Demokrat Zafer

Haksızlıklarının, hukuksuzluklarının, usulsüzlüklerinin bedelini ödeyinceye ve de ödetinceye kadar kovalayacağız.

Haksızlıklarının, hukuksuzluklarının, usulsüzlüklerinin bedelini ödeyinceye ve de ödetinceye kadar kovalayacağız.

İYİ Parti İlçe Başkanı Emin Elüstü, Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’ın, rüşvet iddialarıyla kamuoyunda çizilen karizmasını kurtarma telaşına düştüğünü ve asılsız suçlamalarla gündem saptırmaya çalıştığını vurguladı.

Başkan Tanır’ın suçluluk telaşına düşerek paniğe kapıldığını söyleyen Elüstü, “Güneş balçıkla sıvanmaz Sn. Başkan! Yani herkesin bildiği, apaçık bir gerçeği, yalan yanlış sözlerle değiştirip ört bas edemezsin. Hiç boşuna çırpınma dedi.
Başkan Tanır’ın; dayısının kaçak olduğunu söylediği evi ve İYİ Parti’ye geçen AKP Belediye Meclis Üyesi’nin kaçak elektrik kullanması iddiasıyla ilgili suçlamalara da cevap veren Emin Elüstü’nün açıklaması şöyle:
“Değerli Kestelli hemşerilerim, kıymetli basın mensuplarımız;
Biz İYİ PARTİ İlçe Başkanlığı olarak göreve geldiğimiz günden beri ‘Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır’ diyerek ilçemizin sorunlarıyla uğraşmak ve halkımıza m derdine derman olmak için kollarımızı sıvadık. Yaklaşık 2 buçuk yıldır köy köy, sokak sokak, dağ bayır demeden geziyoruz. Tüm sorunları da tespit edip dile getiriyoruz. Görüyoruz ki, partimizin yükselişi ve iktidarı onikiden vuran çalışmalarımız bazı kişilerin zoruna gidiyor ve dolayısıyla da işlerine gelmiyor.

Bu süreçte yükselmek adına kimseye çamur atmadık kimseye  de asla haksızlık etmedik. Ne bulduysak, hangi sorunu tespit ettiysek, bütün bunları meydanlarda halkımızın önünde belgelerle anlattık.
Makam odalarından, gazetelerden, sosyal medyadan yalan ve çirkin haberler yaptırmadık. Bizi yandaş medya değil bu meydanlar, kürsüler çok iyi bilir. Başarısızlığını başkalarına çamur atarak kurtarmak isteyenlerin perde arkası işlerini bu kürsüde, bu meydanlarda dile getirdik.
Uzun zamandır kaçak yapılarla mücadele konusunda haksızlığı ortaya koyarken, bazı kalbur üstü kişilerin şatolarını ve çiftliklerini tespit ettik ve bunları da meydanlarda haykırdık.
Gelinen noktada gördük ki, bu açıklamalarımız Belediye Başkanı Önder Tanır’ı çok rahatsız etti ve etrafına çamur atmaya başladı.
Uzatmadan konuya geleyim. Sn. Tanır, benim öz dayımın kaçak evi olduğunu ve benim kendisine gelip rica ettiğimi dile getirdi.
Buradan Başkan Tanır’a hodri meydan diyerek sesleniyorum: İftira attığın dayımın evi 2017 yılında yapılmıştır. Uydu görüntüleriyle birlikte elektrik ve su abonelik belgelerinin hepsini buyur, burada sana kamuoyunun ve basın huzurunda takdim ediyorum.
İYİ Parti’ye geçen Belediye Meclis Üyesi arkadaşımızla ilgili, kaçak elektrik kullanma iddianla ilgili olarak da, ‘Uyan da balığa gidelim. 10 yıldır aklın neredeydi, Bu kişi AKP’den ayrılınca mı uyandın?’ diyerek kafa yapıyor herkes, haberin var mı? Üstelik o kafe, bu arkadaşın da üzerine değilmiş, iyice öğrendin mi? Bir sonraki sefere iyice sor, soruştur, öyle çık karşımıza da, bir daha baltayı taşa vurma!
Hiç boşuna da çırpınıp durma!
Seni asıl rahatsız edip iftiraya sürükleyen şeyin, yandaşlara yapılan kıyakları gündeme getirmemiz ve sebep olduğun haksızlıkları dile getirmemiz olduğunu herkes biliyor.
İstediğin kadar çabala, uğraş dur, çevrene ne kadar çamur atarsan at; her şey açık ve net: YÖ-NE-TE-Mİ-YOR-SU-NUZZZ!..
Halkımız da her şeyin farkında, kimseleri kandırmasın.
Şunu bil ki, attığın çamurlar bizleri değil sizleri kirletiyor. Belediyeye gelen yardımların karşılığı nedir? Onca kamyon, minibüs verenlere ne peşkeş çektin, sen onları söyle!
Mevlana’nın sözü senin durumunu bak ne çok güzel tarif ediyor: Senin dünyaya bakan camın kirliyse, benim çiçeklerim sana çamur görünür…
Ey Önder Tanır, sen Almanya’ya, Amsterdam’a gittiğinde yaptıkların ortadayken, boy boy fotoğrafların çekilmişken, altına tahsis ettirdiğin lüks arabayla kırmızı fenerli, ışıltılı sokaklarda keyif çatarken, bizler burada halkımıza gerçekleri noktası virgülüne kadar anlatıyorduk.
Sen Avrupa’larda euro ve dolarlarla pazarlık yaparken, kaçak evini resmileştirme sözü verdiğin gurbetçi yatırımcıya, ‘Şu markete şu kadar yatır, bize bu kadar bağış yap, olmadı biraz daha yap, yine olmadı 100 bin Euro daha ver” diyerek utanmadan, sıkılmadan arsızlık yaparken, biz burada vatandaşın hakkını hukukunu sonuna kadar savunuyorduk.
Bütün bu aşağılık pazarlıklara muhatap olan sensin. Kendini aklamak için korkuyla attığın iftiralar bize sökmez.
Atalarımız, “Güneş balçıkla sıvanmaz!” diyerek ne de güzel söylemiş:
Bak bu sözün tercümesini de anlayacağın dilden yapayım sana:
Yani demek istiyor ki;
Ey Önder Tanır! Herkesin bildiği apaçık bir gerçeği, yalan yanlış sözlerle değiştirip ört bas edemezsin. Hiç boşuna çırpınma!
Bilmiş ol ki;
İYİ Parti olarak her daim ensendeyiz!
Haksızlıklarının, hukuksuzluklarının, usulsüzlüklerinin bedelini ödeyinceye ve de ödetinceye kadar kovalayacağız.
Ya istifa edeceksin, ya affını isteyeceksin!
Üzgünüz ki, başka şansın yok!..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ