Demokrat Zafer

DERVİŞ ERDEM İLE EĞİTİM ÖĞRETİM ÜZERİNE..!!

Uzun yıllardır sendikal faaliyetler içerisinde olan Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Derviş Erdem ile başta okuyucularımızdan gelen sorulara cevaplar olmak üzere birçok konuyu ele aldığımız, masaya yatırdığımız detaylı bir röportaj gerçekleştirdik.
***Derviş Başkanım Eğitim Sen’e konuk olacağımızı sosyal medyadan da paylaşınca oradan da birçok soru geldi.Okuyucu sorularıma geçmeden Derviş Erdem kimdir sizi tanımak isteriz başkanım.
—-Bizlere sendikamıza böylesine güzel bir fırsat tanımış olduğunuz için ben de sizlere teşekkür etmek istiyorum.1965 Ankara doğumluyum.Göreve başladıktan sonra Eğitim Sen üyeliğimi başlattım. 2001 yılından beri Bursa’dayım. Bursa’da ve başka illerde Eğitim Sen’in her türlü kademesinde görev aldım. İş yeri temsilciliği, Denetleme Kurulu üyeliği, Disiplin Kurulu üyeliği ve son olarak 2 dönemdir de Bursa İl şube Yürütme Kurulu Başkanlığı yapıyorum.Evliyim iki tane çocuğum var.Bir tanesi İstanbul’da üniversitede okuyor, diğeri de endüstri mühendisi olarak üniversiteyi bitirdi,şu anda çalışıyor.
*** Gelen sorulara baktığımızda yetkili sendikanın görevini tam yapamamasından bahsetmiş okuyucularımız,ülke genelinde çok fazla sendika üyesi olmasına rağmen yine de tam bir sonuç alınamamasına dem vurmuşlar.

HERKES YAPARSA EĞİTİM SEN YAPAR, KESK YAPAR DİYOR..!!

— Hep okullardayız arkadaşlarımızın tamamı Eğitim Sen üyesi olsun ya da olmasın bir şey yapılacaksa eğitim alanında Eğitim Sen yapar KESK yapar diyorlar herkes bunu kabul ediyor.Fakat maalesef ülkemizde muhalif olmaktan kaynaklı arkadaşlarımız da korku var. Bir de okul idarecilerinin tamamı yetkili sendika dediğimiz sendikanın siyasi iktidara yakınlığı ile hatta siyasi iktidarla dirsek temasında çoğunlukla bulunan sendikanın üyeleri okul idarecileri. Böyle olunca öğretmen arkadaşlarımızın zaman zaman hani bizim haberimiz olmadan, haberimiz olduğunda müdahale ediyoruz ama baskıyla bu Büyükşehir’lerde çok olmuyor fakat Doğu’da, Güneydoğu’da bunu açık açık yapıyorlar. Özellikle göreve yeni başlayan arkadaşlarımızın başlama evraklarının içerisine sendika üyelik formunu da koyarak imzalattırıyorlar böyle olunca sayıları artıyormuş gibi gözüküyor. Aslında son 6 dönemdir yapılan toplu sözleşmelere baktığımızda toplu sözleşmelerde çok ciddi kayıplarımız var. Hatta geçen dönem toplu sözleşmeden alacağımız zam oranının 6 katı kadar enflasyon farkı almak zorunda kaldık. Yani bu da toplu sözleşmenin ne kadar sağlıksız yapıldığını gösteriyor bizlere.

SENDİKALAŞMA YÜKSEK AMA SORUNLAR KATLANARAK ARTIYOR..!!

Arkadaşlarımız haklı sendikalaşma oranı çok fazla ama sorunlarımız katlanarak artıyor. Bugün işte yine 5-6 tane okul gezdim, kendim 5 saat derse girdim, ondan sonra da çıktık bir arkadaşımımızla birlikte okullara gittik.Gittiğimizde arkadaşlarımıza ilk sorduğum şey şudur; Bize söylemek istediğiniz bir şey, eleştiriniz, önleriniz şikayetiniz dediğimizde arkadaşlarımızın genelde söylediği “neden tek bir sendika yok”söylemi oluyor.Bu aslında biraz kaçamak bir cevap oluyor. Tek bir sendika olması mümkün değil günümüz şartlarında. Tabii ki de birkaç tane farklı sendika olmalı.Yetkili Sendika ne yapıyor? diye sormuştu okuyucularımız.Bir şey yapmıyor. Niye yapmıyor?Mesela biz farklı konularda bir araya gelebiliyoruz, mesela promosyonlar konusunda bir araya gelebiliyoruz, bütün sendika başkanları ile bir araya geldik, gittik bankaların Bölge Müdürleri ile görüştük. İlçe milli eğitim müdürlükleri ile il milli eğitim müdürlükleri ile görüştük bir araya gelebiliyoruz, sıkıntı yok ama bakanlığa karşı ya da siyasetçilere karşı bir iş yapacağımız zaman bizimle bir araya gelmiyorlar.

İZİN VERDİKLERİ ÖLÇÜDE SENDİKACILIK YAPIYORLAR..!!

Göbekten bağlı sendikalar bunlar.Öyle olduğu için onların izin verdiği ölçüde bir şeyler yapabiliyorlar.Onlar yok bunu yapamazsın dedikleri zaman asla yapmıyorlar.13 Ocak’ta ki etkinlikte bile onların durumları çok farklıydı. Aslında 3. grup olmalarına gerek yoktu.Onlar bizimle birlikte o eyleme katılabilirlerdi ama geç kaldılar, geç kalmalarının sorumlusu sanki biz mişiz gibi öyle bir açıklama yaptılar. Genel merkez düzeyinde 5 tane Konfederasyon bir araya gelmiştik, genel merkez düzeyinde bir araya gelinmese bile biz burada ortak iş yapabiliyoruz.Daha önceden de yaptık, örnekleri var. O arkadaşlara da biz bir çağrı yaptık. 13 Ocak’la ilgili gelin birlikte yapalım diye. Bu arkadaşlar bizim genel merkezlerimiz öyle bir karar almadı, alırsa biz de katılırız gibi bir açıklama yaptılar ,sürüncemeye bıraktılar.Toplantı yapıp bazı kararlar aldık. O kararlarda şuydu;Siyasi parti temsilcilerini konuşturmayacaktık,milletvekilleri gelse bile gelen kişinin ismini söyleyeceğiz ama söz vermeyeceğiz dedik.Ya da işte Belediye Başkanı gelirse söz vermeyeceğiz konuşturmayacağız dedik.Hava da soğuktu o gün biliyorsunuz tüm gün yağmur yağdı. Konuşmalarla insanları boğmayalım dedik böyle bir karar aldık.Sonra İki üç gün geçtikten sonra arkadaşlar biz de katılmak istiyoruz dediler. Tabii ki dedik katılabilirsiniz ama alınan kararları bildirdik kürsüden söz vermeyeceğiz. Bu şartlarda katılmak istiyorsanız katılabilirsiniz dedik. Sonra onu farklı bir şekilde anlatarak ifade etmeye çalıştılar.Özet olarak İşte o yetkili Sendikanın ortak eylemlere katılmamasını sebebi siyasi sebeptir başka hiçbir şey değil.

*** Meb’in yaptığı protokollerle ilgili yine birkaç soru gelmiş. Başkanım neler söylersiniz bu konuda daha önceden böyle şeyler var mıydı diye de yine hatırı sayılır sayıda sorular gelmiş?

EĞİTİM SEN HER ZAMAN ÖZGÜRLÜKLERDEN YANA OLMUŞTUR..!!

—-4+4 ile birlikte okulların çoğunu İmam Hatip’e dönüştürdüler.Geçenlerde bir okula gittim. Anadolu İmam Hatip Ortaokulu Anadolu Mahallesi’nde 3 katlı bir bina yaklaşık 1000 öğrenci kapasiteli bir okul okulda 150 tane öğrenci vardı, okul bomboş duruyor. İmam Hatip Ortaokulu kimse gitmiyor, öğrenci tercih etmiyor ve birçok yerde en az 10 yerde kapasitesinin %10-%20’si ile eğitim öğretime devam eden İmam Hatip Okulları var.Bu protokollerin birçoğuna dava açtık, birçok iptal edildi ama yine mahkemelerde yavaş çalışıyor biliyorsunuz siyasi kararlar da verdi hepimiz biliyoruz bazıları da iptal edilmedi. Nerede yapılıyor bunlar Setbaşı’nda olmuyor, Nilüfer’de bir okulda olmuyor ama Gürsu’da oluyor, Kestel’in bir kısmında yapılabiliyor.Bunlar özellikle Din Kültürü Ahlak Bilgisi öğretmenlerimizi rahatsız ediyor. Bir kısmı evet siyasetten baktığı için itiraz etmiyor ama bir kısmı gerçekten akılcı baktığında bu iş benim işim ben bu konuda eğitim almışım, formasyonum var, çocuklarla nasıl iletişim kuracağımı biliyorum ama bunu bilmeyen birilerin gelip bu çocuklarla iletişim kurmamaları gerektiğini söyleyebiliyorlar. Bakanlık açıklamasını da biliyorsunuz bunları Stk olarak tanımladı. Bunlar kesinlikle Stk değil. Şunu da söyleyeyim,bu arada bizim Eğitim Sen’in inançla ilgili hiçbir derdimiz yok. Bizim kendi tanımladığımız bir laiklik tanımı da yok. Biz kesinlikle özgürlüklerden yana inancını yaşamak isteyen herkesin inancını yaşasın isteyen, çocuğuna dini eğitim aldırmak istiyorsa o eğitimi aldırsın onu sağlıyoruz.Herkesin özgürlüğünü sağlayan bir sendikayız.Bizim şöyle bir laiklik şudur bunun dışına kimse çıkmayacak öyle bir derdimiz yok. Ama herkesin belli bir kalıba sokulmasına itiraz ediyoruz.Derneklerle, vakıflarla hiçbir pedagojik eğitimi olmayan insanların okullara girerek oralarda öğrencilerimizle karşı karşıya gelmesine itiraz ediyoruz.
***Başkanım yine eğitim öğretimde yaşanılan sıkıntılarla ilgili çok soru gelmiş yardımcı personel ,idari personel, temizlik personelleri, güvenlik personelleri ile ilgili sorunlar gelmiş.Geçen sene beğenmediğimiz toplum yararına çalışma programını bu sene arar olduk gibi yorumlarda gelmiş.Neler söylersiniz bu anlamda.?

SIKINTILAR HALA DAHA BİTMEDİ..!!

—Yıllardır okullarda yardımcı Personel yok.Yıllardır okullarda temizlik İŞKUR’dan görevlendirilen 6- 7- 8 aylığına görevlendirilen ki orada da devlet vatandaşına hakkını vermiyor.Emeklilikte bir takım haklar kazanamasın diye az süre veriyor. 12 ayı doldurmadan çalıştırıyor. Yaz tatillerinde çalıştırmıyor. Onlara para vermiyor buna bile biz itiraz ediyorduk.Diyorduk ki kadrolu yardımcı personelle okullarımız temizlensin her dönem okul müdürleri gidiyor İşkur’la bireysel ilişkilerinden dolayı,ya da ilçe, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gidiyor.Aman ne olur benim okuluma 2 tane yardımcı personel gönderin gibi okul müdürleri bunlarla uğraşıyor. Biz bunlara hep itiraz ediyorduk. Bunun doğru olmadığını, bunun kesinlikle kadrolu personelle yapılmasını söylüyorduk. Okulların açılmasına bir hafta kala artık Typden değil İup denen bir sistemle yardımcı personelle okulların temizliği yapılacak dendi. Nedir bu İup denilen sistem.İlk 1 ay tam zamanlı çalışacak bir aydan sonra yarı zamanlı ,haftada 2 gün ,3 gün çalışacak günlük yevmiyesi 566 lira. Günlük 600 lira olsa haftada 3 gün çalışacak 1800 lira onu da 2000’e yuvarlayalım haftada 2.000 lira.Onu 4 ile çarpsanız ayda 8000 lira. Bu şekilde okulların temizleneceğini düşünüldü.Okulların çoğu bu şekilde personel bulamadı, varsayalım buldu 3 gün temizlik yapıldı diğer iki gün ne yapılacak.Yada hafta sonları bazı okullarda kurslar yapılıyor o zaman ne olacak, bunlar hiç düşünülmedi!! Bu şekilde yapılamadı olmadı bazı okullar okulların bölgeleri var biliyorsunuz o bölgeden öğrenci alıyorlar bölge dışından almak zorunda değil ama bazı okulların şartları daha iyi olduğu için bölge dışından gelen öğrenciler okula girebiliyor. Oraya gittiklerinde de o okullarda 50.000 ila 150.000 arasında kayıt parası alındığını çok kez duyduk. Bu okullarda yardımcı personel sorunu yok, güvenlik sorunu yok. Örnek veriyorum Yavuz Selim’de 1.500 tane öğrencisi olan okul var bölge dışından öğrenci de alamıyor bölge dışından kim gedipde Yavuz Selim’e öğrencisini versin.Öğrenci alamıyor para alınamıyor temizlik yapılamıyor. Geçen dönem sonunda bir okula gittim o bildiğiniz beyaz fayans simsiyah olmuş, ayağınızı sürttüğünüzde neredeyse çamur çıkacak şekilde kirlenmiş. Okula girdiğinizde zaten ağır kokuyu hissediyorsunuz.O derecede kötü ama bunu maalesef okul müdürleri ilçeye sorun olarak bildirmiyor. Çünkü ilçeye gittiğinde ilçe yapamıyorsan bırak, yapacak arkadaşlar var diyor. İlçe il’e bilgi vermiyor, il bakanlığa bilgi vermiyor işte öyle her şey çok güzel gidiyor diye zannediyorlar.
*** Bursa’da yine taşınan okullarla ilgili sorular gelmiş bir okuyucu Çelebi Mehmet Lisesi’nin yıkıldığı 6 yıl oldu orada değnekçiler türedi diye de eklemiş.?

ÖĞRENCİLERİMİZ,ÖĞRETMENLERİMİZ,VELİLERİMİZ ZARAR GÖRÜYOR..!!

—Evet 6 yıl kadar bir süre oldu yaklaşık 6 yıldır Çelebi Mehmet Lisesi’nde öğrencileri öğretmenleri aşağıdaki Yıldırım Beyazıt Lisesine gittiler.Ben oraya birkaç kere gittim. Herkes orada çok büyük sorunlar yaşıyor. 5 kişilik bir aile var ve oraya aynı daireye 5 kişilik bir aile daha geliyor öyle düşünün. Bu gerçekten büyük sıkıntı şimdi bu sene de Yıldırım Beyazıt Lisesi’de yıkılıyor. Yıldırım Beyazıt lisesindeki iki okuldan biri buradaki Setbaşı Ortaokuluna gelecek Setbaşı Ortaokulunda 2’li öğretmenime geçildi. Öğleden sonra Çelebi Mehmet Lisesi olacak.Yıldırım Beyazıt Lisesi de az önce bahsettiğim İmam Hatip Ortaokulu’na boş olan okula geçtiler.Maalesef böyle sıkıntılar yaşanıyor. İlkokul öğrencilerinin ortaokul öğrencilerinin oturduğu sıralara lise öğrencileri oturacak bu da büyük sıkıntı. Yıldırım Beyazıt Lisesi binası yıkılıp yeniden yapılacak.Hiç iyimser değilim bu konuda Bakanlığın bütçesinden yatırımlara yeterince pay ayrılmıyor. Bursa’da depreme dayanıklı olmadığından dolayı yıkılıp yeni yapılan okulların tamamına yakını hayırsever vatandaşlar tarafından yapılıyor.Zaten görüyorsunuz okulların isimleri de değişiyor zaten bir Okulun ismi değişmişse bilin ki orayı hayırsever bir insanımız yapmıştır.Çelebi Mehmet Lisesi’nin akıbeti odur 6 yıla yakındır biraz önce söylediğiniz gibi bir kısmı otoparka dönüşmüş ,bir kısmı orman gibi olmuş, çimenlerç yabani otlar orayı sarmış insanlar araçlarını park ediyor araçlarını park ettikleri için de birileri orada kendine görev edinmiş otopark ücreti istiyor.Umarım kısa zamanda orası yapılır. Çünkü eskisi gibi de değil artık biliyorsunuz böyle bir karar verildiğinde para olduğunda kaynak olduğunda 5 ayda biter. Önemli olan niyetin olması kaynağın oraya aktarılması. Bunun gibi Bursa’da 8 tane bu şekilde toplam okul var. 8 tane okul farklı farklı yerlerde eğitim öğretim görecek okulun kimi temelden yıkılıp yapılacak kiminin de güçlendirmesi yapılacak. Bu arada olan kimi oluyor? Öğrenciye oluyor, öğretmeni oluyor,veliye oluyor maalesef.
***Yine yeni sistem Maarif modeli ile ilgili sorular gelmiş pek farklı değişiklik de yok diye eklemiş bazı okuyucularımız.Siz neler söylersiniz bu konuda?

KİMSEYE SORULMUYOR,DANIŞILMIYOR OLDU BİTTİYE GETİRİLİYOR..!!

—-Böyle değişiklikler yapılırken bakanlık çoğu zaman aynı şeyi yapıyor, bizlere sormuyor.Ne sendikalara soruyor ne öğretmenlere soruyor. Ne eğitim bilimcilerine soruyor, kimseye sormadan yapıyor ve bir de şunu söylüyor; 10 yıllık hazırlık diyor ne zaman kime ne sordun öğretmenlere mi sordun kimlere sordun da bu kadar hazırlık yapıldı.Sonra da önerileriniz varsa destek verin dendi,binlerce sayfalık müfredat hazırlığına bir haftada kim nasıl bakacak onu nasıl yorumlayacak.Bu imkansız.Kaldı ki zaten bunu açtığında hazırlık için öneriler alacağız dendiğinde ders kitaplarının hazırlanmaya başlandığını öğrendik.Siz de orada ne tür öneri yaparsanız yapın zaten kitaplar hazırlanmaya başlamıştı, böyle olunca bugün yine işte okulları gezerken arkadaşlar öyle itiraz ediyor ki; Özellikle İngilizce öğretmeni arkadaşlarım, Türkçe öğretmeni arkadaşlarım biz o sınavları hazırlayabilmek yapabilmek adına ders yapamıyoruz zaman kalmıyor diyorlar. Özellikle Türkçe ve İngilizce’de Konuşma sınavı ,dinleme sınavı, dil sınavı, sözlü sınav sürekli sınav bir dersten 10 saat sınav yapıyorsan 2 saat 3 saat ders yapılmaz durumda kalıyor arkadaşlarımız bu da aynı zamanda arkadaşlarımıza ek bir yük getiriyor.Evde ders çalışmak ,evde sınav kağıdı okumak evde yapılan konuşmayı dinlemek zorunda kalan arkadaşlarımız çok fazla. Hiçbir şey sormadan danışmadan bir şeyler yapılıyor ve geri adım da atılmıyor. Israrlı davranılıyor.
***Aşağı yukarı final sorularından bir tanesi 14-15 soru gelmiş maaş farklılıkları ile ilgili..

MAAŞ FARKLILIKLARI ÇOK FAZLA..!!

—- Şu an ülkede aşağı yukarı 100.000 tane öğretmenimiz ücretli öğretmen olarak çalışıyor. 17.000 hatta onun da altında alan arkadaşlarımız var. Ders saati ücreti olarak o kadar alabiliyorlar ancak. Ve bu arkadaşlara bu kadar az almalarına rağmen ücretleri bir aydır da ödenmiyor. Yeni başlayan bir arkadaş şu anda 43-44 bin lira maaş alıyor. Yasalaşan Öğretmenlik meslek kanunu ile birlikte Uzman öğretmen ve Başöğretmen var. maaş farkları oradan kaynaklanıyor.Zaten bütün öğretmenler mesleğinde alanında uzmandır bu unutulmamalı.Öğretmen arkadaşların sınava başvurmalarının sebebi eğitim öğrenime katkısı olacağı için ya da kendini geliştireceği anlamında katkı olacağı için değil, vereceği bir kaç bin lira fazla para için başvuruyorlar bunu bile göremiyorlar maalesef.Normal kadrolu öğretmenle uzman öğretmen arasında yaklaşık 7.000 lira fark ediyor, uzman öğretmenle de Başöğretmen arasında 7 bin lira daha fark ediyor. Baktığınızda ücretliler perişan, sözleşmeli, normal, uzman, Başöğretmen aynı işi yapan Arkadaşlar arasında kadro derecesine göre işte 17 ile 70.000’i bulan maaş farklılıkları bulunmakta.
*** Yine emeklilerden birçok soru gelmiş Başkanım.emekli öğretmenlerimiz seyyanen zamlar bize yansımadı çok zor durumda kaldık. Eskiden emekli ikramiyesi ile ev alınırken şimdi ikinci el araba bile zor alınıyor gibi eklemelerde bulunmuşlar.

ALDIĞIN MAAŞIN YARISINDAN DA AZ EMEKLİ MAAŞI..!!

—- Yani bir uzman öğretmen düşünün 60 bin lira maaş aldığını yaklaşık 10 bin Lira da ders ücreti de alır. Yani 70.000 lira alıyorsa emekli olduğunda alacağı en fazla 32 bin lira. Yarı yarıyadan daha az bir maaş.O yüzden kimse emekli olmuyor geçen sene verilen seyyanen zamdan sonra birçok emekli olmak isteyen arkadaş dilekçelerini geri çekti. 30 32 bin lira civarı emekli ücreti alacaksın aldığın emekli ikramiyesi işte 20 yıl önce emekli ikramiyesi ile bir ev hatta bir miktarda kenara para kalırken şimdi 1 milyon 100 bin- 200 bin lira emekli ikramiyesi ile İkinci el araba aaaanca alabilirsin. Bu rakamları ev almak mümkün değil bir de evde kirada isen 32.bin’ in yarısı da kiraya giderse sıkıntı daha da büyüyecektir demektir.

***Birçok soruya cevap almaya çalıştık,bazı konuları sayfamıza alamadık sayfamız almadığından.Bizim soymayı unuttuğumuz sizin eklemek istediklerinizi alarak tamamlayalım isterseniz değerli başkanım?

MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK..!!

— Bir çoğunu konuştuk. Şunu söyleyebilirim özellikle meslek Kanunu’nda dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir meslek kanunu çıkarttılar.Biz bunun çıkmaması adına elimizden gelen her şeyi yaptık.Geçen Temmuz ayında Ankara’da mecliste açıklama yapmak için 10 saate yakın bekledik ,yaz yağmuru yedik. Hayatımda o kadar ıslanmamıştım .3 gün kadar orada kaldık. Hatta Ankara’daki görevli arkadaşlar bir aya yakın orada direndiler,nöbet tuttular gece gündüz bu yasanın bu haliyle çıkmaması İçin elimizden geleni yaptık ama gücümüz yetmedi yapamadık ve meclisten geçti ve bu yasa neden önemliydi işte biraz önce konuştuğumuz şeyler Maarif modeli mesela. KPSS sınavları kaldırılıyor ve öğretmen akademileri devreye giriyor biliyorsunuz. 2 yıl bir eğitimden geçecek oradan öğretmenler 2 yıl sonra kadrolu olarak atanacaklar. O 2 yıl içerisinde ne yapacaklar,zaten eğitim fakültesi mezunu bunlar. Nereden böyle bir ihtiyaç duyuldu bilemiyoruz. Bu öğretmen akademisinde itiraz edeni, sorgulayanı ,eleştireni eleyecekler.Biz hep şunu söylüyoruz Eğitim Sen olarak Kesk olarak siyasi iktidarda kimin olması bizim için hiç önemli değil.Biz Ankara’da 200.000 arkadaşımızla yatarak eylem yaptığımız bir dönemde siyasi iktidarda sol bir parti vardı.Bizim öyle bir derdimiz yok kimin olduğu ile alakalı hiçbir derdimiz yok. Siyasi iktidarda kim olursa olsun doğru yapıyorsa destekleriz, yanlış yapıyorsa kim olursa olsun itiraz ederiz. Her türlü eylem hakkımızı iş bırakma dahil kullanırız.En son 13 Ocak’ta iş bırakma eylemi yaptık, 5 tane Konfederasyon bir araya gelerek. Milli Eğitim Bakanlığı tüm okullara yazı göndermiş evet biz de sendikaların demokratik anayasal haklarınızı destekliyoruz ancak siz bir hakkınızı kullanırken öğrencilerin eğitim hakkını engelliyorsunuz işe gelmeyerek diyor. Bir daha olursa gereğini yapacağız diyor.Bazı arkadaşlarımızı maalesef korkutma çabası içerisine girilmiş durumda.Elinizden ne geliyorsa ardına koymayın ,genel merkezdeki arkadaşlarımız onunla ilgili yasal her türlü girişimde bulunacak. Anayasal suç işleniyor 4688 sayılı yasada zaten sendika faaliyetleri engellemeye çalışmaya hapis cezası var.Evet belki çekinen geri duran arkadaşlarımız olacak mıdır? Mutlaka olacaktır bizim mücadelemiz çağdaş, bilimsel,demokratik, Laik, nitelikli ana dilinde eğitim mücadelemiz devam edecektir.Son olarak yurt genelinde yaşayan 86 milyon insanımıza Eğitim Sen Bursa Şubesi’nden sevgilerimi ,selamlarımı gönderiyorum, esenlikler diliyorum.Diyerek sözlerini tamamladı.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ