Kriz Sahası İçinde Azap İstemiyoruz!
YENİDEN REFAH PARTİSİ’NDEN SERT GAZZE VE KUDÜS ÇIKIŞI
DOĞAN BEKİN: “GAZZE’NİN ADIM ADIM İŞGALİ VE KUDÜS’ÜN STATÜSÜNE YÖNELİK GİRİŞİMLER BÖLGEYİ DAHA BÜYÜK KRİZLERE SÜRÜKLÜYOR”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, düzenlediği basın toplantısında Gazze’de devam eden savaş, İsrail’in işgal politikaları ve Kudüs’ün statüsüne yönelik iddialar hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bekin, son dönemde yaşanan gelişmelerin yalnızca Filistin halkını değil, tüm bölgenin geleceğini ilgilendiren kritik sonuçlar doğurabileceğini belirterek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Basın toplantısında konuşan Bekin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Kanal 12 televizyonuna yaptığı açıklamaların ardından ortaya çıkan görüntülerin, Tel Aviv yönetiminin Gazze Şeridi’ndeki askeri işgali genişletmeye yönelik uzun vadeli planlarını gözler önüne serdiğini söyledi.
“GAZZE’NİN KADEMELİ OLARAK İŞGAL EDİLMESİ HEDEFLENİYOR”
Doğan Bekin, Ekim 2025 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin arabuluculuğunda sağlanan ateşkes sürecinde İsrail’in Gazze’deki işgal alanını yüzde 53 seviyesine çekeceğini kabul ettiğini hatırlatarak, buna rağmen sahadaki gelişmelerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.
Bekin, “İsrail yönetiminin verdiği taahhütlere rağmen Gazze’deki kontrol alanını aşamalı olarak yüzde 60 seviyesine çıkardığı görülmektedir. Bununla da yetinilmeyerek İsrail ordusuna Gazze Şeridi üzerindeki işgalin yüzde 70 seviyesine yükseltilmesi yönünde talimat verilmesi, bölgedeki demografik yapının değiştirilmesine yönelik planların önemli bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Bu gelişmeler, Gazze’nin Filistinlilerden arındırılmasına yönelik uzun vadeli bir stratejinin uygulamaya konulduğuna dair ciddi endişeleri beraberinde getirmektedir” dedi.
“BATI ŞERİA’DAKİ YENİ HAMLELER ENDİŞE VERİYOR”
İsrail hükümetinin yalnızca Gazze ile sınırlı kalmadığını vurgulayan Bekin, işgal altındaki Batı Şeria’da da yeni adımlar atıldığına dikkat çekti.
Bekin, Oslo Anlaşması’ndan bu yana ilk kez Cenin Mülteci Kampı yakınlarında bulunan jeostratejik öneme sahip bir bölgeye askeri üs kurulması amacıyla el konulmasının son derece önemli bir gelişme olduğunu belirterek, bunun İsrail’in işgal alanlarını genişletme stratejisinin yeni bir halkası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“MESCİD-İ AKSA’YA YÖNELİK PROVOKASYONLAR KABUL EDİLEMEZ”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bekin, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in fanatik Yahudi gruplarla birlikte Mescid-i Aksa’ya polis koruması altında gerçekleştirdiği ziyaretlerin ve Harem-i Şerif içerisinde yapılan provokatif eylemlerin uluslararası hukukun açık ihlali niteliğinde olduğunu söyledi.
Bekin, özellikle İsrail polisi eşliğinde Mescid-i Aksa’ya giren fanatik grupların İsrail bayrakları açarak gösteriler düzenlemesini “egemenlik ihlali” olarak nitelendirirken, kutsal mekânların statüsüne yönelik bu tür girişimlerin bölgesel gerilimi daha da artırdığını kaydetti.
“KUDÜS’ÜN TARİHİ VE HUKUKİ STATÜSÜ TARTIŞMAYA AÇILMAK İSTENİYOR”
Açıklamasında Kudüs’ün mevcut statüsüne de değinen Bekin, 1994 yılında Ürdün ile İsrail arasında imzalanan Vadi Araba Anlaşması çerçevesinde Kudüs’teki dini işlerin sorumluluğunun Ürdün’e verildiğini hatırlattı.
Bu kapsamda Mescid-i Aksa’nın, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı’na bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin himayesinde bulunduğunu ifade eden Bekin, son dönemde ortaya atılan bazı iddiaların son derece dikkat çekici olduğunu söyledi.
“MESCİD-İ AKSA’NIN STATÜSÜNÜ DEĞİŞTİRME PLANI İDDİALARI CİDDİYE ALINMALIDIR”
Bekin, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından desteklendiği ileri sürülen ve bazı çevrelerde tartışılan plana ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu iddialara göre Mescid-i Aksa’nın mevcut yönetim yapısının değiştirilmesinin hedeflendiğini belirten Bekin, yeni bir idari mekanizma oluşturularak bölgenin “çok inançlı merkez” adı altında farklı bir statüye dönüştürülmesinin amaçlandığı yönünde değerlendirmelerin bulunduğunu ifade etti.
Bekin, “Her ne kadar bazı ABD’li yetkililer bu yöndeki iddiaları reddetse de, bölgedeki gelişmeler ve yürütülen diplomatik temaslar söz konusu planların tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini göstermektedir. İddialara göre bu konuların İsrail ile İbrahim Anlaşmaları imzalayan bazı ülkeler arasında da çeşitli platformlarda ele alındığı öne sürülmektedir” diye konuştu.
“ORTADOĞU’NUN GELECEĞİ AÇISINDAN KRİTİK BİR SÜREÇTEN GEÇİLİYOR”
Doğan Bekin açıklamasının sonunda, Gazze’de devam eden askeri operasyonlar, Batı Şeria’daki yeni yerleşim ve üs girişimleri ile Kudüs’ün statüsüne yönelik tartışmaların birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Ortadoğu’nun tarihi, dini ve siyasi dengelerini doğrudan etkileyebilecek gelişmeler yaşandığını vurgulayan Bekin, uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğini belirterek, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluk almaya davet etti.
Yeniden Refah Partisi olarak Filistin halkının meşru haklarının korunmasını savunduklarını ifade eden Bekin, Gazze’de kalıcı barışın sağlanması, Kudüs’ün tarihi statüsünün korunması ve bölgedeki gerilimi artıracak adımlardan kaçınılmasının önemine dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı.
