“Bursa Aynı Projeleri 13 Yıl Daha Bekleyemez”

“Bursa Aynı Projeleri 13 Yıl Daha Bekleyemez”
  • 28 Ağustos 2026 20:47
  • A+
    A-

Özer Matlı’dan Bursa Ekonomisine 2040 Rotası: “Bursa Aynı Projeleri 13 Yıl Daha Bekleyemez”

BTSO Başkan Adayı ve Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa ekonomisinin gelecek 15 yılına ilişkin hazırladığı “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı – Vizyon 2040”ı kamuoyuna açıkladı. 60 bin BTSO üyesini merkeze alan plan; şeffaflık, hesap verebilirlik, KOBİ odaklı büyüme, yüksek teknoloji, yapay zekâ, yeni nesil üretim, ticaret bölgeleri, finansmana erişim, ihracat ve sürdürülebilir kalkınma başlıklarını kapsıyor. Matlı, “Önümüzdeki seçim iki isim arasında değil, iki yönetim anlayışı arasında bir tercih olacaktır” mesajı verdi.

Bursa iş dünyasının gündeminde son dönemde önemli bir hareketlilik yaşanırken, 28 Ağustos 2026 tarihinde dikkatlerin çevrildiği isimlerden biri de Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve BTSO Başkan Adayı Özer Matlı oldu.

Matlı, düzenlediği toplantıda Bursa ekonomisinin gelecek 15 yıllık dönemine ilişkin hazırladıkları “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı – Vizyon 2040” programını açıkladı.

Program, yalnızca bir seçim bildirgesi olarak değil, Bursa’nın üretim, ticaret, sanayi, teknoloji ve girişimcilik kapasitesini uzun vadeli bir perspektifle yeniden ele alma iddiasıyla ortaya konuldu.

Matlı, hazırlanan planın temelinde yaklaşık 60 bin BTSO üyesinin bulunduğunu belirterek, Bursa ekonomisinin geleceğinin yalnızca büyük sanayi kuruluşları üzerinden değil; KOBİ’ler, tüccarlar, esnaf, küçük üreticiler, kadın girişimciler ve genç girişimcilerin toplam kapasitesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Bursa 13 yıl daha bekleyemez”

Özer Matlı’nın 28 Ağustos tarihli toplantısında verdiği en dikkat çekici mesajlardan biri Bursa’nın uzun süredir gündemde bulunan ancak tamamlanma süreçleri uzayan projelerine ilişkin oldu.

Bursa’nın artık aynı projelerin tekrar tekrar gündeme gelmesini, takvimlerin sürekli değişmesini ve seçim dönemlerinde yeni isimlerle yeniden sunulmasını daha fazla taşıyamayacağını ifade eden Matlı, kent ekonomisinde sonuç odaklı yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu savundu.

Matlı, mevcut ve geçmiş çalışmaların tamamını yok sayan bir yaklaşım içerisinde olmayacaklarını da özellikle vurguladı.

Bursa’ya fayda sağlayan projelerin korunacağını, ancak bunların üzerine yeni değerler eklenmesi gerektiğini belirten Matlı, oda kaynaklarının nereye harcandığının ve bu kaynakların hangi somut sonuçları ürettiğinin üyeler tarafından görülebilmesi gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşım, Matlı’nın BTSO seçim sürecinde ortaya koyduğu en belirgin yönetim farklılıklarından biri olarak öne çıkıyor.

“İki isim değil, iki yönetim anlayışı yarışacak”

Matlı’nın açıklamasındaki siyasi ve kurumsal açıdan en dikkat çekici mesajlardan biri de BTSO seçimlerine ilişkin değerlendirmesi oldu.

Matlı, önümüzdeki seçimin yalnızca adaylar arasında bir yarış olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, asıl tercihin iki farklı yönetim anlayışı arasında yapılacağını savundu.

Bu çerçevede Matlı’nın ortaya koyduğu modelin temelinde;

  • Şeffaf yönetim,
  • Hesap verebilirlik,
  • Bağımsız denetim,
  • Üye odaklı hizmet,
  • KOBİ’lerin güçlendirilmesi,
  • Dijital dönüşüm,
  • Yüksek teknoloji,
  • Finansmana erişim,
  • İhracatın artırılması,
  • Yeni nesil üretim,
  • Sürdürülebilir kalkınma

başlıkları bulunuyor.

Matlı, BTSO’nun gerçek gücünün binalar, iştirakler veya birkaç büyük projeden değil, yaklaşık 60 bin üyesinin toplam ekonomik kapasitesinden geldiğini ifade ediyor.

Vizyon 2040: 2040 hedefi, 2026-2030 uygulama dönemi

Özer Matlı’nın açıkladığı plana göre “Vizyon 2040”, uzun vadeli hedefleri ortaya koyarken ilk uygulama ve sonuç alma dönemi 2026-2030 yılları arasında şekillenecek.

Matlı, 2040’ın uzak bir hedef olarak kalmaması gerektiğini, ilk dört yıllık yönetim döneminde ölçülebilir sonuçların ortaya konulması gerektiğini belirtti.

Hazırlık sürecinde 70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle temas kurulduğu, 300 saati aşan toplantılar gerçekleştirildiği ve 12 uzmandan oluşan bir ekibin sahadan gelen ihtiyaçları, Bursa’nın ekonomik kapasitesini, dünyadaki örnekleri ve BTSO’nun kaynaklarını değerlendirdiği açıklandı.

Ortaya konulan modelin temelinde, seçim dönemlerinde açıklanan ancak sonrasında takibi yapılamayan projeler yerine ölçülebilir hedeflerin oluşturulması bulunuyor.

6 dönüşüm ekseni, onlarca hamle ve çözüm önerisi

Vizyon 2040 programı, Bursa ekonomisini birden fazla alanda dönüştürmeyi hedefleyen geniş kapsamlı bir plan olarak sunuldu.

Matlı’nın açıklamasında programın 6 dönüşüm ekseni üzerine kurulduğu ve bu eksenler altında onlarca büyük dönüşüm hamlesi ile çözüm önerisinin bulunduğu belirtildi.

Planın ana yaklaşımı ise oldukça net bir ekonomik zincir üzerine kuruluyor:

Engeli kaldırmak, veriyi karara dönüştürmek, yatırımı üretime, üretimi ticarete, ticareti gelire ve geliri kalıcı refaha bağlamak.

Bu anlayış, Bursa’nın yalnızca üretim yapan bir şehir olmaktan çıkarak ürettiğini markalaştıran, pazarlayan, ihraç eden ve yüksek katma değer oluşturan bir ekonomik yapıya kavuşmasını hedefliyor.

60 bin üye merkeze alınacak

Matlı’nın planında BTSO üyeleri doğrudan merkeze yerleştiriliyor.

Büyük şirketler kadar KOBİ’lerin, küçük işletmelerin, tüccarların, esnafın, üreticilerin, kadınların ve genç girişimcilerin de ekonomik dönüşümün temel unsurları olması gerektiği vurgulanıyor.

Üyelerin belge, danışmanlık, finansman ve doğru kurumlara ulaşma süreçlerinde daha fazla desteklenmesi hedeflenirken, bazı temel hizmetlerin ücretsiz hale getirilmesi ve aidat yapısında düzenlemeler yapılması da planın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.

Matlı ayrıca, BTSO üyelerinin büyüklüklerine veya kişisel ilişkilere göre farklı muamele görmemesi gerektiğini savunuyor.

Bu yaklaşım, BTSO’nun yalnızca büyük sanayi kuruluşlarının temsil edildiği bir yapı olmaktan çıkarılıp daha geniş bir ekonomik tabana yayılması hedefini ortaya koyuyor.

“Bütçe ve iştirakler bağımsız denetime açık olacak”

Matlı’nın yönetim anlayışında şeffaflık ve hesap verebilirlik de önemli yer tutuyor.

Göreve gelmeleri halinde oda bütçesinin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve yatırımların oluşturduğu ekonomik değerin açık biçimde takip edilebilir olacağını belirten Matlı, bağımsız denetim mekanizmasının düzenli çalıştırılacağını ifade etti.

Buradaki temel hedef, yalnızca ne kadar para harcandığının değil, harcanan kaynağın üyeye ve Bursa ekonomisine ne kazandırdığının ölçülmesi.

Matlı’nın yönetim modelinde başarı kriteri proje sayısından ziyade ekonomik sonuç olacak.

Bursa’nın KOBİ’lerine yeni alanlar

Vizyon 2040’ın önemli başlıklarından biri de KOBİ’lerin üretim kapasitesini artıracak yeni sanayi ve ticaret alanları.

Matlı’nın planında Bursa’nın farklı bölgelerinde KOBİ OSB’leri, ticaret bölgeleri ve küçük sanayi sitelerinin yeni bir anlayışla planlanması hedefleniyor.

Ancak burada klasik sanayi bölgesi modelinin ötesine geçilmesi amaçlanıyor.

Yeni üretim alanlarının yalnızca fabrika binalarından oluşmaması; depolama, lojistik, showroom, ortak ofis ve eğitim alanlarını da içine alan bütünleşik ekonomik ekosistemler şeklinde tasarlanması öngörülüyor.

Doğu, batı ve kuzey aksına ticaret bölgeleri

Matlı’nın açıkladığı projeler arasında Bursa’nın farklı bölgelerini ekonomik olarak güçlendirmeye yönelik Bursa Ticaret Bölgeleri projesi de bulunuyor.

Plan kapsamında doğu, batı ve kuzey akslarında KOBİ OSB’lerle entegre ticaret bölgelerinin oluşturulması hedefleniyor.

Bu bölgelerde ortak ofis, showroom ve depo alanlarının kurulması ve işletmelerin tek başına yüksek maliyetlere katlanmadan hedef pazarlara ulaşabilmesi amaçlanıyor.

Dijital altyapıyla desteklenecek sistemde ziyaret, sipariş, satış ve ihracat gibi göstergelerin ölçülmesi planlanıyor.

Bu model, Bursa’daki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yalnızca yerel pazara bağlı kalmadan ulusal ve uluslararası pazarlara daha kolay ulaşmasını hedefliyor.

Teknoloji ve yapay zekâ Bursa ekonomisinin merkezine alınacak

Özer Matlı’nın ekonomi vizyonunda teknoloji de önemli bir yer tutuyor.

Bursa’nın mevcut otomotiv, tekstil, makine ve gıda sektörlerinin korunmasının yanı sıra mobilite, ileri malzeme, medikal teknoloji, robotik, yeşil teknoloji ve endüstriyel yazılım gibi yeni nesil sektörlere ağırlık verilmesi hedefleniyor.

Bunun yanında yapay zekânın;

  • Kalite kontrol,
  • Bakım,
  • Üretim planlama,
  • Enerji yönetimi

gibi doğrudan üretim süreçlerinde kullanılması öngörülüyor.

BUTEKOM X’in farklı sektörlere açılması ve Bursa Dönüşüm Kampüsü üzerinden ortak Ar-Ge ile pilot üretim çalışmalarının geliştirilmesi de plan kapsamında değerlendiriliyor.

“Bursa yalnızca üretmeyecek, markalaşacak”

Matlı’nın açıklamalarında Bursa ekonomisinin temel sorunlarından biri olarak üretim ile yüksek katma değer arasındaki mesafeye dikkat çekiliyor.

Bursa’nın üretim gücünün yalnızca miktar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Matlı, kentin daha fazla teknoloji, tasarım, marka, yazılım ve fikri mülkiyet satabilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Bu yaklaşım özellikle Bursa’nın ihracat yapısının geleceği açısından önem taşıyor.

Kentte güçlü üretim altyapısı bulunmasına rağmen küresel rekabetin giderek teknoloji, marka, tasarım ve fikri mülkiyet üzerinden şekillendiğine dikkat çekilirken, Vizyon 2040’ın Bursa’yı daha yüksek katma değerli üretim modeline taşımayı hedeflediği görülüyor.

Tarım ve gıda da stratejik başlıklardan biri

Özer Matlı’nın mevcut görev alanı açısından tarım ve gıda da dikkat çeken başlıklardan biri.

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı olarak Matlı’nın son dönemdeki gündeminde tarımsal üretimin güçlendirilmesi, gıda sanayisinin geliştirilmesi, üretici ile sanayicinin daha güçlü şekilde buluşturulması ve ihracat kapasitesinin artırılması önemli yer tutuyor.

Bursa Ticaret Borsası’nın son dönem çalışmalarında Yenişehir’de planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi de önemli bir proje olarak öne çıkıyor. Projenin tarımsal üretim, gıda sanayisi, lojistik, depolama ve dış ticaret imkanlarını aynı ekosistem içerisinde buluşturması hedefleniyor.

Bu başlık, Matlı’nın Bursa ekonomisi için savunduğu üretimden katma değere geçiş yaklaşımının tarım ve gıda ayağını oluşturuyor.

Bursa Ticaret Borsası’nda da yoğun gündem

Özer Matlı’nın 2026 yılı içerisindeki çalışmaları yalnızca BTSO adaylığıyla sınırlı değil.

Bursa Ticaret Borsası’nın resmi duyurularında yıl içerisinde tarımsal ticaret, gıda ihtisas OSB, ihracat, gıda UR-GE çalışmaları, üye firmaların Türkiye’nin büyük şirketleri arasına girmesi ve çeşitli sosyal sorumluluk projeleri öne çıktı.

17 Ağustos’ta Bursa Ticaret Borsası tarafından Gıda İhtisas OSB çalışmalarıyla ilgili kapsamlı bir bilgilendirme yapılırken, 19 Ağustos’ta da merhum Meclis Başkanı Mehmet Aydın adına gerçekleştirilen bir eğitim protokolü gündeme geldi.

Dolayısıyla Matlı’nın mevcut borsa başkanlığı ile BTSO adaylığı birlikte değerlendirildiğinde, önümüzdeki dönemde Bursa ekonomisinin sanayi, ticaret, tarım ve gıda sektörlerinin aynı çatı altında ele alınması hedefinin öne çıktığı görülüyor.

Ağustos ayında seçim kampanyası hızlandı

Özer Matlı’nın 28 Ağustos açıklaması, son haftalarda yoğunlaşan BTSO seçim çalışmalarının da önemli bir aşamasını oluşturdu.

Daha önce Kapalıçarşı’da esnaf ve tüccarlarla bir araya gelen Matlı, BTSO’nun gerçek gücünün binalarda veya iştiraklerde değil, her gün işyerini açan yaklaşık 60 bin üyede olduğunu vurgulamıştı.

14 Ağustos’ta açılan Birlikte Çalışma Merkezi de bu yaklaşımın bir parçası olarak öne çıktı.

Matlı burada, göreve gelmesi halinde yalnızca kendisine oy verenlerin değil, BTSO’nun yaklaşık 60 bin üyesinin tamamının yönetimi olacaklarını ifade etmişti.

28 Ağustos’ta açıklanan Vizyon 2040 ise bu söylemin daha geniş kapsamlı bir programa dönüştürülmüş hali olarak değerlendiriliyor.

Bursa’nın doğusu, batısı ve kuzeyi için yeni ekonomik model

Matlı’nın planında Bursa’nın ekonomik gelişiminin kent merkezine sıkışmaması gerektiği de vurgulanıyor.

KOBİ OSB’ler ve ticaret bölgelerinin kentin farklı akslarında oluşturulmasıyla ekonomik faaliyetlerin daha dengeli şekilde yayılması hedefleniyor.

Bu yaklaşım, özellikle Bursa’nın doğu ve batı ilçelerinde üretim yapan küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından yeni yatırım, lojistik ve pazarlama imkanları oluşturma iddiası taşıyor.

Bursa ekonomisinin yalnızca sanayi bölgeleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Matlı, ticaret, tarım, hizmet, kültür ve turizm gibi sektörlerin de kentin ekonomik geleceğinde söz sahibi olması gerektiğini savunuyor.

“Bursa büyürken yaşam kalitesi gerilemeyecek”

Vizyon 2040’ın dikkat çeken yönlerinden biri de ekonomik büyümenin yaşam kalitesinden bağımsız değerlendirilmemesi.

Matlı’nın ortaya koyduğu hedef, Bursa’nın ekonomik olarak büyürken kentte yaşayan insanların yaşam kalitesinin gerilememesi.

Bu çerçevede ekonomik büyüme ile şehir planlaması, çevre, teknoloji, ulaşım, üretim altyapısı ve insan kaynağının birlikte değerlendirilmesi gerektiği mesajı veriliyor.

Matlı, Vizyon 2040’ın sabit ve değişmez bir proje listesi olmayacağını, ekonomik şartlara ve sektörlerin ihtiyaçlarına göre güncellenebileceğini de belirtiyor.

Matlı’nın önündeki en önemli sınav: Projeleri hayata geçirmek

Özer Matlı’nın açıkladığı program, kapsamı itibarıyla Bursa iş dünyasına yönelik iddialı bir yol haritası ortaya koyuyor.

Ancak önümüzdeki süreçte asıl tartışmanın, açıklanan hedeflerin uygulanabilirliği ve somut sonuçlara dönüştürülmesi üzerinden şekillenmesi bekleniyor.

Özellikle KOBİ OSB’leri, ticaret bölgeleri, finansmana erişim, yapay zekâ altyapısı, yeni nesil sektörler, bağımsız denetim ve aidat düzenlemeleri gibi başlıkların uygulama aşamasında nasıl hayata geçirileceği BTSO üyeleri açısından belirleyici olacak.

Matlı’nın “proje sayısı değil, üyeye ve Bursa’ya sağlanan somut ekonomik fayda” yaklaşımı da kendi yönetim modelinin en önemli performans kriterlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bursa iş dünyasında yeni bir seçim tartışması

28 Ağustos itibarıyla ortaya çıkan tablo, BTSO seçimlerinin yalnızca bir başkanlık yarışı olmaktan çıkıp Bursa ekonomisinin gelecek dönem yönetim anlayışına ilişkin daha geniş bir tartışmaya dönüştüğünü gösteriyor.

Özer Matlı, Vizyon 2040 ile Bursa için 2040’a uzanan uzun vadeli bir hedef ortaya koyarken, 2026-2030 dönemini ilk uygulama ve hesap verme dönemi olarak tanımlıyor.

Yaklaşık 60 bin üyeyi merkeze alan bu modelde KOBİ’lerin güçlendirilmesi, teknoloji ve yapay zekânın üretime entegre edilmesi, tarım ve gıdanın katma değerli hale getirilmesi, ihracatın artırılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve BTSO kaynaklarının daha şeffaf biçimde yönetilmesi hedefleniyor.

Bursa iş dünyasının önündeki süreçte en önemli soru ise şu olacak:

Vizyon 2040, güçlü bir seçim programı olarak mı kalacak, yoksa Bursa ekonomisinin önümüzdeki yıllarına yön verecek uygulanabilir bir dönüşüm modeline mi dönüşecek?

28 Ağustos 2026 itibarıyla Özer Matlı’nın verdiği mesaj ise oldukça net:

“Bursa aynı projelerin ortada kalmasını, takvimlerin sürekli değişmesini bekleyemez.”

Matlı’nın ortaya koyduğu vizyon, Bursa’nın sanayi ve ticaret gücünü tarım, gıda, teknoloji, KOBİ, girişimcilik ve ihracat kapasitesiyle birleştiren; ölçülebilir sonuç, şeffaflık ve hesap verebilirlik üzerine kurulu yeni bir ekonomik yönetim modeli iddiasını taşıyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo