Doğan Bekin: “Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nın onaylanması önemli bir adımdır”

Doğan Bekin: “Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nın onaylanması önemli bir adımdır”
  • 21 Ekim 2026 16:08
  • A+
    A-

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı oybirliğiyle onaylamasının Doğu Akdeniz’deki stratejik dengeler açısından önemli olduğunu belirterek, benzer anlaşmaların Suriye, Lübnan ve Filistin ile de gündeme alınması gerektiğini söyledi.

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi Doğan Bekin, 21 Ekim 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından oybirliğiyle onaylanmasını değerlendirdi. Bekin, kararın iki ülkenin Doğu Akdeniz’deki stratejik çıkarları bakımından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.

“Libya’nın istikrarı açısından da önemli”

Anlaşmanın onaylanmasının Türkiye-Libya ilişkilerinin ötesinde bir anlam taşıdığını belirten Bekin, iki ülke yetkilileri arasında yürütülen yapıcı görüşmelerin sonuç vermesinin önemine dikkat çekti. Bekin, anlaşmanın Libya’nın siyasi birliği, barış ve istikrarı açısından da stratejik bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Libya’nın enerji kaynakları nedeniyle uluslararası güç mücadelelerinin odağında yer aldığını kaydeden Bekin, ülkenin farklı siyasi ve coğrafi merkezler üzerinden bölünmesine yönelik girişimlere karşı ortak hareket etmenin önemini vurguladı.

Bekin, Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nın ortaya çıkmasına katkı sağlayan Mavi Vatan doktrininin önemli isimlerinden müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı’ya da teşekkür etti.

Doğu Akdeniz’deki gelişmelere dikkat çekti

Doğu Akdeniz’deki askerî ve siyasi gelişmelerin Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Bekin, İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’ye yönelik politikaları ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) silahlanma faaliyetlerinin bölgedeki gerilimi artırdığını savundu.

Yunanistan’ın bazı adaların silahsız statüsüne ilişkin uluslararası anlaşmaları göz ardı ederek silahlanma faaliyetlerini sürdürdüğünü ileri süren Bekin, bu gelişmelerin uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin geçmişte Mısır ve Suriye ile yaşadığı sorunların Yunanistan ve GKRY tarafından kendi lehlerine değerlendirildiğini belirten Bekin, Yunanistan’ın Mısır ile yaptığı deniz yetki alanı anlaşmalarının ve Avrupa Birliği nezdindeki girişimlerinin dikkatle analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Bekin, Türkiye-Libya anlaşmasının Libya Temsilciler Meclisi tarafından oybirliğiyle onaylanmasına yönelik itirazların, Yunanistan ve Avrupa Birliği’nin uluslararası hukuk konusundaki yaklaşımlarının tutarlılığı bakımından sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

“Suriye, Lübnan ve Filistin ile de anlaşmalar gündeme alınmalı”

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Bekin, hükümetin Libya ile imzalanan anlaşmaya benzer düzenlemeleri Suriye, Lübnan ve Filistin ile de değerlendirmesini önerdi.

Bekin, bu yöndeki girişimlerin Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin konumunu güçlendirebileceğini ve Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarının daha etkin değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Yunanistanlı yetkililerin Türkiye ile Suriye arasında olası bir Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması’nın uluslararası hukuk bakımından geçerli olmayacağı yönündeki açıklamalarına da değinen Bekin, bu tutumun Türkiye’nin bölgedeki girişimlerini engellemeye yönelik olduğunu savundu.

“Türkiye kararlı bir politika izlemeli”

Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiğini belirten Bekin, Türkiye’nin hak ve yetkilerini korumak için diplomatik girişimlerini artırması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin Sevilla Haritası üzerinden Antalya Körfezi’ne sıkıştırılmak istendiğini savunan Bekin, Yunanistan ve GKRY’nin Avrupa Birliği nezdinde yürüttüğü girişimlere karşı hükümetin kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini kaydetti.

Bekin, hükümetten beklentilerinin Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı örnek alarak bölge ülkeleriyle yeni diplomatik adımlar atması ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını koruyacak kapsamlı bir stratejiyi hayata geçirmesi olduğunu ifade etti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo Yüz Ağdası