ÇARESİZLİĞİN ADI: IRMAK ÖĞRETMEN

ÇARESİZLİĞİN ADI: IRMAK ÖĞRETMEN
  • 13 Haziran 2026 10:14
  • A+
    A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ahmet Koçak makalesinde; “İnsan, insana çözüm olmalı. Düğüm değil.
İnsan, insana ilaç olmalı. Dert değil.
İnsan, insana yoldaş olmalı. Yük değil.” Can Yücel
Irmak Öğretmene düğüm oldular, dert oldular, yük oldular ve o bu kadar ağır yükü kaldıramadı… Bu da hepimize dert oldu.
Ülkemizde bizi üzen, o kadar çok olay yaşanıyor ki hangisine üzüleceğimize şaşırmış durumdayız. Son günlerde duyduğumuz, sosyal medyada ayrıntılarına ulaştığımız güncel üzüntülerimizden birini yazmak istedim. Meslektaşım olması nedeniyle bu üzücü olayı basından, sosyal medyadan aldığım bilgiler yardımıyla yazmak istedim.
Okul müdürü, liyakatsiz yöneticiler yüzünden yaşamdan koparılan gencecik öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın kız kardeşi anlatıyor:
“Servis olmaması nedeniyle 3 bin TL yol ücreti vererek görev yerine gitmek zorunda kaldı. Annem işçi emeklisi. Irmak Ağrı’ya yerleşirken ev tuttu, eşyalarını aldı. Kira, kredi, ulaşım masrafı derken maaşı tamamen borçlara gidiyordu.
Karakazan’dan gönderildikten sonra Mehmet Özmüş, Karakazan okuluna gitmiş Melahat İleri’yi de yanına alarak diğer öğretmenlere yemek ısmarlamak istemiş. Sanki suçlu Irmak’mış gibi bir hava oluşturulmuş. Bu onu çok yıprattı. Bana ağlayarak anlatıyordu. Görev yerini değiştirmek için İlçe Milli Eğitim’den, şube müdürlerinden yardım istemeye çalıştı. Konuşmadığı kimse kalmadı.
Kardeşim Mehmet Özmüş’ün kapısında yatmıştı. Bu sorundan kurtulmak için uğraşıyordu. İlçe Milli Eğitim Müdürünün, 70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin ne olacak dediğini duyduk.
Serviste yerine oturmuştu. Müdür yer değiştirmesini istemiş. Irmak da kayamayacağını söylemiş. Müdür tokat atınca kardeşim bir daha vurmasın diye elini tutmaya çalışmış. Müdür darp raporu alıyor ama kardeşimin yüzünde tokat izi olmadığı için o hastaneye gitmiyor.”
Basından:
“Irmak Ayşe Koparan’ı ölümüne neden olan sorumlular hesap vermelidir.
Irmak, 24 yaşında, köy okulunda ana sınıfı öğretmeni. Mazereti nedeniyle geçici olarak görevlendirildiği önceki okulunda müdür tarafından şiddete, baskıya, sözlü hakaretlere, bağırmalara ve doğrudan tokat atılmaya maruz kaldı.
Bu durumu beyan etmesine rağmen müdüre bir işlem yapılmadı ama kendisi sürgün edilerek ilçenin en uzak ve ulaşımı en riskli köy okuluna gönderildi.
Sürüldüğü köy okuluna güvenli bir ulaşım olanağı olmadığı için ulaşımı kendi olanaklarıyla karşılıyordu.
Can güvenliği ve ulaşım risklerini içeren resmi dilekçeleri dikkate alınmadı ve koruma sağlanmadı.”
Yakın meslektaşı:
“Koparan’ın son dönemde yaşadığı en büyük duygunun çaresizlik olduğunu öne sürerek, “Sürekli mücadele etti. Her kapıyı çalmaya çalıştı. Ama kendisini dinleyen kimsenin olmadığını düşünüyordu”
Bir insanı her yönden kuşatmak, kaçacak yer bırakmamak, bunalıma sürüklemek ne kadar acı. Duygudaşlık kuramayan, öfke kontrolü olmayan, liyakatsiz yöneticilerin varlığı eğitim ortamlarını daha da zorlaştırmaktadır. Bir insanın kaderi başka bir insanın insafına bırakılmamalı. Yaşananlardan haberli oldukları anlaşılan milli eğitim müdürleri, kaymakam kim bilir belki de vali neden duyarsız kalmışlar, bu sorunu çözüme kavuşturmamışlar? İleride anlaşılacaktır diye umuyorum.
Bütün bunları yapanların da meslektaş olması ayrıca üzüntü verici.
Çocukları döverken gördüğü kadın okul müdürüne karşı çıkan duyarlı bir öğretmen olduğu anlaşılıyor. Geçmişte bir okul öncesi öğretmeni öğrencilere yıllardır tecavüz eden okul müdürünü ihbar etmişti.
Görevine gitmez ise görevden atmak için pusuda bekleyen yöneticiler olduğu da anlaşılıyor. Kamuoyunda olayın farklı boyutları olduğuna ilişkin iddialar da dile getirilmektedir. Ancak tüm yönleriyle gerçeğin ortaya çıkarılması adalet duygusunun gereğidir.
Atanmak çok zor; sözleşmeli öğretmeni görevden atmak kolay. Bu pervasızlıkların temelinde, öğretmenleri güvencesiz bırakan yanlış sistem yatıyor. Sözleşmeli öğretmenlik mi olurmuş? Öğretmen atanır bir yıl stajyerlik ardından kadrolu öğretmen olur. Stajyerken de diğer öğretmenlerin haklarına sahip olmalıdır. O kadar oku, KPSS idi, mülakat idi tüm engelleri aş; atan, ardından yönetici meslektaşlarının elinde oyuncak ol…
Öğretmenin bir ihmali suçu varsa okul müdürünün yapacağı şey uyarmak; olmuyorsa tutanak tutup üstlerine göndermektir. Dayak atmak, hakaret etmek, meslektaşlarının önünde küçük düşürmek de neyin nesi? Bütün bunlar bir eğitimciye yakışır mı? Böyle insanlara çocuk teslim edilir mi? Öğretmen arkadaşına bunu yapan çocuklara ne yapmaz?
Öğretmenler kurulunda ve ya özel görüşmelerinde okul müdürüne yanlış yaptığını, o kadar da üzerine gitmemesi gerektiğini söyleyen öğretmen olmamış anlaşılan. Belki onları da sindirmiştir.
Yıllarca milli eğitimin içinde oldun, çok şeylere tanık oldun neden şaşırıyor ve isyan ediyorsun ki diye soranlar olabilir. Doğrudur çok olaya tanık oldum. Meslek yaşantım boyunca yönetici seçilenlerin liyakatsiz kişilerden oluştuğunu bildiğim için onlara hiç de saygı duymadım. Onlarla ya hiç muhatap olmadım ya da yanlışlarına karşı çıktım.
Eskiden kadın öğretmenler köylere, mezralara verilmez, ilçe veya büyük beldelere verilirdi. O mahrum yerlerde biz erkek öğretmenler görev yapardık. Şimdi en mahrum köylere ve mezralara bile kadın öğretmenler atanıyor. Kalacakları lojman, ev olmadığı için veya kendilerini güvende hissetmedikleri için aylıklarının yarısını vererek ilçelerde ve ya illerde ev kiralayıp servislerle köylere gidip geliyorlar.
Atanmak bir dert çalışmak ayrı bir dert. Dört yıllık çalışma sürelerinde bir kenara para koyamadıkları gibi bir de borçlanıyorlar. Biliyorum. Irmak öğretmenin benzeri şeyler yaşayan çok öğretmen olduğunu düşünüyorum. Yöneticiler, zaten doğa koşulları, ekonomik koşullar onları zorluyor bir de siz zorluk çıkarmayın, sorunlarını dinleyin ve çözüme kavuşturun.
Irmak öğretmene düğüm oldular, dert oldular, yük oldular ve o bu kadar ağır yükü kaldıramadı… Bu da hepimize dert oldu.
Annesiyle yaşayan Öğretmen Irmak Ayşe Koparan, memleketi İzmir’in Torbalı ilçesinde toprağa verildi.
Ah kızım! Ah kuzum!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ