MOR KALEMLER’DE BULUŞAN KADINLARIN DAYANIŞMA HİKÂYESİ

MOR KALEMLER’DE BULUŞAN KADINLARIN DAYANIŞMA HİKÂYESİ
  • 9 Eylül 2026 14:26
  • A+
    A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde;

Birkaç kadının attığı küçük bir adım, bugün 130 kadını aynı çatı altında buluşturan güçlü bir dayanışma hareketine dönüşüyor. Mor Kalemler; edebiyatın, emeğin, sosyal yardımlaşmanın ve kadın dayanışmasının ortak adresi olma yolunda ilerliyor.
Kadınların kalemi bir araya geldiğinde ortaya yalnızca edebi eserler çıkmıyor. Birlikte düşünmenin, üretmenin, paylaşmanın ve dayanışmanın da güçlü bir zemini oluşuyor.
Mor Kalemler Platformu, diğer adıyla Kadın Yazarlar Platformu, tam da böyle bir anlayışın ürünü.
Birkaç kadının öncülüğünde başlayan oluşum, önce bir platforma dönüştü. Bugün ise yaklaşık 130 kadının bir araya geldiği, dernekleşme yolunda ilerleyen bir kadın hareketi olarak yoluna devam ediyor.
Bu yapılanmanın kuruluş sürecinde öncülük eden kurucu başkan Gıda Mühendisi Türkan Kebeci, kadınların yalnızca yazan ve üreten bireyler olarak değil, toplumun sorunlarına duyarlı ve çözüm üretme iradesine sahip aktörler olarak bir araya gelmesini hedefliyor.

Platformun başkanlığını sürdüren Gıda mühendisi Türkan Kebeci ve ekibine başarılar dileriz.

Başkan Türkan Kebeci öncülüğünde çalışmalarını sürdüren Mor Kalemler; özel günlerde düzenlenen etkinlikler, paneller, söyleşiler, kitap fuarları ve dayanışma buluşmalarıyla kadınların sosyal ve kültürel hayattaki görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor.
AMAÇ SADECE EDEBİYAT DEĞİL: DAYANIŞMA
Mor Kalemler’i benzer oluşumlardan ayıran en önemli noktalardan biri, edebiyatı sosyal yardımlaşma ve dayanışmayla buluşturması.
Çünkü burada kalem, yalnızca yazmak için kullanılmıyor.
Kalem; bir kadının hikâyesini anlatmak, bir başka kadının sesini duyurmak, toplumsal bir meseleye dikkat çekmek ve ihtiyaç duyulan yerde dayanışma oluşturmak için de kullanılıyor.
Bu yönüyle Mor Kalemler, edebiyatın toplumsal gücünü görünür kılmayı hedefliyor.
Kadınların bir araya gelmesi, yalnızca bireysel başarıların paylaşılması anlamına gelmiyor. Aksine, bir kadının deneyiminin başka bir kadına yol göstermesi; birinin emeğinin diğerine cesaret vermesi ve ortak sorunlara birlikte çözüm aranması anlamına geliyor.
KADININ GÜCÜ AİLEDEN TOPLUMA UZANIYOR
Kadının toplumdaki rolü, yalnızca aile içindeki sorumluluklarıyla sınırlı değil.
Kadın; aileyi şekillendiren, çocuğun ilk eğitimini veren, çalışma hayatında üreten, kültür ve sanata katkı sunan, toplumsal değişimin önünü açan önemli bir güç.
Bu nedenle kadının güçlenmesi, yalnızca kadının değil, ailenin ve toplumun güçlenmesi anlamına geliyor.
Mor Kalemler’in ortaya koyduğu dayanışma modeli de bu anlayış üzerinden şekilleniyor.
Bir kadının elinden tutmak, yalnızca o kadına destek olmak değildir. O desteğin bir aileye, bir çocuğa ve dolayısıyla geleceğe dokunan sonuçları vardır.
CUMHURİYET DEĞERLERİ ETRAFINDA BİRLİK
Platformun temel yaklaşımlarından biri de Atatürk çizgisinde, Cumhuriyet değerleri etrafında birlik ve beraberliği güçlendirmek.
Bu anlayış, kadınların eğitimden bilime, sanattan edebiyata ve sosyal yaşamdan çalışma hayatına kadar her alanda daha güçlü biçimde yer almasını savunan Cumhuriyet’in kadınlara kazandırdığı hakların önemini de hatırlatıyor.
Mor Kalemler’in kadın yazarları, kendi alanlarında üretirken aynı zamanda toplumsal sorumluluk duygusuyla hareket etmeyi önemsiyor.
Bu nedenle platformun etkinlikleri yalnızca edebi buluşmalar olarak değil, kültür, sanat ve dayanışmanın kesiştiği alanlar olarak değerlendiriliyor.
Ağustos ayında Garip Dede Cemevi ve GADEV ‘de gerçekleştirilen kitap fuarı da bu çalışmalar kapsamında kadın yazarların okurla buluştuğu etkinliklerden biri oldu.
Sıradaki önemli buluşma ise 12 Eylül’de Ahilik Haftası kapsamında Beylikdüzü’nde gerçekleştirilecek panel ve fuar.
Ahilik kültürünün temelinde yer alan emeğe saygı, paylaşma, yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik anlayışı düşünüldüğünde, bu etkinliğin Mor Kalemler’in kuruluş felsefesiyle örtüşmesi dikkat çekiyor.
BİR KADININ KALEMİ, BİNLERCE KADINA ULAŞABİLİR
Bugün 130 kadının buluştuğu bu yapı, aslında daha büyük bir gerçeğin de göstergesi:
Kadınlar kendilerine alan açılmasını beklemek yerine kendi alanlarını oluşturabiliyor.
Birlikte yazabiliyor, birlikte üretebiliyor, birlikte organize olabiliyor ve en önemlisi birbirlerine güç verebiliyorlar.
Mor Kalemler’in hikâyesi bu açıdan yalnızca bir platformun hikâyesi değil.
Bu, birkaç kadının cesaretle attığı adımın, dayanışmayla nasıl büyüyebileceğinin hikâyesi.
Bugün 130 kadın aynı çatı altında buluşuyorsa, yarın bu sayının çok daha fazla olması mümkün.
Çünkü dayanışmanın en güçlü tarafı, paylaşıldıkça azalmak yerine çoğalmasıdır.
Bir kadının sesi başka bir kadına ulaştığında, o ses artık yalnızca bir kişinin sesi değildir.
Birlikte yazılan her satır, kadınların toplumdaki görünürlüğüne atılan bir imzadır.
Ve Mor Kalemler’in asıl hikâyesi belki de tam burada başlıyor:
Kadınların kalemleri yalnızca edebiyatı değil, dayanışmayı da yazıyor.
Atatürk’ün gösterdiği çağdaşlık yolunda, Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkarak ve birbirine omuz vererek…
Çünkü kadın güçlenirse aile güçlenir; aile güçlenirse toplum güçlenir.
Kadınlar dayanışırsa, yalnızca bugün değil, yarın da değişir.
Mor Kalemler, işte bu değişimin kadınların kaleminden yükselen sesi.

Bir kadın gulumserse dünya değişir ,haydi gülümseyin dünyayı değiştirin

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Yeni Slow Radyo