GDP Bursa’dan ‘baraj’ tepkisi! “Eğitime darbe üstüne darbe”
Gelişim ve Demokrasi Partisi Bursa İl Başkanı Zeki Baştürk, üniversite girişlerde koyulan puan barajının kaldırılmasının üzerine basın açıklaması yayınladı.

Başkan Zeki Baştürk’ün basın açıklaması şu şekilde; “Eğitime darbe üstüne darbe . Ulusal eğitim, öylesine sağlam temeller üzerine kurulmuş ki..Her yediği darbede şöyle bir sarsılıyor, sallanıyor ama yine dikeliyor. Eğitim direndikçe daha bir öfkeleniyor, hınçlanıyorlar. Daha bir şiddetle vuruyorlar darbelerini.
İlk darbeyi Köy Enstitüleri’ne vurdular. Aydınlanmanın kalesiydi onlar. Köylere ışık ve bereket götürecek köy çocuklarının okullarıydılar. Yetmedi. Köy çocuklarına yüksek öğrenim olanağı sağlayan Yüksek Öğretmen Okulları’nı hedef aldılar. Kestiler köy çocuklarının aydınlanma yolunu.
Eğitim Enstitüleri kapatıldı. Sonra İlköğretmen okulları. Öğretmen kaynağı kurutuldu. Çorak topraklarda kuruyan derelerde yetişen ürün nitelikli olur mu hiç? Öğretmenlerin yeri, farklı mesleklerden kişilerle dolduruldu. Öğretmenin yeri doldurulur mu?
Köy okulları kapatıldı. Taşımalı eğitime geçildi. Öğretmenin yerini imamlar aldı. İmamdan bilimsel eğitim vermesi beklenir mi?
Sınav sistemleriyle oynandı sürekli. İmam Hatip Liseleri’nin üniversiteye girmesinin önü açıldı. Öğrenciyi düşünmeye yöneltecek felsefe dersleri kaldırıldı. Yeteneklerini geliştirecek, resim, müzik , beden eğitimi, drama gibi dersler programdan çıkarıldı.
Alamadılar hızlarını. Darbeler, çoğaldıkça, darbelerin şiddeti arttıkça öfkeleri daha da artıyordu. Seçmeli dersleri zorunlu hale getirerek öğrenciler din derslerine yönlendirildi. Burunlarından solumayı sürdürdüler. Bu kez her okulu İmam Hatip’e çevirdiler. Kayıt sistemine el attılar. En yakın okula kayıt zorunluluğu ile herkesi imam Hatip’lere gitmeye zorunlu kıldılar.
Bitmedi. Şimdi de üniversiteye girişte uygulanan baraj sistemine el attılar. AKP , (20) yirmi yıldır eğitim sistemini yapboza çevirdi. Eğitimin hiçbir paydaşına sormadan, bilime ve akla kulak vermeden, üniversiteye giriş sınavında yaşamsal değişiklikler yaptı.
Üniversiteye girişte TYT ( Temel Yeterlilik Testi – Yükseköğretim Kurumları Giriş Sınavı 1. Oturumu) ve AYT ( Alan Yeterlilik Sınavı- Yükseköğretim Kurumları Giriş Sınavı 2. Oturum) sınavlarında baraj sistemi kaldırıldı. Yerleştirmede ortaöğretim başarı puanının esas alınacağı belirtildi. (135) dakika olan TYT’nin süresi 165 dakikaya uzatıldı. Amaç bir taşla iki kuş vurmak değil birkaç kuş birden vurmaktır.
Baraj puanlarının düşürülmesi ile ne yapılmak istenmektedir?
a) İktidar, sorgulayan bir kuşak olan Z kuşağını, umut satarak ele geçirmek çabasındadır. Açıkçası , bu bir seçim yatırımıdır.
b) “Her ile bir üniversite ” sloganıyla çıktıkları yolda umduklarını bulamadılar. Kent üniversitelerinin boş kalan kontenjanlarını ve tarikat yurtlarını bu yöntemle doldurmak istemektedirler.
c) Şu anda bile her dört gençten birinin işsiz olduğu gerçeği varken öğrencileri üniversiteye alarak genç işsizlik oranını düşürmek amaçlanmaktadır.
d) Sınavlar, okullardaki başarısızlığı gözler önüne sermektedir. Bir milyon öğrenci barajı geçememiş; binlerce öğrenci sıfır puan almıştır. “Şu kadar genç barajı geçemedi” haberlerinin önüne geçmek, başarısız ve niteliksiz eğitimi gizlemektir amaç.
e) Üniversiteye girişte salt ortaöğretim başarı puanının esas alınması, adaletsizlik yaratacaktır. Her türlü desteğin verildiği imam hatiplerle , velileri memnun etmek için bol keseden not dağıtılan özel okul öğrencilerinin ayrıcalıklı olacağı kaçınılmazdır.
Adaletsizliğin egemen olacağı bir eğitim sistemi uygulanacaktır. “Bastır parayı al notu ” dönemi başlatılacaktır.
f) İki soruyu bilenin üniversiteye gireceği bu uygulama, çalışkanı cezalandırma, tembeli ödüllendirmedir. Çalışkan öğrenciyi soğutacak , tembel öğrencinin sırtı sıvazlanacaktır.
g) Gerçek not vermek isteyen, öğretmenler de risk altına girecektir. Yüksek not vermeleri istenecektir.
g) Sınav süresinin bilime ve değerlendirme ilkelerine aykırı olarak yarım saat daha uzatılması da ayrı bir sorundur. Yoğun stres yaşayan kimi gençlerin bilgi sahibi oldukları halde stres nedeniyle sınavda başarısız olacağı açıktır.
h) İktidar, her genci üniversiteli yaparak akademik ve bilimsel bilgiyi sıradanlaşturmak istemektedir.
Eğitime vurulan bu darbenin adı umut sömürüsüdür. Üniversiteleri liseye geriletmektir. Gençlerin , dolaylı olarak ülkenin geleceğini seçim yatırımı yapmaktır.
Her kurumu değersizleştiren, her kurumu çökerten iktidar, eğitime vurduğu son darbeyle eğitimi de yerle bir etmiştir.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.
Zeki BAŞTÜRK”