Piyasalarda 1 hafta içinde neler olacak?

www.olay.com.tr’de yayınlanan gazeteciler Mustafa Özdal ve Yaman Kaya’nın hazırlayıp, sunduğu Gündem Özel programına katılan Uludağ Üniversitesi İktisat Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, “Böyle bir konjonktürde faizlerin düşmesi enflasyonu daha da artıracaktır. 3 Aralık, Dolar/TL için çok önemli bir tarih. 12,52 üzerinde kapanış gelirse bir haftalık süreçte 13,52 tarihi zirvesinin üzerine çıkarız” dedi.

Uludağ Üniversitesi İktisat Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, “23 Kasım’da yüzde 13’e varan bir Türk Lirası’nda değer kaybı var. Dün itibariyle baktığımızda yüzde 7’lik bir değer artışı var. Aslında piyasada temel sorun şu. Döviz kurunun seviyesi problem değil. 13-14 TL olmasından ziyade Türk Lirası’ndaki marjların çok yüksek olması. Piyasada öngörülemeyen, fiyatlamanın bozulmasını sağlayan temel sebep bu” ifadelerini kullandı.

Kamu bankaları döviz sattı

Eryılmaz, “Bir gün önce yüzde 13 bir değer kaybı vardı, yüzde 7’lik yükseliş nasıl olduya bakarsak birinci temel sebebi şu dün kamu bankalarından çok ciddi bloklar halinde döviz satışı geldi piyasaya. Bu piyasayı rahatlamak adına yapılan bir uygulama aslında. Ardından kurun bu kadar çok yüksek olması bireysel yatırımcılarda bir çözülme yarattı. Kar satışlarıyla birlikte döviz arzını artıran bir unsur oldu. Bireysel yatırımcıları harekete geçiren haber Birleşik arap Emirlikleri (BAE) Velihat Prensi’nin Türkiye’ye gelmesi, Merkez Bankası’yla bir swap anlaşması yapılacak olması, ardından da BAE’nin 10 milyar dolarlık bir yatırım fonu ayırması oldu Türkiye için. Swap anlaşmasının sonucu şudur, ülkedeki döviz miktarını artıracaktır. Piyasayı rahatlatan bir uygulama” dedi.

Türk Lirası neden eridi?

Filiz Eryılmaz, “Bu süreç eylülde başladı. Merkez Bankası çekirdek enflasyon söylemiyle piyasaya geldi. Biz şunu anladık manşet yerine çekirdeğe geçiliyorsa düşen enflasyon çekirdek enflasyondu yükselen enflasyon manşetti. Enflasyon düşüyorsa bu size şu alanı sağlar faizi indirebilirsiniz. Dolayısıyla faiz inecek fiyatlanmaya başladı. Zaten eylülde 100 baz, ekimde 200 baz, kasımda bir 100 daha gelerek toplamda 400 baz puan indirim geldi. Piyasa bunu doğru bulmuyor. Çünkü enflasyon çok yüksek. Enflasyon çok yüksek olduğu için siz faizi düşürdüğünüz zaman reel faizi negatife düşürmüş oluyorsunuz. Haliyle Türk Lirası değer kaybediyor ve kur daha da artıyor. Kurun artmasıyla enflasyonun nasıl bir bağlantısı var, döviz kurunun enflasyona geçişkenliği var ciddi miktarda. Dolayısıyla kurun artması maliyet kanalıyla enflasyonu daha da yukarıya çekiyor. Bir kere şu oldu, Merkez Bankası verdiği sözden dönmüş oldu. Çünkü Merkez Bankası, bize eylüle kadar enflasyonun üzerinde bir politika faizi belirleyeceğim ve pozitif reel faiz uygulayacağım diyordu. Haliyle birdenbire söylemini ve eylemini değiştirince piyasada bir kredibilite kaybı yarattı. Bir yandan bu piyasaları olumsuz etkiledi. Daha da özelde şu var aslında kulislere bilgiler gelmeye başladı yeni bir ekonomik paradigmaya geçiliyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin yeni ekonomik paradigması sürdürülebilir mi?

“Bizim bundan önceki paradigmamız neydi masada enflasyon vardı. Bizim mücadelemiz enflasyonlaydı. Bütün araçlarımızı enflasyonu düşürmeye yönelik kullanacaktık. Fakat yeni gelen paradigma tamamen enflasyonu bir tarafa bırakıyor, kur artışları ile ilgilenmiyor bir tarafa bırakıyor, fokus noktasında büyüme var” diyen Eryılmaz, “Peki, bunu nasıl yapacağız? Cari fazla vererek. Peki, bunun gidiş yolu ne? Şöyle kurlar bile istene yükselmek zorunda çünkü cari fazlayı nasıl vereceksiniz ihracatını artırıp, ithalatını kısarak. Dolayısıyla kurların artması Türk Lirası’nı ucuz hale getirecek daha çok mal satacaksınız… Bu paradigmada enflasyonla ilgilenmemek, döviz kurunu serbest yükselişe bırakmak zorundasınız. Bu şu anlama geliyor faizi indirmek zorundasınız. Zorundasınız ki kur yukarı çıksın. Dolayısıyla kurdaki yukarı çıkış ihracatı artıracak beklenen bir diğer olgu şu ithalatı da azaltması bekleniyor. Haliyle cari fazla vereceğiz. Bu model sürdürülebilir değil. Kime en çok yarıyor gibi görünüyor ihracatçıya… Neden çünkü ihracatçının geliri kur üzerinden. Kur ve ihracat miktarı arttıkça ihracatçının geliri artıyor. Fakat biz şunu görmeye başladık. Artık kur rekabetçi olmaktan çok öteye geçti. Haliyle kurun ithal girdi aracılığıyla maliyetleri gelirlerden daha fazla. Bu durum bilançoları olumsuz etkilemeye başlıyor. Bu anlamda ihracatçıya sorduğunuzda ortalama rekabetçi kur 9 lira seviyesi. 9’un üstüne çıktığı an maliyet kanalı daha ağır basıyor ve bilançoları olumsuz etkiliyor. Kurun artması enflasyonu artırıyor” açıklamasını yaptı.

Faizin bu kadar yüksek enflasyonda indirilmemesi gerekir”

Uludağ Üniversitesi İktisat Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, “Dolar/TL’yi iki temel şey etkiler. Ülke içi durum ve dışarıdaki doları etkileyen temel nedenler. İlk olarak ülke içinde ciddi bir belirsizlik var. Bu politika da devam edecek. Bu politika devam ettiği sürece bizim kur ataklarına kısa ve orta vadede açık olmamız gerekiyor. Kur yükselmeye devam edecek. Piyasa bunu olumlu fiyatlamıyor. Faizin bu kadar yüksek enflasyonda indirilmemesi gerekir. 2022’nin ilk yarısına kadar süreç gidecek. İşler çok kötüleşmeye başlayınca faiz artırımına gidilecek. Faizi artıracaksınız ama kur çok daha yukarıda dengelenmiş olacak. Enflasyon yüzde 25’lerde olacak. Bir enflasyon ataleti oluşmuş olacak. Kur şokunu yemiş piyasa bu kez çok yüklü bir faiz artışıyla faiz şoku da yemiş olacak. Yüksek enflasyon ve yüksek kurla siz bu olumsuzlukları yaşamış olacaksınız” dedi.

Kritik seviye 12,52!

Eryılmaz, “Böyle bir konjonktürde faizlerin düşmesi enflasyonu düşürmeyecektir. Aksine enflasyonu daha da artıracaktır. Bir haftalık teknik seviye vermek gerekirse bir haftalık teknik seviye için eğer biz 11,43 altında fiyatlamalar görürsek bu bizi 10,15-10,49 bölgesine götürür. Yani en iyi ihtimalle biz şöyle bir konjonktürde en düşük gelebileceğimiz seviye 10,15-10,49 arası. Kritik seviye 12,52’dir. 12,52 üzerinde kapanış gelirse bir haftalık süreçte 13,52 tarihi zirvesinin üzerine çıkarız. 13,52 üzerine de çıkarsak 1-2 liralık artışlar bir iki gün içinde gelebilir. İlk çıkılmaması gereken yer 12.52 üstü ama aşağıda da 11,43 altı fiyatlamalara ihtiyaç var. 3 Aralık, Dolar/TL için çok önemli bir tarih. İçeride enflasyon rakamı geliyor dışarıda ABD’nin tarım dışı istihdam verisi geliyor. İkisi de Dolar/TL’yi direkt etkileyen iki olay. Aralık ayı çok önemli bu ay içinde Merkez Bankası ve FED’in yeni kararları da gelecek” ifadelerini kullandı.

Masada enflasyonla mücadele olmalı”

Eryılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Masada mutlaka fiyat istikrarının olması lazım. Masada enflasyonla mücadele olmalı. Faizlerin bu noktada artırılması lazım. Hatta öyle bir artırılması gerekir ki enflasyonun üzerinde pozitif bir reel faizi veren ülke durumunda olmamız lazım. Yüzde 20’nin üzerine çıkan bir TÜFE ile karşılaşacağız. En az yüzde 21-22’ler civarında bizim bir politika faizine ihtiyacımız var. Enflasyonu belirli bir istikrara getirmeden, belirli bir yol almadan herhangi bir alan açmamamız gerekir. Çünkü bu bizi yeniden daha yüksek enflasyona götürecektir. Bu noktada para politikasının odağında mutlaka ama mutlaka enflasyon olmalı. Faizler mutlaka artırılmalı bu süreçte. Kur da belirli düzeyde baskılanmalı ki enflasyon üzerindeki olumsuz etkisi ortadan kalkmalı. Maliyet kanalıyla da bilançoları bozan etkisinin ortadan kalkması gerekir. Ya büyümeyi tercih edeceksiniz. Yüksek enflasyonla belirli bir süre yaşamaya katlanacaksınız ya da enflasyonu tercih edip daha düşük büyümeye belirli bir süre katlanacaksınız. Bir iktisatçı olarak tarafımızın enflasyonla mücadele olması gerektiğini düşünüyorum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir