AHMET UĞUR;”İDDİA EDİYORUZ ,BİZİM SALÇAMIZ 1 NUMARADIR”..!!

AHMET UĞUR;”İDDİA EDİYORUZ ,BİZİM SALÇAMIZ 1 NUMARADIR”..!!
  • 15 Eylül 2026 09:06
  • A+
    A-

Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni yurt genelinde ilk 3 kooperatif arasına sokmayı başarmış olan Azimli çalışmaları, Tarım alanındaki üstün becerileri ve söylemleri ile Ulusal ve Uluslararası basının dahi ilgisini çekmiş olan Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin ihracatına da yön veren değerli Başkan Ahmet Uğur ile başta okuyucularımızdan gelen sorular olmak üzere birçok merak edilene cevap bulduğumuz ,tarihe not düştüğümüz detaylı bir röportaj gerçekleştirdik.

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN MÜTHİŞ KULACA SALÇASI HİKAYELERİ

*** Öncelikle Başkanım bizleri, ekibimizi tekrardan Kulaca’daki kooperatifinizde konuk edip ağırlamış olmanızdan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Size kooperatife konuk olacağımızı sosyal medyadan da paylaşınca inanın oradan da yüzlerce soru geldi. Hollanda’dan ,İsviçre’den, Almanya’dan, Avusturya’dan, Belçika’dan,Amerika’dan,Kanada’dan yine Avrupa’nın birçok ülkesinden mesaj atan,yine gurbete çıkarken sizin ürünlerinizden kışlık araçlarını dolduranlar, yine şehir dışından Eskişehir’den, Ankara’dan, Kocaeli’nden, Antalya’dan, Uşak’tan, Kütahya’dan, Balıkesir’den gelip geçerken ürünlerinizden mutlaka aldıklarını ve herkese önerendiklerini söylemişler.Soruların yanında yine yüzün üzerinde sizin başarılarınızı kutlayanlardan,gelip geçerken uğrayarak salça alırken sizinle tanışanlar,selamlaşanlar,ürünlerinizin kalitesi ile ilgili yorum yapanlar başta olmak üzere yine bu birbirinden güzel ürünleri herkese tavsiye ettikleri yorumları, detayları, paylaşımları, tebrikleri iletmişler başkanım.
Ahmet Başkanım biz sizi,Kulaca Tarımsal Kooperatifini yakından tanıyoruz ülke çapında da tanımayan çok azdır ama tanımayanlar için kısaca Kulaca Tarımsal Kooperatifi’ni,sizi tanıyarak başlayalım isterseniz.

RAHMETLİ SÜLEYMAN DEMİREL BİZLERE YOL GÖSTERDİ..!!

—Bizlere Kooperatifimize böylesine güzel bir şans tanımış olmanızdan dolayı ben de sizlere teşekkür etmek istiyorum.Güzel dileklerini ileten tüm okuyucularada ayrıca teşekkürlerimi gönderiyorum.Ben Ahmet Uğur inegöllüyüm, bu köylüyüm ve kooperatifimizin 38 yıldır başkanıyım. 1974 yılında ihtiyaçtan doğan salça fabrikası yapma durumuna düştük o günün şartlarında 300 ton yıl kapasiteli bir salça fabrikası yapmak için devlete müracaat ettik. O zamanlar Kooperatifler Bakanlığı vardı orada da Genel Müdürlüğümüz vardı, Genel müdürlüğümüze müracaat ettik. O günkü Başbakanımız rahmetli Süleyman Demirel bizlere yol gösterdi ,bizlere yardımcı oldu.Müsteşarlığa gönderdi oradan da yine birimlere gönderdi. Ve böylelikle 1976 yılında işleyecek şekilde çalışmalara başladık ,salça üretimine başladık.

1500 TON-YIL KAPASİTESİNE ÇIKARTTIK..!!

O günden bu tarafa salça üretiyoruz, o gün 300 ton yıl kapasiteliydi şimdi 1500 ton-yıl kapasiteli. Aşağı yukarı şu anda yıllık bin ton civarında yurt dışına Hollanda’ya mal satıyoruz. 500-600 ton da iç piyasada marka yaptığımız Kulaca markası adı altında Salça çeşitlerini domates, biber ,acı biber ve bizim kahvaltılığımız vardır bunları piyasaya sunuyoruz ve iddia ediyoruz bizim salçamız Türkiye birincisidir katıldığımız bütün yarışmalarda birinci olarak çıkıyoruz böyle bir serüvenimiz var.

*** Ahmet başkanım yavaş yavaş da gelen sorulara bakalım isterseniz. Yine birçok soruda salçalardaki su oranı ile ilgili sorular gelmiş. Bu su oranı breks ‘le ilgili normal dünya ortalaması nasıldır sizin salçalarınızdaki briks oranı nasıl bize bilgi verebilir misiniz? Normalde piyasaya baktığımızda işte 28 olanlar varmış, 30 olanlar varmış, ortalama kabul edilebilir rakam kaç acaba.?

ORTALAMA 28-30’DUR AMA BİZ 42-44 BRİKS YAPIYORUZ..!!

— Dünya standartlarında Türkiye’de teneke kutularında yapılan salçaların, briksi yani katılık oranı ortalama %28-30’dur.Fakat bizimki ev tipi olduğu için Türk kültürüne yerli kültürüne uygun olması nedeniyle ev tipi gibi 42-44 briks yapıyoruz, katı oluyor bozulmuyor.Biraz da tabii tuz var.O teneke kutularına bu konmaz ama teneke kutularında açtığınız zaman bir hafta içerisinde tüketmeniz gerekiyor.O nedenle hem katı olması hem tuzlu olması tuz oranı da 4-5 civarındadır bu durumda tabii bozulmasını önlüyor ve damak tadını da daha iyileştirmiş oluyor. Biz de vatandaşa söylüyoruz ağzı açılmadıkça sinek konmadığı zaman 1 sene, 2 sene rahatlıkla durur hele hele kapalı olduğu zaman diğer teneke kutularda da öyledir 4-5 sene hiç açılmadığı zaman gene durur ama tabii iki yılda tüketmek en idealidir, çünkü her sene tazeliyoruz.

*** Yine gelen sorulara baktığımızda Ahmet başkanım,Yine 20’nin üzerinde soruda domateslerin toplanması, seçilmesinin salça kalitesinde büyük önemi ve etkileri olup olmadığıyla ilgili gelmiş başkanım.

ELLE TOPLANMASI VE AYIKLANMASI ÇOK ÖNEMLİ..!!

— Bu çok önemli gerçekten. Hele hele son yıllarda hem domatesin para yapmayışı hem fabrikaların salçaları ürettikten sonra satamaması, bazı hilelere veyahut da olumsuzluklara neden oluyor.Şimdi makineyle toplanan domates eğer tarlayı zamanında tesviyeli işlenmezse tesviyeli domates dikilmezse, o makine toplarken arada kalan taşı da alabiliyor,her şeyi alabiliyor.Tezeğide alabiliyor,topraklı oluyor. Bu topraklı olması da doğru dürüst temizlenmiyor,temizlenemiyor. Çünkü patlayan domatesin içine giriyor bunu ayırmak da oldukça zor oluyor.

TOZ,TOPRAK İÇİNDE OLMAMASI LAZIM

Onun için biz bizim kendi yöremizde elle toplattırıyoruz, bazı yörelerde elle toplanmasına rağmen bir seferde topladıklarından dolayı silkeliyorlar o silkeledikleri zaman toprağın üzerine geliyor ve orada da toz toprak oluyor. Biz bunu müstahsile anlatıyoruz, ve kendi yöremizde de elle tek tek toplanarak kovalara döktürüyoruz. Sonrasında da vasıtalara dökülür.Bu çok önemli biz de o toz toprak yoktur. Ama çürük varsa yeşil varsa yerinde ayıklattırıyoruz. Onunla ilgili 5-6 tane bayan ayıklama bandında domatesleri kontrolden geçiriyorlar. Ondan sonra domatesimiz işleme geçiyor. Tabii en başta da söylediğiniz gibi hem domateslerin toplanması hem seçilmesi sonrasında da işlenmesi özel bir çaba gerektiriyor ve biz de bu süreçte elimizden geldiğince her şeyin en iyisini en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz.

*** Başkanım yine 10’un üzerinde soru ihracata ne zaman başladınız, İhracat nasıl gidiyor v.s buna benzer sorular gelmiş..

GEÇEN YIL 1400 TON HOLLANDA’YA ÜRÜN YAPTIK..!!

— İhracatla ilgili bundan 20 sene öncesinde Hollanda’dan teklif geldi. Acı biber sosu bir de acılık kalibresi 3500 olacak denildi.Biz bunların araştırmasını yaptık bunu TÜBİTAK’tan başka ölçen yok, ama yaptığımız numuneler hep beğenildi. Geçen yıl 1400 ton civarında Hollanda’ya ürün yaptık. Ama dediğim gibi bu yıla kadar bu 20 yıl içerisinde ortalama her yıl 1000 ton yani 1 milyon dolarlık ürün verdik Hollanda’ya. Bu tabii ki bizim işlemi yaptıkları ürün katkı maddelerini koyarak Türkiye’de dahi satılabiliyor. Türkiye’nin de artık bu mamülleri yapması gerekiyor.

OTOMATİK SULAMA PROJESİNDEYİZ..

Yurt dışında dahi kooperatifimizin isminin gözükmesi markasının duyulması bizim için çok önemli.Biz bu konuda hem Uludağ Üniversitesi ile çalışıyoruz, hem otomatik sulama projesine girdik. 6 ülke ile birlikte orada Almanya, İtalya, İspanya, Tunus, Türkiye ve Yunanistan vardı. 6 ülkenin ortak kurduğu bir projeydi. Bu otomatik sulama bizim bir deneme tarlamız vardı. Yunanistan’dan düğmeye basıyorsun sulanıyor toprağın rutubetinin nemini ölçüyor su istiyorsa suluyor. Suyun ne zaman yeterli olduğunu gördüğünde de kapatıyordu. Öyle bir sistem Türkiye’de de bu yeni, yeni başladı. Ama bu tabii ne Türkiye’de oldukça geride Bunun sebebi de bizim girdilerimizin yüksek olması sebebiyle dünya piyasasında mücadele edemiyoruz.

EN YÜKSEK ÜRÜN FİYATLARI BİZDE.

Şu anda OECD ülkeleri içerisinde en yüksek ürün fiyatlarının olduğu ülke tarım ürünü fiyatlarının olduğu ülke Türkiye’dir.Bundan bir örnek verirsek bizim sektörle alakalı ürettiğimiz Salçanın satış fiyatı 1100 dolar, bu rakam İran’da 600 dolar, Çin’de 400 dolar. Pandemi döneminde ihracata kota konmuştu salça ve yine bazı gıda maddeleri ile ilgili. Onun da olumsuz etkisi oldu ,salça müşterisi başka ülkelere kaçtı. Şimdi dünya küçüldü dünyanın neresinde ne varsa en kısa zamanda öğreniliyor.Onun için Türkiye şu anda salça üretmiyor. Geçenlerde bir haber vardı spekülasyondu o. Fabrikalar almıyor almadığı için işlemiyor. Ben biliyorum çünkü şu anda 50.000 ton domates işleyen fabrika domates işlemiyor, satamadığı için alamıyor. Eee bu sefer vatandaş dikmiş o kadar onu da alamıyor.Domatesin 35 liralık maliyeti var,mesela şu anda 35-40’a domates satılıyor böyle olduğunda vatandaş nasıl para kazanacak böyle olduğunda maliyet artıyor. Dediğim gibi salça yaptığında 1000 Dolara satılması lazım onu da satamıyor, eğer dikkat ederseniz alışveriş merkezlerinde AVM’lerde 2-3 senelik salçalar var. Bunların gerçi zararı yok ama sonuçta iki üç senelik salçalar bunlar.

ENFLASYON EN ÇOK ÇİFTÇİYİ,ÜRETİCİYİ VURUYOR.

Türkiye’de zamanında salça sektörü oldukça gelişmiş bizim 100-125.000 ton civarında İç tüketimimiz var ama salça fabrikalarının kapasitesi 250.000 ton. Vatandaş bunu ektiriyor Çiftçi de buna uydu başka alternatif olmadığı için domates yetiştirdi ama maalesef maliyetin altında ya da maliyetine satmak durumunda kalıyor. Onun için Türkiye çiftçisi zor durumda. Burada tabii Enflasyonun yüksek olmasında bunun en fazla zararını gören yükünü çeken tarım çiftçisidir.Tarımdaki girdiler yüksek olduğu için ürünü de pahalı satamadığından 2002’de de yine aynı şekilde bu böyle olmuştu şimdi de yine en büyük sıkıntıyı Çiftçi çekiyor, üretici çekiyor.

***Kooperatifi kurarken zorluklar yaşadınız mı Başkanım?

—–Kulaca Köyündeki Tarımsal Kalkınma kooperatifinin kurulma amacı o günün şartlarında salça sanayisi gelişmemişti, yeni fabrikalar kuruluyordu ama çiftçi sulu ziraati bilmiyordu. Kulaca Köyü ilk 1971-72 yıllarında Tamek için domates ekti. 1973 yılında Dosan’a domateslerini verdi herkes oraya döndü. Öyle enteresan olaylar oldu ki çok ekim yapılmış olduğundan fabrika harcayamadı o zamanlar vasıta da yok, eski Austin’lere vatandaş iki, üç kişi bir araya gelip domatesini yüklüyor Yenişehir’e gönderiyor. Fakat Yenişehir’de o kadar kalabalık olduğu için bir haftada teslim edemiyor, bir hafta sonra da bekleyince domatesler çürüyordu. Çürüyünce kamyoncular ben sizden kira, para vs istemiyorum alın domatesinizi diyordu.Domatesler çürüdükten sonra bu domatesler senin olsun demiş hatta bizim vatandaşlarda kamyonculara. Tarımın gelişmişliği buradadır, hükümetlerin tarımla ilgisi olan şeyler bunlardır. Yalova Araştırma Enstitüsü’nde rahmetli Mehmet Şencan Bey adında bir Ziraat mühendisimiz vardı, yaşlıcaydı o zamanlar kendisi. O bize kooperatif kurmamızı önerdi. Onun sözüyle gittik Süleyman Bey’e, o zaman Başbakan Süleyman Demirel idi. Gittik dedik ki; Biz böyle böyle bir kooperatif kuracağız köyümüzde dedik. Genel Müdürlüğüne gittik, oraya gittik buraya gittik en sonunda bizi daire başkanlığına gönderdiler. Eskiden verdiğimiz firma sen ihracat yapamaz mısın? dedi.Orada da bir Türk var, onların içerisinde.Yaparız dedik o zaman. Sen başla dediler,sonrasında biz aracıyı kaldırdık işte 2000’li yılların başıydı. O zamandan bu zamana direkt satışlarımız ihracatımız devam ediyor. Bu ihracatta 1200 tona kadar çıktık. Aile işletmesiydi zafiyete uğradı. 2023 yılı üretimimizi 2025’in Ocak ayında bitirdik. 2024’ü hiç göndermedik.Biz de burada masraf ettik borçlarımız oluyor meğer adamlar devretmek istiyorlarmış duyuyorduk ufak tefek ama 2023 Şubat 14’ünde devrettiler başka birileri aldı. Ama devlet ağırlığını koyuyor oarada.10 milyon euro para vermiş yeni alanlara.2,5- 3 milyon euro borçları varmış bunu ödeyeceksin diyor, makinelerini yenileyeceksin diyor, yani ekonomiye kazandırmak için bizim gibi tekme vurmuyorlar, bizde konkordatoya gidiyor, yok kayyum atanıyor, şöyle oluyor, böyle oluyor ama işte yurt dışında orada böyle ilerliyor işler.Sektör darbe yemesin diye yapıyorlar. (Yarın kaldığımız yerden devam etmek üzere)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo