Cumalıkızık, UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri (WHV) 2026 Programına Kabul Edildi
Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan tarafından yapılan açıklamaya göre, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu” alanının önemli yerleşimlerinden biri olan Cumalıkızık Village, Bursa, UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri (World Heritage Volunteers – WHV) 2026 Programına kabul edildi.
“Dünya Kültürel Mirasının Sürdürülebilirliğinde Yerel Toplumun Psikolojik İyilik Hali: Cumalıkızık Köyü Örneği” başlığını taşıyan uluslararası proje, 1 Temmuz – 10 Ağustos 2026 tarihleri arasında Cumalıkızık’ta uygulanacak. Proje, kültürel mirasın korunmasında yalnızca fiziksel yapıların değil, aynı zamanda o mirası yaşatan yerel toplumun yaşam kalitesi, psikolojik iyilik hali ve sosyal refahının da temel bir unsur olduğunu vurgulayan yenilikçi bir yaklaşım sunuyor.
KÜLTÜREL MİRAS KORUMASINDA YENİ YAKLAŞIM: İNSAN ODAKLI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Proje kapsamında Cumalıkızık Köyü’nde ekoturizmin uzun süreli sakinler üzerindeki etkileri bilimsel yöntemlerle incelenecek. Yerel halkın günlük yaşam deneyimleri, mahremiyet algısı, iş-yaşam dengesi, stres düzeyi ve genel iyi oluş halleri araştırmanın temel odak noktalarını oluşturacak.
Çalışma, kültürel miras alanlarında artan turizm baskısının yerel toplum üzerindeki etkilerini anlamayı ve sürdürülebilir yönetim modellerine katkı sunmayı hedefliyor. Bu yönüyle proje, sadece akademik bir çalışma olmanın ötesinde, uygulamalı saha araştırmalarıyla desteklenen çok yönlü bir sosyal etki programı niteliği taşıyor.
ULUSLARARASI GÖNÜLLÜLER SAHADA AKTİF ROL ÜSTLENECEK
Program kapsamında uluslararası gönüllüler, Bursa ve Cumalıkızık’ta gerçekleştirilecek çeşitli faaliyetlere katılacak. Şehir ve müze gezileri, saha gözlemleri, odak grup görüşmeleri, birebir mülakatlar ve uygulamalı etkinlikler aracılığıyla Dünya Mirası alanlarında toplum odaklı koruma yaklaşımlarını yerinde deneyimleme imkânı bulacaklar.
Ayrıca gönüllüler, kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalık çalışmalarında aktif rol alacak. Bu kapsamda:
- Geleneksel dokuma ve ahşap işçiliği gibi yerel üretim pratiklerinin incelenmesi
- Köy logosu oluşturulmasına yönelik katılımcı çalışmalar
- Ziyaretçi yoğunluğunun ölçülmesi ve analiz edilmesi
- Anketler aracılığıyla köy halkının görüş ve beklentilerinin toplanması
- Yönlendirme tabelalarının hazırlanması
- Kültürel açıdan duyarlı ziyaretçi davranış rehberlerinin geliştirilmesi
gibi çok sayıda uygulamalı faaliyet gerçekleştirilecek.
KÜLTÜREL KİMLİK VE TOPLUMSAL REFAH BİR ARADA ELE ALINIYOR
Proje, kültürel miras alanlarında yaşayan yerel halkın yalnızca “korunması gereken bir unsur” değil, aynı zamanda sürecin aktif bir paydaşı olduğunu ortaya koymayı amaçlıyor. Elde edilecek verilerin, alan yönetimi politikalarının geliştirilmesine ve sürdürülebilir turizm stratejilerinin oluşturulmasına katkı sunması bekleniyor.
Bu kapsamda yerel halkın deneyimleri, beklentileri ve önerileri doğrudan araştırma sürecine dahil edilerek, karar alma mekanizmalarına bilimsel veri sağlanacak.
KURUMSAL İŞ BİRLİĞİYLE YÜRÜTÜLECEK
Uluslararası proje; İş, Örgüt ve Endüstri Psikologları Derneği (IOCP), UNESCO Bursa Alan Yönetim Birimi, Bursa UNESCO Derneği ve Cumalıkızık Köyü Kadın Eğitim, Dayanışma ve Kalkınma Derneği iş birliğiyle hayata geçirilecek.
Bu iş birliği sayesinde proje, hem akademik hem de yerel düzeyde çok paydaşlı bir model olarak uygulanacak; kültürel mirasın korunmasında psikoloji, sosyoloji ve alan yönetimi disiplinlerini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım ortaya konulacak.
“MİRASI YAŞATAN İNSANLAR DA KORUNMALIDIR”
Proje hakkında değerlendirmede bulunan İlker Özaslan, kültürel mirasın yalnızca fiziksel yapılarla sınırlı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bursa ve Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliği yalnızca tarihî yapıları ve özgün mimarisiyle değil, bu mirası yaşatan insanlarıyla da anlam kazanmaktadır. Dünya Mirası Gönüllüleri 2026 Programı kapsamında kabul edilen bu proje, kültürel mirasın sürdürülebilirliğini yerel toplumun yaşam kalitesi ve psikolojik iyilik hali ile birlikte ele alması bakımından son derece değerli ve öncü bir çalışmadır. Cumalıkızık’ta gerçekleştirilecek çalışmaların, insan odaklı koruma anlayışına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”
Özaslan ayrıca, genç gönüllüler ile yerel halk arasında kurulacak etkileşimin hem kültürel aktarımı güçlendireceğini hem de uluslararası farkındalığı artıracağını ifade etti.
ULUSLARARASI DÜZEYDE DİKKAT ÇEKEN MODEL
Cumalıkızık’ta uygulanacak bu proje, Dünya Mirası alanlarının korunmasına yönelik klasik yaklaşımlardan farklı olarak, yerel toplumun psikolojik ve sosyal refahını merkeze alan yeni bir model ortaya koyuyor. Bu yönüyle çalışma, UNESCO çerçevesinde geliştirilen insan odaklı koruma yaklaşımlarına örnek teşkil etmeyi hedefliyor.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte elde edilecek bulguların, hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda kültürel miras yönetimi politikalarına katkı sunması bekleniyor.

