Demokrat Zafer

Rant için imara açılan dere yataklarına yapılan binalarda yasadığımız sel felaketleriyle can ve mal kayıplarımız oldu

Rant için imara açılan dere yataklarına yapılan binalarda yasadığımız sel felaketleriyle can ve mal kayıplarımız oldu

Yıldırım’da sosyal demokratlardan Bursa’ya özel açıklama! CHP Yıldırım Belediye Meclis Üyesi ve Gurup Sözcüsü Nimet Yıldız; “Gündem dışı konuşmama yine bir kadın cinayetiyle söze başlamak yüreğimi acıtıyor.  Yeni yıldan bir kaç gün önce yine Suriyeli bir kadın çocuklarının gözleri önünde eşi tarafından  hunharca katledildi.

10 yıl önce ülkesindeki zulümden kaçan kadın Yıldırım İlçemizde  Hacıseyfettin mahallesinde ailesinden uzak sonu olacağını nereden bilecekti.  Şiddet din dil ırk mezhep tanımıyor nereli olduğu fark etmiyor katledilen yine kadın.. Rahmetle anıyorum. 6 tane  çocukları varmış basından takip ettiğim kadarıyla  aileleri de yok..

Başkanım ilçemizde vuku bulan bu olay da çocukların akıbeti ne oldu bu çocuklar başka bir ülkede oldukları için bir travma yaşıyorlar zaten, böyle  bir durum onlar için daha  büyük travma…

Sizin bilginiz var mı, ne oldular ? Yaşanan olayın en masum tarafı olan çocuklara Belediye olarak destek olabildik mi? Yaşanan bu korkunç olayın en masum tarafı çocuklardır….

Bir yılı daha acısıyla tatlısıyla geride bıraktık.  2021 yılını çok iç açıcı geçiremedik.

2021 de meydana gelen küresel iklim değişikliği ile yaşanan orman  yangınları , Orman yangınlarının söndürme işi   özelleştirilince, yetki karmaşasından olsa gerek, maalesef son 20 yılda yanan Orman alanı kadar orman  buçuk ayda  orman yandı..

Rant için imara açılan dere yataklarına yapılan binalarda yasadığımız sel felaketleriyle can ve mal kayıplarımız oldu.

Mafya devlet ilişkisi İle  Ülke gündemine oturan Sedat Peker’in açıklamaları ile at izi  it izine karıştı.

Ekonomik kriz  nedeniyle artan işsizlik ve iflaslar, beraberinde intiharları getirdi.

Ülkeyi yönetenlerin İstanbul sözleşmesinden çekilmesi ile kadınlara yönelik hem  şiddet , hem de cinayetler arttı.  Çocuklara yönelik şiddetler  ve cinayetler de  çoğalarak devam etti.

Covit 19 belası ve tüm dünyada ölüm korkusuyla  bu illet hastalık ile mücadele edildi. Covit ten   yitirdiğimiz sağlıkçılarımız, yakınlarımız, vatandaşlarımız oldu.  Onlara bir kez  daha buradan Allah’tan rahmet diliyorum.

“Neyse ki;  bulunan aşılar ile bir nebze olsa rahatlayacağız ‘’ derken bu defa  Omicron Varyantı gündemde.

Yine de aşılar önemli.. Ülkemizde de Turkovac   yerli aşımız geç te olsa bulundu ve hayata geçildi.  Öncelikle Aşıyı bulan  Doktorlarımıza emek ve katkı koyan herkese çok teşekkür ediyorum .

Ülke olarak gurur verici  bir çalışma oldu.

Yeri gelmişken kapatılan  Dr Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünün önemini ve kapatılmasının ne kadar yanlış olduğunu hatırlatmak isterim.

Hıfzıssıhha Enstitüsü,  28 Mayıs 1928 de kurulan ve Türkiye’nin ilk ve tek , Halk sağlığı laboratuvarıdır

Bu enstitünün amacı hızla yayılan enfeksiyon  (Covit 19)  gibi hastalıklarla mücadele  etmekti.

Çağın hastalığı olan verem aşısına 1931 de üretime başlamış kuduz aşısı, boğmaca, tifüs aşıları gibi bir çok aşıyı, serumu üretmiş 1950 de  İnfluenza laboratuvarı  Dünya Sağlık Örgütünce Milletlerarası Bölgesel  İnfluenza Merkezi olarak tanınıp Üretime geçiliyor.

Yani Cumhuriyetin yokluklarla kurduğu Türk Halkının sağlığının sigortası olan bu güzide kurumun önce  2004 aşı üretim merkezi bakanlar kurulu kararıyla kapatılıyor sonrada tamamı resmi gazetede yayımlanan  2 kasım  2011 de 663 sayılı kararname ile ne yazık ki Ak Parti hükümeti tarafından   kapısına kilit vuruluyor.

Demem o ki  şayet kapatılmadaydı hatırlıyorsanız  Coronavirüs  aşısının ilk furyasın da “ aşı geldi,  gelecek “gibi sıkıntılar yaşanmıştı, onları yaşamayacaktık, en önemlisi dışa bağımlı olmayacaktık Birilerini zengin etmeyecektik.

Sağlığa, Eğitime ,Güvenliğe tüccar gözüyle liberal bakış doğru değil.. Ak Parti Hükümeti Bu sistemden  vazgeçilmelidir.

Tüm bu yaşananlar içinde en büyük sıkıntı  yaşanan ekonomik krizdi.

Ak parti tarafından  yönetilemeyen bu  ekonomik krizle tek adamın istediği ile görevden alınan Merkez Bankası Başkanları ve Maliye Bakanları, bir geldiler bir gittiler ki gelenler her zaman gidenleri arattı.

Hele son maliye bakanımız evlere şenlik…

20 Aralık’ta yılın en çok konuşulan ve tarihe damgasını vuran Dövüzin bir haftada artışı ile Doların 18 lirayı  geçmesi ve bir gece  Cumhurbaşkanının  yeni bir model ile dediği, daha önce yetmişli yıllarda denenmiş  ancak başarılı olmayan döviz  korumalı  TL faizli sistemle bir  gecede 11 lira olan dolara daha önce neden müdahale  edilmedi..

Maliye bakanı “gözlerimde ne görüyorsunuz ‘’ söylemi  ile pes dedirtti. Ben  gözlerinin ifadesi ile  Ekonomiyi düzelten Ekonomi  Bakanın gözlerinde  zam görüyorum, zulüm görüyorum…

Sayın Nebati bey sonrasında hiç sıkılmadan küçük yatırımcı çarpıldı dedi. Peki şimdi bu paralar nereye gidiyor. Yada bu ülkeyi Uzaylılar mı yönetiyor.  Merkez bankasının arka kapısından çıkan döviz kimleri zengin etti.

Simdi Ak parti meclis üyeleri arkadaşların sıralarından bunlar merkezi politikalar Yıldırımla ne alakası  var Yıldırım’a gelin dediklerini duyar gibiyim. Duyuyorum da söylenmeye başladınız.

Çok alakası var. Yaşananlar sonucu ortaya çıkan enflasyon , dolayısıyla zamlar,  bu ekonomik krizin Yıldırım belediyemizi de Yıldırım da yaşayan halkımızı da, esnafını, yatırımcısını da  etkiliyor.  Yıldırım belediyesinin bütçesini etkileyip zorluyor. Belediyemizin  Yatırımları yapmasını güçleştiriyor. Yıldırım Belediyesi Yıldırım Halkının taleplerini karşılayamaz duruma düşüyor…

21 Aralık Dünya Kooperatifçilik günüydü.

Ekonomik kalkınma için kooperatiflerin önemi büyüktür. Kooperatifler rekabetin yetersiz  olduğu yerlerde sosyal bir politika aracı olarak doğmuştur.

Ülkemizde kooperatifçilik Mustafa Kemal Atatürk döneminden itibaren  ekonomik kalkınma için başvurulan yollardan biri olmuştur.

Kırsalda üretici örgütlenmesinin yani kooperatiflerin  temel amacı çiftçinin yaşam kalitesini arttırmaktır.

Birleşmiş Milletler Dünya gıda örgütü ve Dünya Bankası yöneticileri gıda krizini önlemek krize çare üretme de her fırsatta kooperatifçiliğin çözüm olabileceğini söylüyor.

Tarım da üretimin ne kadar önemli olduğunu bu pandemide  hepimiz gördük.

Maalesef AKP yönetimi 20 yıllık yönetiminde yerli diyor  fakat tarımda neredeyse dışa bağlandık . Samandan buğday ve mercimeğe kadar ithal ediyoruz.

Yerel yönetimlere bu konuda büyük iş düşüyor. Yıldırım ilçemizde tarım alanı olan mahallelerimiz inşaat ile ova katledildi.  Kalan yerler hiç olmazsa korunmalı vatandaşlar üretime teşvik edilmeli.  Bu küresel iklim değişikliği ile  ileride çıkacak gıda krizinde binaları yemeyeceğimize göre mutlaka  önlem alınmalı. .

Yine Kadınların üretim, istihdam ve ekonomik kalkınma için kadın kooperatiflerinin desteklenmesi çok değerlidir.

Yıldırım Belediyesi kadın kooperatifi oluşmasında ki desteği önemlidir bu konudaki çalışmasından dolayı emek ve katkı koyan Filiz hanıma ve  birim çalışanlarımıza  teşekkür ederiz. Bu tür çalışmalar da her zaman bizlerde gerekli desteği sağlarız.

22 Aralık Aralık  1914 te  tarihimizin en soğuk günüydü. Sarıkamış’ta 60 bini donarak olmak üzere 78 bin şehit vermiştik. 1914 yılının 15-22 Aralık tarihleri arasında, Sarıkamış yakınındaki Allahuekber dağlarında, Kars’ı Ruslardan geri almak için harekata katılan 60 bin asker donarak öldü .Bu şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum.

23 Aralık da 1930 İzmir  Menemen de Cumhuriyet düşmanları  tarafından katledilen Devrim şehidimiz Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay , bekçi Hasan ve Şevki beylerin ölüm yıldönümleriydi bir kez daha rahmet ile anıyorum..

26 Aralık 1984 yılında Bulgaristan’da vatandaşlarımıza zorunlu asimilasyon girişiminde çıkan olaylarda annesinin kucağında öldürülen 1,5 yaşındaki Türkan  bebek ve tüm şehitlerimizi rahmet ile anıyorum

27 Aralık Bağımsızlığımızın sembolü İstiklal Marsımızın yazarı  büyük şair Mehmet Akif Ersoy’un 85. Ölüm yıldönümüydü bir kez daha Mehmet Akif Ersoy ve bu vatan  için mücadele etmiş tüm şehitlerimizi  rahmet  ile yad ediyorum.

28 Aralık Roboski katliamının yıl dönümüydü . Şırnak Uludere de  çoğu daha çocuk yaşta  34 Kürt yurttaşımız terörist zannedilip bombalanmıştı. Üzerinden 10 yıl geçti hala etkili bir soruşturma yapılıp sorumluları açığa çıkmadı.. Bu vatandaşlarımızı bir kez daha rahmet ile anıyorum.

Sayın başkanım Umurbeyde Yüzme havuzumuz vardı bu kullanılan aktif bir durumdaydı şimdi boşaltılıyor kapatılacağı bilgisi geldi. Umarım doğru değildir  bununla ilgili bilginiz var mı?

Yine Akçağlayan mahallemizi ziyaret ettik. Hem muhtarımızın hem vatandaşımızın talepleri var Akçağlayan Mahallesi’nde iki büyük boş alan var. Mahalle muhtarımız  buralar  parsellenmeden buraya gençlere futbol sahası, ve  Yüzme havuzu gibi gençlerin vakit geçirecek  sportif alanlar itiyorlar ..Hazineye ait

6 Dönüm gibi bir alan dan bahsediyor

Bir yer Akçağlayan TOKİ’lerin üst tarafında

Diğer yerde pınar sokağın olduğu yerde  928 ada  24 parselde Dilekçede vermiş büyükşehirlere verilmiş 48921 evrak no

Burayla ilgili bir çalışma yapılırsa   gençlerimizi de spora teşvik edip kötü alışkanlıklardan  korumuş oluruz

Başkanım yine Emirsultan mailemizden vatandaşların talepleri var Emirsultan sakinleri de aramızda  yıkılan metruk binalar ve molozların kaldırılmaması yine  yıkılmayıp madde bağımlıları kullandığı mahallelinin rahatsız olduğu metruk evler var, yine merdivenli olan yerlerde sıkıntı yaşadıklarını dilekçelerinde ifade etmişler bizde bununla ilgili bir önerge verdik. Bunu Çevre komisyonuna  havale edilip bir çalışma yapılmasını öneriyoruz.” dedi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ