BOZKIRIN TEZENESİ’NE BURSA’DAN DEĞERBİLİRLİK ÖRNEĞİ

BOZKIRIN TEZENESİ’NE BURSA’DAN  DEĞERBİLİRLİK ÖRNEĞİ
  • 11 Haziran 2026 11:15
  • A+
    A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;

Kimileyin bir konser yalnızca müzik dinletisi olmaktan çıkar; bir kültürün, bir geleneğin ve ortak belleğin yeniden canlandırıldığı özel bir buluşmaya dönüşür. Bursa Dostluk Gezeği’nin Osmangazi Belediyesi’8nin katkılarıyla düzenlediği “Neşet Ertaş Gecesi”, işte böyle anlamlı ve unutulmaz bir geceydi.

Dostluk Gezeği, yıllardır Bursa’nın kültürel yaşamına değer katan çalışmalarıyla yalnızca bir müzik topluluğu değil, aynı zamanda geleneksel gezek kültürünün yaşatılmasına emek veren önemli bir kurum olduğunu bir kez daha gösterdi. Geceye katılan çok sayıda koro şefinin (Şadiye ŞENDİL, Emine GÜLEN, Rüya Sani GÜNDİLER, Figen EKİZ, Samiye BERKMEN,
Suat AYAN, İlker CANSEVDİ, Nergis Dinç YAVUZ)
aynı sahnede buluşması ise sanatın birleştirici gücünün ve dayanışma ruhunun en güzel örneklerinden biriydi.

Gecenin açılışında Dernek Başkanı Ömer Lapacı, gezek kültürünün anlamını ve yaşatılması için verdikleri mücadeleyi anlattı. Özellikle, “Kapıyı çalmasını bilene kapılar hep açıktır, kapıda bekletilmezler” sözü, yalnızca gezek geleneğinin değil, Anadolu insanının konukseverliğinin ve gönül zenginliğinin de özeti gibiydi.

Sunuculuğunu her zamanki sıcaklığı, içtenliği ve başarılı sahne hâkimiyetiyle Sebahat Mutlu’nun yaptığı gecede, Neşet Ertaş’ın Kırşehir bozkırlarından yükselen türküleri salonu dolduran yüzlerce yüreğe ulaştı. “Gönül Dağı”, “Karadır Bu Bahtım Kara”, “Hep Sen Mi Ağladın” ve “Bir Anadan Dünyaya Gelen Yolcu” gibi eserler yalnızca seslendirilmedi; adeta yeniden yaşandı.
Özellikle “Kesik Çayır”, “Dane Dane Benleri Var” ve “Şu Sevda Olmasaydı” türkülerinin art arda okunmasıyla salonun coşkusu zirveye ulaştı. Dinleyiciler kimi zaman türkülere eşlik etti, kimi zaman da sözlerin taşıdığı derin yaşam öykülerinde kendi yaşamlarından izler buldu.

Solistlertarafından seslendirilen “Haydar Haydar” ve “Acem Kızı”, Neşet Ertaş’ın sanat dünyasının ne kadar geniş bir kültürel mirasa dayandığını bir kez daha anımsattı.

İkinci bölümde ise gezek geleneğine uygun olarak ev sahipleri (Harun ARI, Cansu KARADENİZ ve Semiha BİLGEN) ve ardından konuk şefler sahne aldı. Her biri kendi yorumuyla geceye farklı renkler kattı. Türk Sanat Müziği ile Türk Halk Müziği’nin aynı sahnede buluşması, müziğimizin aslında birbirini besleyen ortak köklerden geldiğini gösteriyordu.

Şeflerin seslendirdiği eserler, yalnızca birer müzik icrası değil, aynı zamanda sanatçılar arasında kurulan dostluğun ve saygının da ifadesiydi. Bursa’nın farklı korolarında görev yapan şeflerin aynı amaç etrafında buluşması, kentimizin sanat hayatı adına sevindirici bir tablo oluşturdu.

Gecenin finalinde ise Bursa’nın değerli bestecilerinden Erdinç Çelikkol’un bestesi olan “Gel Gönlümü Yerden Yere Vurma Güzel” eserinin tüm şefler ve dinleyiciler tarafından birlikte söylenmesi unutulmaz anlardan biri oldu. Salondaki herkes aynı ezgide buluşurken, müziğin insanlar arasındaki görünmez bağları nasıl güçlendirdiğine bir kez daha tanıklık edildi.

Neşet Ertaş, yaşamı boyunca türküleriyle Anadolu insanının sevincini, hüznünü, aşkını ve yalnızlığını anlattı. Bursa Dostluk Gezeği’nin düzenlediği bu anlamlı gece, Bozkırın Tezenesi’ne duyulan saygının ve vefanın güzel bir örneği olarak hafızalarda yerini aldı.

Türküler sustu belki ama Neşet Ertaş’ın sesi, sazının tınısı ve Anadolu’nun o içten dili, gece boyunca gönüllerde yaşamaya devam etti.

Emeği geçen Bursa Dostluk Gezeği yönetimine, Osmangazi Belediyesi’ne, gecede görev alan koro şeflerine, solistlere, saz sanatçılarına ve salonu dolduran tüm sanatseverlere teşekkür ediyoruz. Çünkü kültür ancak paylaşıldıkça yaşar, türküler söylendikçe ölümsüzleşir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ