YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞINDA FATİH GÜMÜŞ’TEN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRMELER

YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞINDA FATİH GÜMÜŞ’TEN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRMELER
  • 21 Eylül 2026 09:37
  • A+
    A-

“BURSA’NIN EĞİTİM SORUNLARINI HALININ ALTINA SÜPÜREREK BAŞARI SAĞLAYAMAYIZ”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte Bursa’nın eğitim gündeminde öne çıkan sorunları kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Öğretmen açığından ücretli öğretmenlik uygulamasına, norm fazlası öğretmenlerden okul ve derslik ihtiyacına, eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarından yardımcı personel sorununa kadar çok sayıda başlığa dikkat çeken Gümüş, Bursa’nın eğitim sorunlarının günübirlik ve geçici uygulamalarla çözülemeyeceğini belirterek, “Eğitimde sorunları halının altına süpürerek başarı sağlayamayız” mesajı verdi.

Türkiye’nin nüfusu hızla artan, yeni yerleşim alanları ve gelişen ilçeleriyle büyümeye devam eden kentlerinden biri olan Bursa, 2026-2027 eğitim öğretim yılına çok sayıda beklenti ve sorun başlığıyla girdi.

Kentte öğrenci nüfusunun artması, yeni konut ve yerleşim bölgelerinin oluşması, bazı bölgelerde okul ve derslik ihtiyacının yükselmesi, öğretmen planlaması ve eğitim çalışanlarının çalışma koşulları gibi başlıklar yeni eğitim yılının başlamasıyla birlikte yeniden gündeme geldi.

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş de yeni eğitim öğretim yılı dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Bursa’nın eğitim alanında karşı karşıya bulunduğu sorunların geçici tedbirlerle ertelenmek yerine kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınması gerektiğini söyledi.

Gümüş, eğitim sisteminin sağlıklı şekilde işleyebilmesi için öğretmen ihtiyacının giderilmesi, okul ve derslik yatırımlarının artırılması, eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarının güçlendirilmesi ve çalışma barışının korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

BURSA EĞİTİME HAZIR MI?

Yeni eğitim öğretim yılının tüm öğrenciler, öğretmenler, eğitim çalışanları ve eğitim camiası açısından hayırlı olmasını dileyen Fatih Gümüş, Bursa’nın büyüme hızının eğitim yatırımlarında da karşılık bulması gerektiğine dikkat çekti.

Bursa’nın yalnızca nüfus bakımından değil, öğrenci ve öğretmen yoğunluğu açısından da Türkiye’nin önemli kentlerinden biri olduğunu belirten Gümüş, kentin eğitim ihtiyaçlarının geleceğe dönük bir planlama anlayışıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

Gümüş’e göre yeni yerleşim bölgeleri oluşturulurken yalnızca konut ve ulaşım altyapısının değil, okul, derslik, öğretmen ve yardımcı personel ihtiyacının da eş zamanlı olarak planlanması gerekiyor.

Eğitim yatırımlarının mevcut ihtiyacı karşılamaya yönelik kısa vadeli çözümlerle sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Gümüş, gelecekte ortaya çıkabilecek öğrenci yoğunluğunun da bugünden hesaplanmasının önemine vurgu yaptı.

“ÖĞRETMEN AÇIĞI KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”

Fatih Gümüş’ün yeni eğitim öğretim yılı değerlendirmesinde en önemli başlıklardan biri öğretmen açığı oldu.

Bursa’nın nüfusunun ve öğrenci sayısının artmasına rağmen bazı okullarda öğretmen ihtiyacının devam etmesinin eğitim sisteminin önemli sorunlarından biri olduğunu belirten Gümüş, öğretmen açığının yalnızca öğretmenlerin iş yükünü artıran bir sorun olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin eğitim süreçlerini de doğrudan etkilediğini ifade etti.

Öğretmen ihtiyacının bulunduğu okullarda yeterli sayıda öğretmenin görevlendirilmesinin eğitim hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi açısından gerekli olduğunu belirten Gümüş, kalıcı çözümün güvenceli ve sürdürülebilir öğretmen istihdamından geçtiğini savundu.

Gümüş, eğitim sisteminde öğretmen ihtiyacının geçici yöntemlerle değil, uzun vadeli insan kaynağı planlamasıyla karşılanması gerektiğini dile getirdi.

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK UYGULAMASI YENİDEN TARTIŞMA GÜNDEMİNDE

Bursa’nın eğitim gündemindeki bir diğer önemli başlık ise ücretli öğretmenlik uygulaması oldu.

Öğretmen açığının bulunduğu okullarda ücretli öğretmen görevlendirmelerinin gündeme gelmesinin, eğitim sistemindeki insan kaynağı planlamasının yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini belirten Gümüş, ücretli öğretmenliğin kalıcı bir istihdam modeli olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Gümüş, ihtiyaç duyulan okullarda öğretmen açığının giderilmesi ve eğitim hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanabilmesi için kadrolu öğretmen istihdamının artırılması gerektiğini savundu.

“62 İLDE 71 BİN 757 ÜCRETLİ ÖĞRETMEN”

Sorunun yalnızca Bursa ile sınırlı olmadığını belirten Fatih Gümüş, Türk Eğitim-Sen tarafından 2026 yılında gerçekleştirildiği belirtilen araştırmanın sonuçlarına da dikkat çekti.

Gümüş’ün aktardığı araştırma verilerine göre, 62 ilde 71 bin 757 ücretli öğretmenin görev yaptığı, 55 ilde tespit edilen öğretmen açığının ise 80 bin 449 seviyesine ulaştığı ifade edildi.

Bu rakamların öğretmen ihtiyacının boyutunu ortaya koyduğunu belirten Gümüş, ücretli öğretmenlik uygulamasının yıllar içerisinde eğitim sisteminin tartışılan başlıklarından biri haline geldiğini söyledi.

Gümüş, öğretmen açığı ile ücretli öğretmen görevlendirmeleri arasındaki ilişkinin kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, eğitim sisteminin temel insan kaynağının sürdürülebilir ve güvenceli bir istihdam yapısına kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

“ÖĞRETMEN AÇIĞI VARKEN NORM FAZLASI UYGULAMASI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ”

Fatih Gümüş’ün dikkat çektiği bir başka konu ise norm fazlası öğretmenler ve buna bağlı olarak gerçekleştirilen görev yeri değişiklikleri oldu.

Bir yandan bazı okullarda öğretmen ihtiyacının bulunduğunun ifade edildiğini, diğer yandan ise bazı öğretmenlerin norm fazlası gerekçesiyle görev yaptıkları kurumların dışında başka okullara gönderildiğini belirten Gümüş, bu durumun eğitim çalışanları açısından çeşitli sorunlara yol açabildiğini söyledi.

Norm fazlası öğretmenlerin durumunun yalnızca bir atama veya yer değiştirme meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Gümüş, öğretmenlerin aile düzenlerinin, ulaşım koşullarının, çalışma şartlarının, tercih ve taleplerinin yanı sıra sosyal ve ekonomik durumlarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“HAKKANİYET VE ADALET DUYGUSU KORUNMALI”

Öğretmenlerin görev yerleriyle ilgili alınan kararlarda hakkaniyet ve adalet ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Gümüş, öğretmenlerin çalışma hayatında kendilerini güvende hissedebilmelerinin eğitim ortamının huzuru açısından önemli olduğunu söyledi.

Görev yeri değişikliklerinin öğretmenlerin yalnızca mesleki yaşamını değil, aile hayatını, ulaşım düzenini ve sosyal yaşamını da etkileyebildiğine dikkat çeken Gümüş, bu nedenle süreçlerin mümkün olduğunca şeffaf, öngörülebilir ve çalışanların koşullarını dikkate alan bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Gümüş, eğitim çalışanlarının iradesini ve koşullarını yeterince dikkate almayan uygulamaların çalışma barışı açısından sorun oluşturabileceğini belirtti.

BURSA’DA OKUL VE DERSLİK İHTİYACI ARTIYOR

Bursa’nın hızlı nüfus artışı ve yeni yerleşim bölgelerinin oluşması, okul ve derslik ihtiyacını da beraberinde getiriyor.

Kentte nüfusun yoğunlaştığı bölgelerde eğitim altyapısının ihtiyaca paralel şekilde geliştirilmesi gerektiğini belirten Fatih Gümüş, okul yatırımlarının Bursa’nın büyüme hızının gerisinde kalmaması gerektiğini söyledi.

Öğrencilerin kalabalık sınıflarda eğitim görmek zorunda bırakılmaması gerektiğini ifade eden Gümüş, yeni okul yatırımlarının yalnızca bugünün ihtiyacını karşılamak amacıyla değil, gelecekte ortaya çıkabilecek öğrenci artışını da hesaba katarak planlanmasını istedi.

“YENİ YERLEŞİM ALANLARIYLA OKUL PLANLAMASI EŞ ZAMANLI YAPILMALI”

Bursa’nın geleceğine yönelik şehir planlamalarında eğitim yatırımlarının temel başlıklardan biri olması gerektiğini belirten Gümüş, yeni konut alanlarının oluşturulduğu bölgelerde okul ihtiyacının sonradan gündeme alınmasının çeşitli sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Gümüş, okul yatırımlarının nüfus hareketleriyle birlikte değerlendirilmesi ve eğitim altyapısının uzun vadeli projeksiyonlarla planlanması gerektiğini dile getirdi.

AYNI KENTTE FARKLI EĞİTİM İMKÂNLARI

Bursa eğitiminde üzerinde durulması gereken konulardan birinin de okullar arasındaki fiziki ve imkân farklılıkları olduğunu belirten Gümüş, eğitim kurumlarının tamamında öğrencilerin sağlıklı bir eğitim ortamına erişebilmesinin önemine dikkat çekti.

Bazı okulların güçlü fiziki altyapıya sahip olmasına karşın bazı bölgelerde öğrenci yoğunluğu, bina kapasitesi, derslik sayısı ve çeşitli fiziki imkânlar bakımından sorunların yaşanabildiğini belirten Gümüş, eğitimde fırsat eşitliği açısından bu farklılıkların azaltılması gerektiğini ifade etti.

Öğrencilerin ikamet ettiği bölge veya eğitim gördüğü okul nedeniyle daha sınırlı eğitim imkânlarına sahip olmaması gerektiğini belirten Gümüş, eğitim yatırımlarında ihtiyaçların esas alınmasının önemine vurgu yaptı.

“KALABALIK SINIFLAR EĞİTİM ORTAMINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

Özellikle nüfusun hızlı arttığı bölgelerde sınıf mevcutlarının eğitim çalışanlarının gündemindeki önemli başlıklardan biri olduğunu belirten Gümüş, kalabalık sınıfların öğretmenlerin öğrencilerle bireysel olarak ilgilenmesini zorlaştırabildiğini söyledi.

Sınıf mevcutlarının yalnızca fiziksel kapasite açısından değil, öğretmen-öğrenci etkileşimi ve sınıf içi eğitim süreçleri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gümüş, Bursa’nın gelecekteki öğrenci nüfusunun dikkate alınarak okul, derslik ve öğretmen planlaması yapılması gerektiğini belirtti.

EĞİTİM ÇALIŞANLARININ EKONOMİK VE ÖZLÜK HAKLARI

Fatih Gümüş’ün değerlendirmesinde eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük hakları da önemli bir yer tuttu.

Öğretmenler başta olmak üzere eğitim çalışanlarının ekonomik koşullarının çalışma hayatındaki motivasyon ve huzur açısından önem taşıdığını belirten Gümüş, eğitim çalışanlarının emeklerinin karşılığını alabilecekleri, liyakat ve hakkaniyet ilkelerinin gözetildiği bir çalışma düzeni talep ettiklerini söyledi.

Ekonomik sorunların eğitim çalışanlarının gündelik yaşamını ve çalışma motivasyonunu etkileyebildiğine dikkat çeken Gümüş, eğitim çalışanlarının kendilerini ekonomik açıdan daha güvende hissedebilmelerinin eğitim ortamına da olumlu yansıyacağını ifade etti.

“EĞİTİM ÇALIŞANININ HUZURU EĞİTİMİN NİTELİĞİNE YANSIR”

Gümüş, eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunların yalnızca bireysel çalışma hayatı meseleleri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Eğitim çalışanlarının çalışma koşullarının, ekonomik durumunun, özlük haklarının ve mesleki motivasyonunun eğitim ortamının önemli unsurlarından olduğunu ifade eden Gümüş, bu nedenle eğitim politikalarının yalnızca öğrencilerin akademik başarısı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Gümüş’e göre nitelikli eğitim için öğretmenin ve diğer eğitim çalışanlarının kendisini güvende ve değerli hissettiği bir çalışma ortamının oluşturulması da gerekiyor.

OKULLARDA YARDIMCI PERSONEL İHTİYACI

Eğitim kurumlarında yaşanan sorunların yalnızca öğretmen sayısı ve derslik ihtiyacıyla sınırlı olmadığını belirten Fatih Gümüş, okulların yardımcı personel ihtiyacına da dikkat çekti.

Temizlik, güvenlik ve diğer destek hizmetlerinin sağlıklı biçimde yürütülebilmesi için yeterli sayıda yardımcı personelin bulunmasının okul işleyişi açısından önemli olduğunu belirten Gümüş, özellikle öğrenci sayısı yüksek okullarda personel yetersizliğinin okul yönetimleri ve diğer eğitim çalışanlarının yükünü artırabildiğini söyledi.

Gümüş, yardımcı personel ihtiyacının geçici yöntemlerle değil, okulların öğrenci sayısı, fiziki büyüklüğü ve ihtiyaçları dikkate alınarak kalıcı bir planlamayla karşılanması gerektiğini ifade etti.

“ÖĞRETMEN ASLİ GÖREVİNE ODAKLANMALI”

Fatih Gümüş’ün gündeme getirdiği konulardan biri de öğretmenlerin asli görevleri dışında karşı karşıya kaldıkları iş yükü oldu.

Öğretmenin temel görevinin öğrencilerin eğitim ve öğretim süreçlerini yürütmek olduğunu belirten Gümüş, gereksiz bürokratik işlemlerin ve görev tanımının dışına taşan iş yükünün öğretmenlerin zamanını ve enerjisini azaltabildiğini ifade etti.

Öğretmenlerin eğitim faaliyetlerine daha fazla zaman ayırabilmesi için bürokratik süreçlerin mümkün olduğunca sadeleştirilmesi gerektiğini belirten Gümüş, eğitim çalışanlarının mesleki görevlerine odaklanabileceği bir çalışma ortamının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

TÜRK EĞİTİM-SEN’DEN DÖRT TEMEL TALEP

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş’ün açıklamasında öne çıkan başlıklar dört temel talep çerçevesinde toplandı.

1. Öğretmen açığının giderilmesi

Öğretmen ihtiyacı bulunan okullara yeterli sayıda öğretmen görevlendirilmesi ve öğretmen istihdamında kalıcı, güvenceli ve sürdürülebilir bir planlama yapılması talep edildi.

2. Norm fazlası öğretmen mağduriyetlerinin önlenmesi

Görev yeri değişikliklerinde öğretmenlerin aile düzenlerinin, ulaşım koşullarının, sosyal ve ekonomik durumlarının ve tercihlerinin dikkate alındığı daha hakkaniyetli bir sistem oluşturulması gerektiği vurgulandı.

3. Okul ve derslik yatırımlarının artırılması

Bursa’nın nüfus artışına ve yeni yerleşim bölgelerine paralel olarak okul ve derslik yatırımlarının hızlandırılması, eğitim altyapısının gelecekteki öğrenci yoğunluğu da dikkate alınarak planlanması istendi.

4. Eğitim çalışanlarının haklarının güçlendirilmesi

Öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi, liyakat ve adalet ilkelerinin çalışma hayatında güçlendirilmesi talep edildi.

“EĞİTİM ÇALIŞANLARININ SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube olarak Bursa’nın ilçelerinde eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunları takip ettiklerini belirten Fatih Gümüş, sendikanın sorunları gündeme taşımaya devam edeceğini söyledi.

Gümüş, açıklamasında sendikanın yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:

“Biz sorunları görmezden gelen değil, sorunların üzerine giden bir sendikayız. Öğretmenimizin hakkı, öğrencimizin geleceği ve eğitimimizin niteliği söz konusu olduğunda susmayacağız. Eğitim çalışanlarının sesi, sözü ve güvencesi olmaya devam edeceğiz.”

Gümüş, Bursa’nın farklı ilçelerinde ortaya çıkan eğitim sorunlarının kamuoyuyla paylaşılmasının ve çözüm önerilerinin gündeme taşınmasının önemine dikkat çekti.

“SORUNLARI HALININ ALTINA SÜPÜREREK BAŞARI SAĞLAYAMAYIZ”

Açıklamasında özellikle eğitim sorunlarının ertelenmemesi gerektiği üzerinde duran Gümüş, Bursa’nın eğitim alanındaki ihtiyaçlarının günübirlik çözümlerle geçiştirilemeyeceğini belirtti.

Sorunların öncelikle doğru şekilde tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Gümüş, ardından bu sorunların çözümü için uzun vadeli ve uygulanabilir politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Gümüş’ün açıklamasında öne çıkan mesaj ise şu oldu:

“Bursa’nın eğitim sorunlarını halının altına süpürerek başarı sağlayamayız.”

Bu ifadeyle eğitimde kalıcı başarı için yalnızca mevcut sorunların yönetilmesinin yeterli olmayacağını belirten Gümüş, yapısal problemlerin doğrudan ele alınması gerektiğini vurguladı.

“EĞİTİM ERTELENEMEZ”

2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte Bursa’nın eğitim gündemindeki sorunların yeniden kamuoyunun gündemine geldiğini belirten Fatih Gümüş, eğitim çalışanlarının haklarının yanı sıra öğrencilerin eğitim ortamlarının da yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Gümüş, Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube olarak Bursa’nın bütün ilçelerinde eğitim alanında yaşanan gelişmeleri izlemeyi, eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunları gündeme taşımayı ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceklerini belirtti.

Açıklamanın sonunda ise “Eğitim ertelenemez” mesajı öne çıktı.

Güçlü bir Türkiye’nin güçlü bir eğitim sistemiyle mümkün olduğunu belirten Gümüş, güçlü eğitim sisteminin ise huzurlu, güvenceli, itibarlı ve çalışma koşulları iyileştirilmiş eğitim çalışanlarıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

BURSA’NIN EĞİTİM GÜNDEMİ YENİDEN MASADA

Bursa’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğretmen istihdamı, ücretli öğretmenlik, norm fazlası öğretmenler, okul ve derslik ihtiyacı, sınıf mevcutları, yardımcı personel, eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük hakları ile çalışma koşulları gibi çok sayıda konu yeniden gündeme taşındı.

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş’ün değerlendirmesi, eğitimde başarının yalnızca akademik sonuçlar veya sınav performansları üzerinden ele alınmaması gerektiği yönündeki yaklaşımı da ortaya koydu.

Gümüş’ün açıklamasında; yeterli sayıda öğretmen, güçlü ve yeterli eğitim altyapısı, öğrenciler arasında fırsat eşitliği, eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarının korunması, adil çalışma koşulları ve huzurlu bir eğitim ortamı bir bütün olarak ele alındı.

Bursa’nın nüfus ve öğrenci sayısındaki artışının önümüzdeki yıllarda da eğitim altyapısına yönelik yeni ihtiyaçları beraberinde getirmesi beklenirken, kentte eğitim yatırımlarının nüfus hareketleriyle birlikte planlanması konusu da önemini koruyor.

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğretmenler, öğrenciler ve veliler için eğitim sürecinin sağlıklı şekilde yürütülmesi kadar, Bursa’nın gelecekteki eğitim ihtiyacının bugünden planlanması da kentin eğitim gündemindeki başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Fatih Gümüş, 2026-2027 eğitim öğretim yılının tüm öğrenciler, öğretmenler, eğitim çalışanları, veliler ve Bursa için hayırlı olmasını dileyerek, eğitim camiasına sağlık, başarı ve huzur dolu bir eğitim yılı temennisinde bulundu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo