“Engelliler Bu Ülkede Başarıyı Kimsenin Lütfuyla Değil, İğneyle Kuyu Kazarak Kazanıyor”
Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED) Başkanı Nazlı Tetik, engelli bireylerin eğitimden istihdama kadar yaşamın her alanında karşı karşıya kaldıkları ayrımcılığa ve önyargılara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tetik, engelli bireylerin elde ettikleri başarıların çoğu zaman yeterince takdir edilmediğini belirterek, “Engelliler bu ülkede hiçbir başarıyı kendilerine sunulan ayrıcalıklarla elde etmedi. Aksine, herkesin kolayca geçtiği yolları defalarca aşmak zorunda bırakıldılar. Her başarılarının arkasında yıllarca süren görünmeyen bir mücadele var.” dedi.
Toplumda engellilere yönelik bakış açısının köklü şekilde değişmesi gerektiğini vurgulayan Tetik, özellikle görme engelli bireylerin yaşamlarının her aşamasında diğer bireylere kıyasla çok daha fazla engelle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.

“Görenlerin Bir Adımda Ulaştığı Yere Engelliler Yüzlerce Engel Aşarak Ulaşıyor”
Nazlı Tetik, görme engelli bireylerin eğitim hayatından kamu görevlerine, akademik kariyerden sanat ve özel sektöre kadar her alanda sürekli kendilerini yeniden kanıtlamak zorunda bırakıldıklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Gören insanların doğal kabul edilen birçok imkâna ulaşabilmek için görme engelliler yıllarca mücadele ediyor. Bir öğrencinin rahatça okuyabildiği kitabı erişilebilir hâle getirmek için günlerce beklemek zorunda kalıyorlar. Bir sınava hazırlanırken kaynak eksikliğiyle mücadele ediyorlar. Bir işe başvururken yalnızca mesleki yeterlilikleri değil, engelleri üzerinden de yargılanıyorlar.”
Tetik’e göre engelli bireyler, yalnızca fiziksel engellerle değil, toplumsal önyargılarla da mücadele etmek zorunda kalıyor.
“En Büyük Engel Merdivenler Değil, Zihniyet”
EMED Başkanı, engelli bireylerin önündeki en büyük sorunun fiziksel erişilebilirlikten çok toplumsal önyargılar olduğunu savundu.
“Birçok insan hâlâ engelli bireylerin başarılı olamayacağını düşünüyor.” diyen Tetik, şu ifadeleri kullandı:
“Engelli bireyler önce toplumun kendileri hakkında oluşturduğu önyargıları yıkmak zorunda kalıyor. Daha sonra eğitim sistemindeki eksikliklerle mücadele ediyor. Ardından iş hayatında ayrımcılıkla karşılaşıyor. Göreve başladıktan sonra ise diğer çalışanların zaten sahip olduğu güveni kazanabilmek için yıllarca yeniden kendini ispat etmeye çalışıyor.”
“Başarı Tesadüf Değil, Katbekat Fazla Emeğin Sonucu”
Nazlı Tetik, engelli bireylerin elde ettikleri diplomaların, unvanların ve mesleklerin sıradan başarılar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Her başarının arkasında büyük bir emek bulunduğunu ifade eden Tetik, şunları kaydetti:
“Bir görme engelli hukuk fakültesini bitirmişse yalnızca hukuk öğrenmemiştir; erişilemeyen kaynaklarla mücadele etmiş, uygun materyal eksikliğini aşmış, herkesin önüne konulan imkânları kendi çabasıyla üretmiştir. Bir müzisyen olmuşsa yalnızca nota çalışmamış, kendisine ‘yapamazsın’ diyen anlayışla da mücadele etmiştir. Bir kamu görevlisi olmuşsa yalnızca sınavı kazanmamış, sistemin önüne çıkardığı sayısız engeli de aşmıştır.”
“Engelliler Başarılıysa, Bunun Arkasında Olağanüstü Bir Mücadele Vardır”
Tetik, engelli bireylerin başarılarının çoğu zaman yalnızca sonuç üzerinden değerlendirildiğini, ancak sürecin göz ardı edildiğini söyledi.
“Bir engelli herhangi bir meslekte başarılı olmuşsa bilinmelidir ki o başarı tesadüfen gelmemiştir. Çoğu zaman emsallerinden çok daha fazla çalışmış, daha fazla fedakârlık yapmış, daha fazla engeli aşmış ve çok daha ağır koşullarda mücadele etmiştir.”
“İş Hayatında Hâlâ Kendilerini Kanıtlamak Zorunda Bırakılıyorlar”
EMED Başkanı, engelli bireylerin işe alındıktan sonra dahi eşit muamele görmediklerini savunarak, birçok kurumda yetkinliklerinin sürekli sorgulandığını belirtti.
“Engelli çalışanlar görevlerine başladıktan sonra bile meslektaşlarının güvenini kazanmak için diğer çalışanlardan daha fazla performans sergilemek zorunda bırakılıyor. Aynı işi yapan iki kişiden biri engelliyse, çoğu zaman kendisini sürekli ispat etmesi bekleniyor. Bu yaklaşım kabul edilemez.”
“Acınmak Değil, Hak Ettikleri Saygıyı Görmek İstiyorlar”
Nazlı Tetik, engelli bireylerin toplumdan ayrıcalık değil, fırsat eşitliği beklediklerini vurguladı.
“Engelliler kimsenin merhametine ihtiyaç duymuyor. İstedikleri şey; eğitimde, istihdamda, kamusal yaşamda ve sosyal hayatta eşit fırsatlar sunulmasıdır. Başarılarının küçümsenmemesi ve emeklerinin görülmesidir.”
“Önyargılar Yıkılmadan Gerçek Eşitlik Sağlanamaz”
Tetik’e göre engelli bireylerin önündeki görünmez duvarlar, fiziksel engellerden çok daha yıkıcı sonuçlar doğuruyor.
Toplumun, engelli bireyleri yalnızca yardım alan kişiler olarak değil; üreten, yöneten, karar veren ve başarılarıyla örnek olan bireyler olarak görmesi gerektiğini belirten Tetik, “Önyargılar ortadan kalkmadan gerçek anlamda kapsayıcı bir toplumdan söz etmek mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
“Engelli Bireylerin Başarı Hikâyeleri İstisna Değil, Potansiyelin Kanıtıdır”
EMED Başkanı Nazlı Tetik, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Engelli bireylerin bugün bulundukları makamlar, meslekler ve başarılar bir lütfun değil; yıllar süren emeğin, sabrın ve kararlılığın sonucudur. Onlar birçok kişinin tek bir engelle vazgeçebileceği koşullarda yollarına devam etmiş, eğitimlerini tamamlamış, meslek sahibi olmuş ve topluma değer katmıştır. Artık yapılması gereken, engelli bireyleri sürekli kendilerini ispat etmek zorunda bırakan anlayışı değiştirmek ve onların bilgi, birikim ve yetkinliklerine hak ettikleri güveni göstermektir. Gerçek eşitlik, ancak fırsat eşitliği sağlandığında ve önyargılar ortadan kaldırıldığında mümkün olacaktır.”
