“Kutadgu Bilig, Toplumsal Sözleşmenin İlk Örneklerinden Biri”
İsmail Türk ve Yüksel Yalova’dan Tanrı Dağları’nda Tarihi Mesaj…
Milliyetçi Gazeteciler ve Yazarlar Birliği Genel Başkanı İsmail Türk ile Eski Devlet Bakanı ve TBMM Başkan Vekili Prof. Dr. Yüksel Yalova, Tanrı Dağları’ndaki buluşmalarında Türk düşünce tarihinin evrensel değerlerine dikkat çekti. Yalova, 11. yüzyılda Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig’in adil yönetim, devletin sorumlulukları ve vatandaşın hakları bakımından toplumsal sözleşme düşüncesiyle ilişkilendirilebileceğini belirtti.
HABER MERKEZİ
Milliyetçi Gazeteciler ve Yazarlar Birliği Genel Başkanı İsmail Türk, ata yurdu ziyareti kapsamında Eski Devlet Bakanı ve TBMM Başkan Vekili Prof. Dr. Yüksel Yalova ile bir araya geldi. Görüşmede Türk dünyasının tarihsel ve kültürel mirası, Türk-İslam düşüncesinin evrensel siyasi fikirlere katkısı ve toplumda tarih bilincinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.
Yusuf Has Hacib’in 1069-1070 yıllarında tamamladığı kabul edilen Kutadgu Bilig eserine dikkat çeken Yalova, Türk düşünce geleneğinin devlet yönetimi, adalet ve toplumsal sorumluluk konularında önemli bir birikime sahip olduğunu ifade etti.
“Kutadgu Bilig, devlet ile toplum arasındaki sorumlulukları ele alıyor”
Jean-Jacques Rousseau’nun 18. yüzyılda yayımladığı Toplum Sözleşmesi adlı eseriyle modern siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer edindiğini belirten Yalova, toplumsal sözleşme fikrinin tarihsel kökleri değerlendirilirken daha eski düşünce geleneklerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yalova, Kutadgu Bilig’de hükümdarın halka karşı sorumlulukları ile toplumun yönetime ilişkin beklentilerinin ele alındığını belirterek eserin adalet, meşruiyet ve karşılıklı yükümlülükler açısından incelenmesinin önemine işaret etti.
Adil yönetim, ekonomik güvence ve can-mal güvenliği
Kutadgu Bilig’deki yönetim anlayışını günümüzün hukuk devleti ilkeleriyle ilişkilendiren Yalova, özellikle üç temel konuya dikkat çekti.
Adil yasalar ve hukuk devleti: Devletin adaleti sağlama, hukuku gözetme ve halkın haklarını koruma sorumluluğunun yönetimin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Ekonomik istikrar ve paranın değerinin korunması: Eserde paranın değerinin korunmasına yönelik değerlendirmelerin, günümüzde ekonomik istikrar ve satın alma gücü tartışmalarıyla birlikte ele alınabileceğini ifade etti.
Can ve mal güvenliği: İnsanların güven içinde yaşayabilmesi, mülkiyetlerinin korunması ve yöneticilerin halka karşı sorumluluklarını yerine getirmesinin adil yönetimin temel şartları arasında bulunduğunu belirtti.
Yalova, bu ilkelerin tarihsel bağlamları dikkate alınarak incelenmesinin, Türk siyasi düşüncesinin gelişimini anlamak açısından önemli olduğunu kaydetti.
Atatürk’ün millî egemenlik vurgusu
Görüşmede millî egemenlik ilkesi de gündeme geldi. Yalova, Jean-Jacques Rousseau’nun egemenlik anlayışı ile Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesine dikkat çekti.
Demokratik yönetimlerde çoğunluğun karar alma yetkisi ile farklı görüşlerin haklarının korunması arasındaki ayrımın önemini vurgulayan Yalova, çoğulculuğun adil ve kapsayıcı bir siyasi düzenin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
“Vergi bilinci vatandaşlık tartışmalarında daha fazla öne çıkabilir”
Vergi ödeme sorumluluğunun vatandaşlık bilinciyle ilişkisine de değinen Yalova, gelecekte vergi mükellefiyetinin vatandaşlık tartışmalarında daha fazla gündeme gelebileceğini öne sürdü.
Yalova, önümüzdeki 30-40 yıllık dönemde vergi ödeyen vatandaş profilinin siyasi ve toplumsal tartışmalarda daha belirleyici hâle gelebileceğini belirterek, vergi yükümlülüğü ile oy kullanma hakkı arasındaki ilişkinin de gelecekte tartışılabileceği yönündeki öngörüsünü paylaştı.
“Tarihî değerlerimizi ve düşünce mirasımızı hatırlamalıyız”
İsmail Türk ise Türk dünyasının tarihî ve kültürel mirasının genç kuşaklara aktarılmasının önemini vurguladı. Türk, Rousseau ve Montesquieu gibi Batılı düşünürlerin dünya düşünce tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek Türk düşünürlerinin eserlerinin ve bu eserlerdeki fikirlerin de yeterince tanınması gerektiğini ifade etti.
Türk, tarihî birikimin doğru kaynaklarla incelenmesinin millî özgüvenin güçlenmesine katkı sağlayacağını dile getirerek değerlendirmeleri dolayısıyla Yüksel Yalova’ya teşekkür etti.
Tanrı Dağları’ndaki buluşmada öne çıkan mesaj, Türk-İslam düşünce mirasının yalnızca geçmişin kültürel bir hatırası olarak değil, adalet, yönetim, toplumsal sorumluluk ve hukuk anlayışının tarihsel gelişimini incelemek açısından da önemli bir kaynak olarak ele alınması gerektiği oldu.
