“Kamu görevi sona erdiğinde ayrıcalıklar da sona ermeli”
Doğan Bekin’den eski bakanlara araç ve koruma imtiyazı tepkisi: “Kamu görevi sona erdiğinde ayrıcalıklar da sona ermeli”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, görev süreleri sona eren eski bakan ve üst düzey bürokratlara kamu kaynaklarından makam aracı, şoför ve yakın koruma tahsis edilmesini eleştirdi. Bekin, kamuda tasarruf tedbirlerinin konuşulduğu bir dönemde bu uygulamanın kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve adalet ilkeleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, 7 Eylül 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, görev süreleri sona eren eski bakan ve üst düzey bürokratlara sağlandığını belirttiği araç, şoför ve yakın koruma imkânlarını gündeme taşıdı.
Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi de olan Bekin, kamuda tasarruf tedbirlerinin genelgelerle sıkılaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde, görevleri sona ermiş kişilere kamu kaynaklarından çeşitli imkânların sunulmaya devam etmesinin kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğunu savundu.
“Tasarruf tedbirleri varken bu uygulama anlaşılması zor”
Bekin, açıklamasında öncelikle kamuda tasarruf politikalarına dikkat çekerek, devletin harcamalarında israfın önlenmesinin önemine işaret etti.
Kamuda tasarruf tedbirlerinin artırılmaya çalışıldığı bir süreçte, görev süresi sona eren eski bakanlara ve bazı üst düzey kamu görevlilerine makam aracı, şoför ve yakın koruma gibi hizmetlerin sağlanmasının çelişkili bir tablo ortaya çıkardığını ifade eden Bekin, kamu kaynaklarının kullanımında daha sıkı bir denetim mekanizmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bekin’e göre, siyasi veya bürokratik görevi sona eren kişilerin kamu adına karar alma ve icra yetkileri de sona eriyor. Bu nedenle, görev süresinin tamamlanmasının ardından kamu kaynaklarından sağlanan araç ve benzeri imkânların hangi gerekçelerle sürdürüldüğünün açık biçimde ortaya konulması gerekiyor.
“Mesele herhangi bir kişiyi hedef göstermek değil”
Açıklamasında belirli bir kişiyi hedef alma amacında olmadığını vurgulayan Bekin, asıl tartışılması gereken konunun kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin genel ilkeler olduğunu belirtti.
Bekin, görev süresi sona eren siyasetçi ve üst düzey bürokratlara hangi şartlarda kamu imkânı sağlanabileceğinin açık, şeffaf ve hakkaniyetli biçimde belirlenmesi gerektiğini savundu.
Kamu kaynaklarının kişilere sağlanan bir ayrıcalık olarak değil, milletin emaneti olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Bekin, özellikle görev süresi sona ermiş kişilere yönelik uygulamaların kamu vicdanı açısından da ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Eski İçişleri Bakanı’na tahsis edilen araçları gündeme getirdi
Doğan Bekin, açıklamasında görev süresi sona eren bir eski İçişleri Bakanı’na tahsis edilen araçlar ve sunulan hizmetleri de gündeme taşıdı.
Söz konusu uygulamanın, görev süresi sona ermiş siyasetçilere kamu kaynaklarından hangi ölçüde imkân sağlandığı tartışmasını yeniden gündeme getirdiğini belirten Bekin, uygulamaların kişilere göre değil, herkes için geçerli olacak açık kurallara bağlanması gerektiğini söyledi.
Bekin, güvenlik açısından somut ve istisnai bir risk bulunması durumunda gerekli güvenlik tedbirlerinin ayrıca değerlendirilebileceğini ifade ederken, bunun dışında görev süresi sona eren kişilere sürekli ve geniş kapsamlı imkânlar sağlanmasının tasarruf ilkesiyle bağdaşmadığını savundu.
“Görev sona erdiğinde kamu kaynaklarından sağlanan kişisel imtiyazlar da sona ermeli”
Bekin’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de siyasi görev ile kamu imkânları arasındaki ilişki oldu.
Görev süresi sona eren siyasetçi ve bürokratların kamuya hizmet etme dönemlerinin tamamlanmasının ardından, kamu kaynaklarından sağlanan kişisel imkânların da sona ermesi gerektiğini belirten Bekin, bu konuda net bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu.
Bekin, kamu görevinin bir ayrıcalık alanı değil, millete hizmet ve sorumluluk makamı olduğunu vurguladı.
Fehim Adak ve Sacit Günbey örneğini verdi
Yeniden Refah Partili Bekin, açıklamasının devamında geçmiş dönemlerde bakanlık yapmış Fehim Adak ve Prof. Dr. Sacit Günbey’i örnek gösterdi.
Bekin, söz konusu isimlerin bakanlık görevleri sonrasında herhangi bir koruma ekibi talep etmemelerini, kamu görevine bakış açısından örnek alınabilecek bir tutum olarak değerlendirdi.
Özellikle merhum Fehim Adak’ın bakanlık yaptığı dönemde kamu kaynaklarının kullanımına yönelik hassasiyetini anlatan Bekin, Adak’ın akaryakıt israfını önlemek amacıyla makam aracını beklemek yerine aracın kapısına gelmesinden önce araçtan inmeyi tercih ettiğini ve şahsi ziyaretlerinde ticari taksi kullandığını ifade etti.
Bekin, bu yaklaşımın kamu görevinin kişisel imtiyaz elde etme aracı olarak görülmediği bir anlayışı temsil ettiğini savundu.
“Kamu kaynakları milletin vergileriyle oluşuyor”
Kamu kaynaklarının vatandaşların ödediği vergilerle oluştuğuna dikkat çeken Bekin, devlet imkânlarının kullanılmasında temel kriterin kamu yararı olması gerektiğini belirtti.
Bekin, kamu kaynaklarının kullanımında tasarruf ve denetimin yalnızca ekonomik bir konu olmadığını, aynı zamanda toplumun devlete ve kamu yönetimine duyduğu güven açısından da önemli olduğunu ifade etti.
Kamu kaynaklarının kullanımında ayrıcalık algısının oluşmasının toplumdaki adalet duygusunu zedeleyebileceğini belirten Bekin, bu nedenle görev süresi sona eren kişilere sağlanan araç, şoför ve koruma gibi imkânların yeniden değerlendirilmesini istedi.
Kanun ve yönetmeliklerin yeniden düzenlenmesi çağrısı
Doğan Bekin, açıklamasında mevcut uygulamaların ortadan kaldırılması veya sınırlandırılması amacıyla ilgili kanun ve yönetmeliklerin yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
Görev süresi sona eren siyasetçi ve üst düzey bürokratlara kamuya ait makam aracı, şoför ve yakın koruma tahsis edilmesine ilişkin düzenlemelerin açık ve ölçülebilir kriterlere bağlanması gerektiğini savunan Bekin, bu yönde atılacak adımların kamu kaynaklarındaki israfın azaltılması açısından önem taşıdığını belirtti.
Bekin, güvenlik gibi zorunlu ve somut gerekçelerin bulunması hâlinde istisnai uygulamaların sürdürülebileceğini, ancak bunun dışında sürekli bir imtiyaz mekanizmasının oluşturulmaması gerektiğini ifade etti.
“Ayrıcalık değil adalet, keyfiyet değil şeffaflık”
Basın toplantısında kamu yönetiminde temel alınması gereken ilkeleri de sıralayan Bekin, devlet kaynaklarının kullanımında “israf değil tasarruf, ayrıcalık değil adalet, keyfiyet değil şeffaflık” anlayışının hâkim olması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin kamu yönetiminde hesap verebilirliğin güçlendirilmesine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Bekin, kamu görevinin kişilere ömür boyu ayrıcalık sağlayan bir statüye dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Kamu görevini emanet anlayışıyla yürütmek gerekiyor”
Bekin, açıklamasının sonunda kamu görevinin bir emanet olduğu vurgusunu yaptı.
Kamu görevlilerinin görev süreleri boyunca millet adına yetki kullandığını belirten Bekin, görev sona erdikten sonra da kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin hassasiyetin korunması gerektiğini ifade etti.
Kamuda tasarruf konusunda daha samimi ve kararlı adımlar atılması gerektiğini savunan Bekin, görev süresi dolmuş kişilere sağlanan araç, şoför ve koruma gibi imkânların yeniden değerlendirilmesinin kamu kaynaklarının korunması ve vatandaşın devlete duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.
Bekin, yetkililere ilgili mevzuatı gözden geçirme ve kamu kaynaklarının kullanımında daha şeffaf, ölçülü ve hakkaniyetli bir sistem oluşturma çağrısında bulundu.
