Demokrat Zafer

SUSKUNLUĞUM ASALETİMDENDİR. HER LAFA VERECEK CEVABIM VAR. LAKİN BİR LAFA BAKARIM LAF MI DİYE, BİR DE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE!”

SUSKUNLUĞUM ASALETİMDENDİR.   HER LAFA VERECEK CEVABIM VAR.  LAKİN BİR LAFA BAKARIM LAF MI DİYE,   BİR DE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE!”

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal; açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Ünal; ” “bizim ilkemiz önce ülkemiz” anlayışıyla, Türkiye sevdalılarının bir araya geldiği, “çalışan, üreten, yol gösteren, hak eden ve hak ettiğini mutlaka alan” bir sendikacılık anlayışıyla kurulmuştur. Büyük olmak, nitelikli olmak, kaliteli olmak sonradan kazanılan bir özellik değildir. Kuruluştaki idealleriniz, ilkeleriniz ve hedefleriniz sizin nerede durduğunuzu ve nasıl olduğunuzu ortaya koyar. Bu nedenle Türk Diyanet Vakıf-Sen, kurulduğu an itibariyle büyük bir sendikadır.

Çünkü Türk Diyanet Vakıf-Sen maziden aldığı ilhamla, bugünü en iyi bir şekilde anlayabilen ve analiz edebilen anlayışla, esas itibariyle de yarınları hedefleyen plan ve programlarıyla var olmuştur. Tüm engellere rağmen Türk Diyanet Vakıf-Sen; her daim üyesini artıran, Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonumuz ile birlikte 30 yıldır, eylemi ve söylemi net ve dosdoğru olan bir sendikal faaliyet içerisindedir. Dünü tertemizdir, bugünü berraktır, Allah’ın izni ile yarınları da parlak ve aydınlık olacaktır.

Diyanet ve Vakıflar çalışanlarının tek umudu, gerçek dostu ve sarsılmaz ümididir. Bu arada mal bulmuş mağribi gibi; sapla samanı karıştıran, içerisine düştükleri çukuru görmeyen, debelendikleri çamurun necasetini unutturmak için hedef saptıran, kararmış ve karmaşık zihniyete ne söyleseniz fayda vermez. Onlar için; ülkenin içerisinde bulunduğu şartlar, vatanın bekası, milletin birliğinin ve beraberliğinin geleceği ve Diyanet gibi güzide bir kurumun varlığının hiçbir önemi yoktur. Tek dertleri, hak etmedikleri sözde makamlar ve zehirlendikleri gücün devam etmesidir. Birileri sendikacılığı kullanarak, küçük akıllarınca yine karıştırıcılığa soyunmuşlar.

Bunların bazıları, ne kurum mahremiyeti bilirler, ne din görevliliğinin ağırlığından haberleri vardır. Varsa yoksa bizim üyemiz çok olsun, gücümüze güç katalım, günümüzü gün edelim, edep, adab, usul ve erkan hak getire… Bir de pişkince fitne ateşine odun taşıyorlar. Olmayan akıllarından kendilerince, din görevlilerini ve toplumu kutuplaştırmaya ve kışkırtmaya çalışıyorlar. Siz; doğu ve güneydoğu illerinde “başında Türk olan bir sendikaya nasıl üye olursunuz?” diyen iki yüzlülerden değil misiniz? Ne oldu? Türk kelimesi şimdi mi aklınıza geldi?

Güne ve güce göre şekil alan, dün başka, bugün başka yöne savrulan, iki tane fazla üye yapmak için, hiçbir ilke ve ahlaki değer tanımayan fırsatçı anlayıştaki sözde sendikacılardan başka ne beklenir ki? Diyanet’i ve din görevliliğini, iki tane fazla üye uğruna yıpratmayın diye söyledik, anlamadınız veya işinize gelmedi anlamak istemediniz. O zaman tekraren ifade edelim; ilkeli, kararlı, sorumlu ve AHLAK’lı sendikacılığın önderi Türk Diyanet Vakıf-Sen size ağır gelir.

O küçük beyinciklerinizle, herkesçe malum başka “ÇOK ÖZEL! ve ÇOK ÖNEMLİ!” işlerde mahir olduğunuz akılcıklarınızla kurgulamaya çalıştığınız kripto anlayışlarda bizi bulamazsınız. Şimdilik tavsiyemiz “ya hayır söyleyin, ya da susun” ve Allah ıslah eylesin.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ