Hacı Filik’ten “statü” tartışmasına tepki: “Sırada maaş mı var?”
Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı Hacı Filik, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın olası statüsü, İmralı’daki yaşam koşulları ve TBMM’de yürütülen süreç üzerinden hükümete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Filik, kamuoyunda tartışılan iddialar üzerinden “Sırada terörist başına maaş bağlanması mı var?” sorusunu gündeme taşıdı.
Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı Hacı Filik, Türkiye’nin son dönemdeki terör ve güvenlik gündemine ilişkin yazılı bir değerlendirme yayımladı. Filik, açıklamasında özellikle Abdullah Öcalan’ın gelecekteki konumu ve kendisine yönelik olası düzenlemelere ilişkin kamuoyuna yansıyan tartışmaları eleştirdi.
Açıklamasına “Maaş da bağlanacak mı? Statü isterim diyen teröristbaşına sırada ne verilecek?” sorusuyla başlayan Filik, Türkiye’nin terörle mücadele konusunda atacağı adımların kamuoyu tarafından yakından takip edildiğini belirtti.
“Aynalı kemer” benzetmesiyle tepki gösterdi
Filik, açıklamasında Yozgat yöresine ait “Aynalı Körük” türküsünün hikâyesinden hareketle, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri bir benzetmeyle değerlendirdi.
Türküdeki gelinin talepleri üzerinden “şart koşma” benzetmesi yapan Filik, bugün Abdullah Öcalan’ın statüsü ve yaşam koşulları üzerinden yürütüldüğünü ileri sürdüğü tartışmaları bu hikâyeye benzetti.
Filik, açıklamasında, “Karşımızda masum bir halk hikâyesinin gelini yok” ifadelerini kullanarak, Abdullah Öcalan’ın geçmişte aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ve terör örgütü PKK ile bağlantısına dikkat çekti.
Kamuoyuna yansıyan “250 metrekare yaşam alanı” ve “statü” tartışmalarını da değerlendiren Filik, bu konuların Türkiye açısından kabul edilemez tavizlere dönüşebileceğini savundu.
“Maaş da bağlanacak mı?”
Açıklamasının en dikkat çekici bölümünde Filik, “Sırada ne var?” sorusunu gündeme getirdi.
Filik, kamuoyunda tartışılan yaşam alanı ve statü iddialarının yanı sıra, süreç kapsamında yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini öne sürerek, “Sırada ne var; terörist başına maaş da bağlayacak mısınız?” diye sordu.
Bu sorunun yalnızca siyasi bir polemik olmadığını savunan Filik, söz konusu tartışmaların şehit aileleri ve gaziler açısından da hassasiyet taşıdığını ifade etti.
“Şehitlerin hatırası göz ardı edilmemeli”
Türkiye’nin terörle mücadele tarihinde çok sayıda güvenlik görevlisi ve sivilin hayatını kaybettiğini hatırlatan Filik, yeni süreçlerde şehitlerin ve gazilerin hatırasının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Filik, açıklamasında terörle mücadelede hayatını kaybeden asker, polis ve sivillere atıfta bulunarak, devletin terör örgütleriyle mücadelede tavizsiz bir hukuk anlayışını koruması gerektiğini savundu.
Terör sorununun çözümünde siyasi pazarlık yerine devlet kurumlarının ve hukuk düzeninin belirleyici olması gerektiğini ifade eden Filik, Türkiye’nin terörle mücadele politikasında millî iradenin esas alınması gerektiğini dile getirdi.
“Terör tavizle değil, devlet aklıyla biter”
Filik, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yürütülen tartışmalara da değindi.
Terörün sona ermesinin toplumun ortak beklentisi olduğunu belirten Filik, ancak bu hedefe ulaşılması adına terör örgütü elebaşına özel bir siyasi statü verilmesine karşı olduklarını söyledi.
Filik, açıklamasında terörün sona erdirilmesi konusunda hukuk, güvenlik politikaları ve devlet kurumlarının belirleyici olması gerektiğini savunarak, “Terör tavizle değil, devlet aklıyla biter” görüşünü dile getirdi.
“Kürt vatandaşlarımızı terörle aynı kefeye koymuyoruz”
Açıklamasında Kürt vatandaşlarına ilişkin de mesaj veren Filik, Zafer Partisi’nin Kürt vatandaşları ile terör örgütlerini birbirinden ayrı değerlendirdiğini belirtti.
Filik, “Biz Kürt vatandaşlarımızı terörle asla aynı kefeye koymadık, koymayız” diyerek, eleştirilerinin Kürt vatandaşlara değil, terör örgütü ve örgütün lider kadrosuna yönelik olduğunu ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının etnik kökenleri ne olursa olsun eşit ve ayrılmaz bir bütünün parçası olduğunu savunan Filik, siyasi tartışmaların vatandaşlar ile terör örgütleri arasında ayrım yapılmadan yürütülmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Meclis, İmralı’dan akıl alacak bir makam değildir”
Filik, açıklamasının son bölümünde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin konumuna da dikkat çekti.
TBMM’nin Türk milletinin iradesini temsil ettiğini belirten Filik, Meclis’in herhangi bir terör örgütünün veya terör örgütü liderinin talepleri doğrultusunda hareket etmemesi gerektiğini savundu.
Filik, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin Gazi Meclisi, İmralı’dan akıl alacak bir makam değildir. Türk milletinin iradesi, bir teröristin taleplerine göre şekillendirilemez. Şehitlerimizin aziz kanı ve gazilerimizin onuru, masa başı hesaplarına konu edilemez.”
“Türk devletini Türk milleti yönetecek”
Hacı Filik, açıklamasını Türkiye’nin terörle mücadelede güçlü bir devlet iradesine sahip olması gerektiğini belirterek tamamladı.
Terör örgütleriyle mücadelede hukukun ve devlet kurumlarının belirleyici olması gerektiğini ifade eden Filik, kamuoyunda “çözüm” veya benzeri başlıklarla yürütülen tartışmaların Türkiye’nin üniter yapısı ve millî bütünlüğü açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Filik, açıklamasının sonunda “Türk devletini Türk milleti yönetecek” ifadelerini kullanarak, terörle mücadele konusunda partisinin tavrının değişmeyeceği mesajını verdi.
Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı Hacı Filik’in açıklaması, Türkiye’de terörle mücadele ve Abdullah Öcalan’ın gelecekteki konumuna ilişkin tartışmaların devam ettiği bir dönemde, muhalif bir siyasi değerlendirme olarak kamuoyuna yansıdı.
