarında gerçekleşmiş olabileceği kanaatini dile getirdi.
Bu değerlendirmelerin ardından Isparta’da Miryokefalon Zaferi üzerine çalışma yürüten çevreler tarafından yeni tezin dayanaklarının açıklanması yönünde çağrılar yapılmaya başlandı.
Mehmet Ali Çelik ise bu çağrıyı doğrudan bilimsel tartışmanın bir parçası olarak nitelendiriyor.
Çelik, “Sayın Afyoncu farklı bir coğrafi konum ileri sürüyorsa, bunun tarihî sınırlar, coğrafi veriler, kaynaklar ve arkeolojik bulgularla birlikte ortaya konulmasını bekliyoruz” diyerek, tartışmanın somut veriler üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor.
“Bu Sadece Bir Şehir Tartışması Değil”
Çelik’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de Miryokefalon meselesinin Isparta, Afyon ve Konya arasında bir şehir tartışmasına indirgenmemesi gerektiği yönündeki değerlendirme oldu.
Miryokefalon Zaferi’nin Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Çelik, konunun herhangi bir şehrin sahiplenme meselesi olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
Çelik, dernek olarak yürüttükleri çalışmaların temel amacının Isparta’nın tarihî konumunu savunmanın ötesinde, savaşın gerçekleştiği coğrafyanın tarihî gerçeklik ve bilimsel yöntemle ortaya çıkarılması olduğunu belirtti.
Bu nedenle farklı bir görüşün ortaya çıkmasına karşı olmadıklarını ifade eden Çelik, “Bizim için esas olan hangi şehrin kazanacağı değil, tarihî gerçeğin ortaya çıkmasıdır” anlayışını öne çıkardı.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın 10. Sınıf Tarih Kitabına Dikkat Çekti
Mehmet Ali Çelik, açıklamasında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan Ortaöğretim 10. Sınıf Tarih Ders Kitabı’ndaki bilgilere de dikkat çekti.
Çelik’in verdiği bilgiye göre söz konusu ders kitabının 30. sayfasında Miryokefalon Zaferi, 17 Eylül 1176 tarihiyle birlikte Isparta bölgesiyle ilişkilendiriliyor.
Çelik, bu bilginin milyonlarca öğrencinin eğitiminde kullanılan resmî bir ders kitabında yer almasının önemli olduğunu belirterek, yeni bir tarihî tez ortaya konulurken mevcut resmî yayınların ve bu yayınlarda yer alan bilgilerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çelik ayrıca, Sayın Afyoncu’nun istemesi hâlinde söz konusu ders kitabının ilgili bölümünü kendisine ulaştırabileceklerini söyledi.
Ancak Çelik’in açıklamasında, tartışmanın yalnızca ders kitabında yer alan bilgilerle sınırlı tutulmaması gerektiği de vurgulandı.
1176 Yılındaki Selçuklu-Bizans Sınırları Neden Önemli?
Miryokefalon Savaşı’nın gerçekleştiği bölgenin tespitinde dönemin siyasi ve askerî coğrafyasının büyük önem taşıdığını belirten Çelik, özellikle 17 Eylül 1176 tarihindeki Selçuklu-Bizans sınırlarının araştırılması gerektiğini ifade etti.
Çelik, Bizans kaynaklarında savaşın sınır geçildikten sonra meydana geldiğine ilişkin bilgilerin bulunduğunun ifade edildiğini belirterek, bu nedenle savaşın konumlandırılmasında dönemin sınırlarının mutlaka dikkate alınması gerektiğini savundu.
Bu kapsamda sadece bugünkü il ve ilçe sınırlarının değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirten Çelik, 12. yüzyıl Anadolu’sunun siyasi ve coğrafi yapısının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
Çelik’e göre savaş alanının belirlenmesinde;
- 1176 yılındaki Selçuklu-Bizans sınırları,
- askerî hareket güzergâhları,
- dönemin ulaşım yolları,
- geçitler ve vadiler,
- yerleşim merkezleri,
- Bizans kaynaklarındaki coğrafi tarifler,
- Selçuklu kaynakları,
- arkeolojik bulgular
birlikte değerlendirilmelidir.
“Konya Tezini Destekleyen Belgeler Açıklansın”
Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı Mehmet Ali Çelik, Sayın Afyoncu’nun Konya civarını işaret eden değerlendirmelerinin bilimsel açıdan tartışılabilmesi için dayanakların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Çelik bu kapsamda bir dizi soru yöneltti.
Miryokefalon Savaşı’nın Konya civarında gerçekleştiği sonucuna hangi kaynaklar incelenerek ulaşıldığını soran Çelik, yeni olarak nitelendirilen bilgilerin neler olduğunun da açıklanmasını istedi.
Çelik ayrıca, Afyoncu’nun bu değerlendirmeye ulaşırken hangi tarihçiler, akademisyenler veya araştırmacılarla görüştüğünün ve görüşlerine başvurulan kişilerin bu alandaki uzmanlıklarının ne olduğunun kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini ifade etti.
Bunun yanı sıra Bağırsak Deresi çevresini savaş alanı olarak gösteren yazılı, akademik veya arkeolojik delillerin ortaya konulması çağrısında bulundu.
Türk Tarih Kurumu Yayınları da Gündemde
Çelik açıklamasında Türk Tarih Kurumu yayınlarına da dikkat çekti.
Türk Tarih Kurumu yayınları arasında yer alan “Anadolu’nun Fethi” isimli eserde Miryokefalon Savaşı’nın yeri konusunda farklı değerlendirmelerin bulunduğunu belirten Çelik, bu durumun tarihî meselenin hâlen farklı tezler çerçevesinde tartışıldığını gösterdiğini ifade etti.
Çelik, farklı görüşlerin bulunduğu bir tarihî konuda yeni bir tezin ortaya konulmasının son derece doğal olduğunu, ancak yeni görüşün kesinlik taşıyan bir biçimde kamuoyuna sunulması hâlinde bu kesinliğin bilimsel dayanaklarının da ortaya konulması gerektiğini savundu.
Bu noktada Çelik’in en önemli çağrılarından biri, savaşın Konya civarında gerçekleştiğini ortaya koyduğu belirtilen yeni bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması oldu.
“Telefon Görüşmesi Bilimsel Tartışmanın Yerini Almamalı”
Çelik açıklamasında, sadece bir telefon görüşmesi veya yeni edinildiği ifade edilen bir bilgi üzerinden Miryokefalon Savaşı’nın yerinin kesin olarak belirlendiği yönünde değerlendirme yapılmasını da eleştirdi.
Tarihî bir meselenin çözümünde tek bir kaynağın veya tek bir bilginin yeterli olmayacağını belirten Çelik, farklı kaynakların karşılaştırılması gerektiğini ifade etti.
Çelik’e göre, savaş alanının belirlenebilmesi için yazılı kaynakların yanı sıra tarihî coğrafya, askerî güzergâhlar ve arkeolojik veriler de birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yaklaşımın yalnızca Miryokefalon için değil, tarih araştırmalarının genel yöntemi açısından da önemli olduğunu belirten Çelik, tartışmanın kişisel polemiklerden uzak tutulması gerektiğini söyledi.
“Sayın Rektör’ü Bilimsel Tartışmaya Davet Ediyoruz”
Mehmet Ali Çelik, açıklamasının herhangi bir kişiyi hedef almak amacı taşımadığını özellikle vurguladı.
Sayın Afyoncu’nun bir akademisyen ve üniversite rektörü olarak farklı bir tarihî görüş ileri sürme hakkına saygı duyduklarını belirten Çelik, buna karşılık kamuoyuna açıklanan görüşlerin bilimsel kaynaklarının da paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Çelik, “Sizi kişisel tartışmalara değil, bilimsel tartışmaya davet ediyoruz” diyerek, Afyoncu’nun elindeki bilgi ve belgeleri kamuoyuyla paylaşması hâlinde kendilerinin de ellerindeki bilgi ve belgeleri ortaya koymaya hazır olduklarını belirtti.
Bu yöntemin, Miryokefalon tartışmasının daha sağlıklı bir zemine taşınmasını sağlayacağını ifade eden Çelik, akademisyenlerin ve tarih araştırmacılarının ortaya konulan belgeleri değerlendirmesinin ardından kamuoyunun da kendi kanaatini oluşturabileceğini söyledi.
YÖK ve İlgili Kurumlara Çağrı
Çelik, açıklamasında konunun yalnızca kamuoyu tartışması olarak kalmayacağını da belirtti.
Hazırlanan açıklamanın Cumhurbaşkanlığı makamına, Millî Savunma Bakanlığına, ilgili bakanlıklara, üniversite rektörlüklerine, Yükseköğretim Kuruluna ve Türk Tarih Kurumuna gönderileceğini kamuoyuna duyuran Çelik, ilgili kurumların tarihî konunun bilimsel zeminde araştırılmasına katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti.
Çelik’in çağrısı, Miryokefalon Savaşı’nın yeri konusunda akademik çevrelerin daha kapsamlı araştırmalar yapması ve farklı tezlerin bilimsel platformlarda karşılaştırılması yönünde şekillendi.
850. Yıl Vurgusu
Tartışmanın önemli bir diğer boyutunu ise Miryokefalon Zaferi’nin 850. yıl dönümü oluşturuyor.
Çelik, 850. yılın yaklaşması nedeniyle tarihî tartışmanın daha da önem kazandığını belirterek, bu dönemin yalnızca anma törenleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
- yıl vesilesiyle Miryokefalon Savaşı’nın tarihi, coğrafyası, askerî boyutu ve Anadolu Türk tarihi açısından sonuçlarının kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini ifade eden Çelik, bilim insanlarının, tarihçilerin, araştırmacıların ve ilgili kurumların bir araya gelmesini istedi.
Çelik’e göre 850. yıl, farklı görüşlerin birbirini dışladığı bir dönem değil, tarihî kaynakların yeniden incelendiği ve yeni araştırmaların ortaya konulduğu bir bilimsel çalışma dönemi olmalı.
“Miryokefalon Türk Tarihinin Ortak Mirasıdır”
Çelik açıklamasının son bölümünde Miryokefalon Zaferi’nin herhangi bir ilin veya bölgenin tek başına sahiplenebileceği bir konu olmadığını bir kez daha vurguladı.
Zaferin Türk tarihinin ortak mirası olduğunu ifade eden Çelik, Isparta, Afyon ve Konya gibi şehirlerin karşı karşıya getirilmesinin tarihî araştırmaya katkı sağlamayacağını belirtti.
Çelik, tartışmanın “hangi şehir kazanacak?” anlayışından çıkarılarak “tarihî gerçek nedir?” sorusuna odaklanması gerektiğini savundu.
Bu yaklaşım doğrultusunda ellerindeki bilgi ve belgeleri paylaşmaya hazır olduklarını belirten Çelik, farklı tezlerin de aynı açıklıkla ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
“Bilgiyle, Belgeyle Konuşalım”
Mehmet Ali Çelik’in açıklamasında Yunus Emre’nin,
“İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir.”
sözleri de önemli bir vurgu olarak yer aldı.
Çelik, bu anlayışın Miryokefalon tartışmasında da temel alınması gerektiğini belirterek, tarihî meselelerin kişisel polemiklerle değil, bilgi ve belgelerle ele alınması gerektiğini ifade etti.
Çelik’in mesajı özetle şöyle şekillendi:
Bilgiyle konuşalım.
Belgeyle konuşalım.
Kaynakları ortaya koyalım.
Haritaları inceleyelim.
Arkeolojik bulguları değerlendirelim.
Farklı tezleri karşılaştıralım.
Ve bütün bunların sonucunda tarihî gerçeklik neyi gösteriyorsa onu kabul edelim.
“Biz Hazırız, Siz de Hazırsanız Buyurun Konuşalım”
Çelik, açıklamasının sonunda Sayın Afyoncu’ya doğrudan çağrıda bulunarak, ellerindeki bilgi ve belgeleri karşılıklı olarak ortaya koymaya hazır olduklarını söyledi.
Bu çağrının kişisel bir polemik oluşturmak amacı taşımadığını belirten Çelik, bilim insanlarının ve tarihçilerin görüşlerini ortaya koyacağı, belgelerin karşılaştırılacağı ve kamuoyunun da bütün bu değerlendirmeleri takip edebileceği bir tartışma zemini oluşturulmasını istedi.
Çelik’in ifadesiyle:
“Elinizdeki bilgi ve belgeleri ortaya koyun. Biz de elimizdeki bilgi ve belgeleri ortaya koyalım. Kamuoyu da değerlendirmesini yapsın.”
Bu çağrı, Miryokefalon Zaferi’nin nerede kazanıldığına ilişkin tartışmanın önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağının işareti olarak değerlendiriliyor.
Isparta’daki Miryokefalon Çalışmalarına Destek Çağrısı
Çelik ayrıca Isparta’da yaşayan ve Miryokefalon Zaferi’ne ilgi duyan vatandaşlara da çağrıda bulundu.
Isparta’nın ekmeğini yiyen, suyunu içen ve havasını teneffüs eden tüm Miryokefalon sevdalılarını, tarihî gerçeklerin araştırılması ve 850. yıl anmalarının hak ettiği şekilde gerçekleştirilmesi yönündeki çalışmalara destek vermeye davet eden Çelik, bu çalışmaların ortak bir tarih bilinci oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Küresel Akdeniz’den Açık Görüş ve Cevap Hakkı Mesajı
Açıklamanın sonunda Küresel Akdeniz adına da bir not düşüldü.
Küresel Akdeniz’in konuya ilişkin tüm yorumlara ve farklı görüşlere açık olduğu belirtilirken, yayın politikasında basın meslek ilkelerine ve cevap-düzeltme hakkına saygı gösterildiği ifade edildi.
Böylece Miryokefalon Zaferi’nin yeri konusunda farklı görüşlerin kamuoyunda tartışılmasına açık bir platform oluşturulacağı mesajı verildi.
Tartışmanın Özeti
Miryokefalon Zaferi’nin nerede kazanıldığı sorusu, aradan geçen yüzyıllara rağmen tarih araştırmalarının önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Bir tarafta Isparta ve çevresini işaret eden tarihî değerlendirmeler bulunurken, son dönemde Konya civarını, özellikle Bağırsak Deresi çevresini işaret eden yeni değerlendirmeler de kamuoyunun gündemine taşınmış durumda.
Isparta 1176 Miryokefalon Zafer Derneği Başkanı ve TİNGADER Genel Başkanı Mehmet Ali Çelik ise bu tartışmanın şehirler arası bir rekabete dönüşmemesi gerektiğini savunuyor.
Çelik’in temel çağrısı, farklı tezlerin bilgi, belge, tarihî kaynak, coğrafi veriler ve arkeolojik bulgularla desteklenmesi ve bilimsel yöntem çerçevesinde karşılaştırılması.
Tartışmanın bundan sonraki aşamasında ise özellikle savaşın Konya civarında gerçekleştiği yönündeki yeni değerlendirmenin hangi kaynak ve belgelere dayandığının ortaya konulması bekleniyor.
Çünkü Miryokefalon Zaferi, yalnızca Isparta’nın, Afyon’un ya da Konya’nın değil, Anadolu’daki Türk tarihinin ortak mirası olarak kabul ediliyor.
Bu nedenle 850. yıl yaklaşırken tartışmanın siyasi, kişisel veya şehirler arası polemiklerden uzaklaştırılarak bilimsel zeminde sürdürülmesi çağrısı önem kazanıyor.
Son söz ise Mehmet Ali Çelik’ten geliyor:
“Biz buna hazırız. Siz de hazırsanız, buyurun konuşalım.”
