CHP Neferi Erdoğan Kaçar’dan “Terörsüz Türkiye” Sürecine Sert Tepki: “Kendi Evladına Adaleti Çok Görüp Teröriste Kapıları Açmak Hangi Vicdana Sığar?”

CHP Neferi Erdoğan Kaçar’dan “Terörsüz Türkiye” Sürecine Sert Tepki: “Kendi Evladına Adaleti Çok Görüp Teröriste Kapıları Açmak Hangi Vicdana Sığar?”
  • 11 Ağustos 2026 11:08
  • A+
    A-

CHP Neferi Erdoğan Kaçar, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak yürütülen süreç ve TBMM gündemindeki yasal düzenlemelere ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Kaçar, bir tarafta uyuşturucu ve suç sarmalına sürüklenen gençlerin ağır cezalarla karşı karşıya kaldığını, diğer tarafta ise yıllarca terör eylemleriyle ilişkilendirilen kişilerin “örgütü feshettik” söylemi üzerinden cezaevlerinden çıkarılmasının tartışıldığını savundu. Kaçar, “Teröristle masaya oturulmaz, teröre taviz verilmez” diyerek iktidara sert tepki gösterdi.

Türkiye’de son dönemde terörle mücadele, ceza adaleti ve kamu güvenliği ekseninde yürütülen tartışmalar siyasetin de en önemli gündem maddeleri arasında yer alırken, CHP Neferi Erdoğan Kaçar konuya ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Kaçar, açıklamasında özellikle suça sürüklenen çocuklar ile terör suçları kapsamında hüküm giymiş veya yargılanmış kişiler arasında oluştuğunu düşündüğü adaletsizlik üzerinden iktidarın politikalarını eleştirdi.

“Bir tarafta hayatı karartılan çocuklar, diğer tarafta af tartışmaları”

Kaçar, Türkiye’de özellikle gençlerin uyuşturucu ve suç ortamından korunması konusunda devletin daha etkili tedbirler alması gerektiğini savundu.

Açıklamasında 13-15 yaşındaki çocukların uyuşturucu bataklığına çekildiğini belirten Kaçar, devletin bu gençleri yalnızca cezalandırmak yerine önleyici politikalar, rehabilitasyon ve sosyal destek mekanizmalarıyla koruması gerektiğini ifade etti.

Kaçar, şu ifadeleri kullandı:

“Bir yanda 13-15 yaşında uyuşturucu bataklığına çekilmiş, devletin yeterli önlemi alamaması yüzünden hayatı kararmış gencecik evlatlarımız var. Basit suçlar birikince 10-15 yıl hapis cezası alıp cezaevlerinde çürümeye terk ediliyor.”

Kaçar’a göre devletin temel sorumluluklarından biri, çocukları suç örgütlerinin ve uyuşturucu çevrelerinin eline bırakmadan önce gerekli sosyal, hukuki ve sağlık tedbirlerini almaktır.

Bu nedenle ceza politikasının yalnızca hapis cezaları üzerinden şekillendirilmesinin yeterli olmadığını savunan Kaçar, özellikle çocukların korunmasına yönelik daha güçlü mekanizmaların kurulması gerektiğini söyledi.

“Diğer tarafta terör suçları üzerinden yürütülen tartışmalar var”

Erdoğan Kaçar açıklamasının devamında, Türkiye’nin terörle mücadele geçmişine dikkat çekerek, güvenlik güçlerine ve sivillere yönelik saldırılarla ilgili sorumlulukları bulunan kişilerin hukuki durumuna ilişkin tartışmalara tepki gösterdi.

Kaçar, terör örgütünün feshedildiği yönündeki açıklamaların, geçmişte işlenen suçların hukuki sonuçlarını otomatik olarak ortadan kaldırmaması gerektiğini savundu.

“Diğer yanda ise 40 yıldır bu ülkenin askerine, polisine, masum insanına kurşun sıkan, devletin varlığına kasteden teröristler var. Şimdi ‘örgütü feshettik’ masalıyla cezaevlerini boşaltmanın, bu hainleri örtülü aflarla aramıza salmanın adımları atılıyor.”

Kaçar’ın bu ifadeleri, hükümetin terörün sona erdirilmesine yönelik yürüttüğü süreçte olası yasal düzenlemelere ilişkin eleştirisinin temelini oluşturdu.

“Teröristle masaya oturulmaz, teröre taviz verilmez”

Kaçar, terörle mücadelede devletin temel yaklaşımının tavizsiz olması gerektiğini savundu.

Terörün sona erdirilmesi hedefinin toplumun ortak arzusu olduğunu belirten Kaçar, ancak bu hedefe ulaşmak için terör örgütleriyle siyasi pazarlık yapılmasının veya terör suçları bakımından kapsamlı bir af niteliği taşıyabilecek düzenlemelerin gündeme getirilmesinin yanlış olacağını söyledi.

Kaçar:

“Teröristle masaya oturulmaz, teröre taviz verilmez! Devlete ve askere kurşun sıkanlara merhamet göstermek, yarın yeni terör örgütlerini cesaretlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz.”

ifadelerini kullandı.

Kaçar’ın açıklamasında özellikle devlet otoritesi, caydırıcılık ve kamu güvenliği vurguları öne çıktı.

“Kendi evladına adaleti çok görüp teröriste kapıları açmak hangi vicdana sığar?”

Kaçar, açıklamasının en sert bölümünde ise ceza adaletindeki uygulamalar üzerinden iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Bir tarafta uyuşturucu ve suçla mücadele kapsamında ağır cezalar alan gençlerin bulunduğunu, diğer tarafta ise terör suçları kapsamında hüküm giymiş kişilerin serbest bırakılabileceğine yönelik tartışmaların yaşandığını savunan Kaçar, ortaya çıkan tablonun toplumdaki adalet duygusunu zedeleyeceğini ileri sürdü.

Kaçar şu ifadeleri kullandı:

“Kendi öz evladına adaleti ve tedaviyi çok görüp, ülkeyi bölmek isteyenlere kapıları açmak hangi vicdana sığar?”

Kaçar’a göre hukuk devletinde suçun niteliği, mağdurun kimliği ve kamu güvenliğine yönelik tehdit gibi unsurların dikkate alınması gerekiyor.

Özellikle terör suçları bakımından yapılacak herhangi bir düzenlemenin toplum vicdanını ve şehit ailelerinin hassasiyetlerini gözetmesi gerektiğini belirten Kaçar, bu konuda Meclis’in son derece dikkatli davranması gerektiğini savundu.

“Devletin caydırıcılığı zayıflatılmamalı”

Erdoğan Kaçar, terörle mücadelede devletin caydırıcılığının zayıflatılmasının yeni güvenlik sorunlarını beraberinde getirebileceği görüşünü dile getirdi.

Kaçar, terör örgütlerinin silah bırakması veya kendilerini feshettiklerini açıklamasının, geçmişte yaşanan saldırıların ve ortaya çıkan mağduriyetlerin hukuki açıdan tamamen ortadan kalkması anlamına gelmemesi gerektiğini savundu.

Bu nedenle olası yasal düzenlemelerin kapsamının açık biçimde ortaya konulmasını isteyen Kaçar, Meclis’te yapılacak düzenlemelerin kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanması gerektiğini söyledi.

“Adalet duygusu ayaklar altına alınamaz”

Kaçar, devletin terörle mücadele politikasının yalnızca güvenlik boyutuyla değil, aynı zamanda toplumsal adalet açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Toplumun farklı kesimlerinin adalet sistemine güven duymasının devlet açısından hayati önem taşıdığını ifade eden Kaçar, bir kesimin ağır cezalarla karşı karşıya kalırken başka bir kesim için daha farklı bir hukuk uygulanıyor algısının oluşmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.

Kaçar, “Adalet duygusunun zedelenmesi, devletin hukuk düzenine olan güveni de zedeler” görüşünü savundu.

“Bu tür yasalar bir daha Meclis gündemine getirilmemeli”

Erdoğan Kaçar açıklamasının sonunda, terör suçları kapsamında kapsamlı bir af veya benzeri sonuçlar doğurabileceğini düşündüğü düzenlemelere kesin olarak karşı çıktığını açıkladı.

Kaçar şu ifadelerle açıklamasını tamamladı:

“Devletin caydırıcılığını yok eden, terörü meşrulaştıran ve adalet duygusunu ayaklar altına alan bu tür yasalar bir daha ASLA Meclis gündemine dahi getirilemez, getirilmemelidir!”

Kaçar’ın açıklaması, Türkiye’de terörle mücadele ve ceza adaleti ekseninde devam eden siyasi tartışmalara sert bir muhalefet perspektifi getirirken, özellikle çocukların uyuşturucudan korunması, suç politikasının niteliği, terör suçlarında hukuki sorumluluk ve olası düzenlemelerin kapsamı konularını yeniden gündeme taşıdı.

Öte yandan, terörün sona erdirilmesi amacıyla yürütülen süreçte hangi yasal düzenlemelerin gündeme geleceği, bu düzenlemelerin kimleri kapsayacağı ve TBMM’de nasıl şekilleneceği konularındaki tartışmalar siyasi partilerin açıklamalarıyla devam ediyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo