“Hayır”ı Öğretemediğimiz Çocuklar

“Hayır”ı Öğretemediğimiz Çocuklar
  • 26 Ekim 2026 16:48
  • A+
    A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Nihal Cevher makalesinde;

Bugün gazetelerin 3. sayfalarında, sosyal medyada ya da akşam haberlerinde gördüğümüz acı manzaralar, aslında çok daha derin bir yaranın, bir ahlaki erozyonun dışa vurumudur.

Kadının daha önce defalarca şikayetçi olduğu, katilin yıllardır takıntılı bir şekilde hem kadını hem de ailesini taciz ettiği ve alınan uzaklaştırma kararlarının can kurtarmaya yetmediği trajediler, münferit birer olay olmaktan çoktan çıkmıştır.

Bu durum, toplumsal dokumuzun en temel yerinden çatırdadığının ve vicdan terazimizin bozulduğunun en acı kanıtıdır.

Peki, bu noktaya nasıl geldik? Adaletin, yasaların ve ceza sisteminin tartışıldığı bu düzlemde, asıl ana sorunu yani temeli nerede unuttuk?

Çocuklarımızı yetiştirdiğimiz o ilk ocakta, yani ailede.

Yıllar boyunca bu toplumda erkek çocuklarına “güçlü”, “her istediğini alan”, “hükmeden” ve reddedilmeyi bir gurur meselesi haline getiren roller biçildi.
Kız çocuklarına ise alttan alması, susması, idare etmesi ve boyun eğmesi öğretildi. Oysa asıl eğitim, okul sıralarından çok önce, evin içinde başlar. Erkek çocuklarını büyütürken onlara “HAYIR” demenin de, “istemiyorum” cevabını duymanın da hayatın olağan akışında son derece normal olduğunu öğretebilmek zorundayız.

Bir evlada, reddedildiğinde erkekliğinin ya da iradesinin zedelenmeyeceğini, bunun bir eksiklik değil, karşı tarafın sınırlarına ve iradesine saygı duyma erdemi olduğunu küçük yaşta belletmek mecburiyetindeyiz.

Bugün kadın-erkek ilişkilerindeki en büyük kriz, karşılıklı saygının yerini mülkiyet ve tahakküm anlayışının almasıdır. İlişkiler,iki özgür ve eşit bireyin ortak paydada buluşması değil, ne yazık ki kimin kime üstünlük kuracağı bir güç savaşına dönüştü.

Çarpık ilişkilerin, saplantılı zihniyetlerin ve “benim olmazsa başkasının olamaz” sefaletinin temelinde bu yatar.

Karşısındakini bir insan, bir birey değil, “sahip olunması gereken bir nesne” olarak gören hastalıklı zihin yapısı, ne yazık ki en ağır bedelleri kadınlara ve çocuklara ve hayvanlara ödetiyor.

Bu durum, sadece bireysel bir sapkınlık değil, taammüden beslenen bir ahlaki çöküntüdür.

Kadın cinayetleri, durup dururken işlenen cinayetler değildir. Onlar; “Benim istediğim gibi olacaksın ya da yok olacaksın” diyen sapkın bir zihniyetin, toplumsal sessizlikle ve yanlış eğitilmiş geleneksel kodlarla beslenmiş nihai sonucudur.

Eğer bu ahlaki erozyonun önüne geçmek istiyorsak, meseleye sadece yasaların caydırıcılığıyla değil, ana nedenleriyle yaklaşmak zorundayız.

Aile kurumu, sadece fiziksel olarak çocuk büyütülen değil,onlara ahlakın, vicdanın, insan haklarının ve karşılıklı saygının aşılandığı ilk ve en kutsal okuldur.

Anne ve babalar olarak evlatlarımıza insan sevgisini, sınırlara saygı duymayı öğretmediğimiz sürece, dışarıda kurulan hiçbir adalet mekanizması tam anlamıyla huzur getiremeyecektir.

O yüzden, sesimizi biraz daha yükseltmek, bu sorumluluğu omuzlarımızda hissetmek zorundayız.

Allah aşkına, şu erkek çocuklarınızı yetiştirirken “HAYIR” demenin, “istemiyorum” kavramının son derece normal olduğunu, bunları duyduklarında hiçbir şey kaybetmeyeceklerini öğretin.

Kadınların da birer insan olduğunu, erkekleri reddetme ve istememe haklarının bulunduğunu bıkmadan, usanmadan anlatın.

Çünkü saygının olmadığı bir yerde sevgi barınamaz, iradenin yok sayıldığı, ahlakın erozyona uğradığı bir toplumda ise ne huzur kalır ne de adalet. Çocuklarımıza öğreteceğimiz en büyük erdem, insana saygı duymak ve “hayır” cevabını olgunlukla kabul edebilmektir.

Ailede verilmeyen sevgi saygı adalet duyguları beraberinde empati yoksunu bireyleri oluşturuyor.

Ve nihayetinde okulda arkadaşına zarar veren,sokakta kediye köpeğe işkence yapan ve nihayetinde çocuğuna kadınına sevgilisine hayatı zindan eden hiç bir şeyle mutlu olmayan hayattan zevk almayan adı insan ama insanlıktan nasibini almamış zavallılar yanı başımızda yaşıyor.

Sevgiyle kalın

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo Yüz Ağdası