Hikmet Şahin Kent Hali’nde neler oluyor? Fahiş fiyat artışında suçlu kim?

Son dönemde gıda fiyatlarında epey artış yaşanıyor. Çiftçi ve vatandaşın arasında köprü bağını oluşturan hal esnafı ise ürün fiyatlarındaki fahiş fiyat artışlarının kendilerinden kaynaklı olmadığını savunuyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa Sebze Meyve İş Adamları Derneği Başkanı Aydın Akyol, “Ülkemizde üretim planlaması yok. Türkiye içinde harcanmış olan ürünün miktarı belirlenip, ihraç edilen malın durumu incelenmeli. Üretim planlamamız olmuş olsa, üreticiler ürünlerini ona göre üretmiş olur. Olmayan ürün, yapılmayan planlama kısacası hiçbir şey ortada yokken hal yasası yapsanız farklı bir durum olmayacak. Aksine daha kötü durumlara sevk edecek” dedi.

SEMA ÜSTÜNTAŞ / BURSADA BUGÜN     bursadabugun.com

Bursa’da Hikmet Şahin Kent Hali’nde neler oluyor? Fahiş fiyat artışında suçlu kim? 

Bursada Bugün muhabirleri bu soruların yanıtını bulmak için Hikmet Şahin Kent Hali’nde sabah mesaisine gitti.

Artan gıda fiyatlarında kimileri çiftçiyi, kimileri ise hal esnafını suçlu görüyor.

Ulusal zincir marketlerde sebze meyve fiyatları, pazar fiyatlarına göre oldukça yüksekten satılıyor.

Bursa Sebze Meyve İş Adamları Derneği Başkanı Aydın Akyol, “Ülkemizde üretim planlaması yok. Bu Tarım Bakanlığı’nın yapması gereken bir görevdir. Türkiye içinde harcanmış olan ürünün miktarı belirlenip, ihraç edilen malın durumu incelenmeli. Bu fahiş fiyatlardan kurutulma şansımız kısmi olarak mümkün olacaktır. Örneğin Türkiye’ye 400 ton ürün lazım. Aynı ürün başka ülkede eksikse dolar bazında pazarlanıyor. 1 dolar onlara çok ucuz gelirken, bizde 8 liraya denk geldiği için daha pahalıya gelmiş oluyor. İhraç edilen ürün Türkiye’de bulunamıyor. Bulunamayınca da malı arz talep meselesi konusunda yüksek fiyatlarda almak zorunda kalıyoruz. Üretim planlamamız olmuş olsa, üreticiler ürünlerini ona göre üretmiş olur. Bazen ürün çok çıkıyor. Bu sefer de ucuza satış yapılıyor. Çiftçi zor durumda bırakılıyor. Yıllardan beri kanayan yara dememiz mümkün. Bu yüzden planlama doğrultusunda devletin desteğine ihtiyacımız var. Her siyasiye durumu anlatsak da sanırım ilgili mercilere sorunlar iletilmiyor. Bursa’da Sebze ve Meyve Hali olarak, 130 dükkanda faaliyet gösteriyoruz. Köylü veya tüccarın getirdiği ürün, arz talep doğrultusunda fiyat çiftçiye geri döner. Biz bu ürünlerden yüzde 8 komisyon alıyoruz. Yüksek fahiş fiyatlara satma gibi bir durum söz konusu değil. Bizi anlayan yok. Haber kanalları bizimle ilgilenmiyor. Bu işlerle alakası olmayan birçok kişi konuyla ilgili yorumda bulunuyor. Sabah 3’de gelip, gecesini gündüzüne katan insanlar bizleriz. Ulusal marketlerde fiyatlar çok yüksektir. Zamanında ulusal marketlere yansıyan işler üzerinde kimseye sorulmadan bir planlama yapıldı. Halden almak yerine yerinden almayı tercih ettiler. Ulusal marketler bu işin yüzde 70’ini eline almış durumda. Ucuz alıp, neden böyle satıyorlar? Bunun denetlenmesi lazım. Ürünü çiftçiden almalarına rağmen fahiş fiyatlara satıyorlar. Olmayan ürün, yapılmayan planlama kısacası hiçbir şey ortada yokken hal yasası yapsanız farklı bir durum olmayacak. Hal yasası yapılırken, halde çalışan insanlardan görüş almadıkları takdirde değişecek bir şey de olmaz. Aksine daha kötü durumlara sevk edecek” dedi.

Akyol sözlerini şu şekilde tamamladı:

”Şu an çekirdeksiz üzüm, kavun, patlıcan, çıtır salatalık bolca elimizde var. Domates yağmurlardan dolayı etkilendiği için fiyatları biraz yüksek seyrediyor. Geri kalan ürünlerde afaki bir durum yoktur. Üretim planlaması olmadığı sürece bu şekilde yaşamaya devam edeceğiz. Gün olacak patatesi 1 liraya yiyecekken, başka bir gün 10 liraya yiyeceksiniz. Tarım politikası olmadığı takdirde vatandaşın ucuza ürün yeme şansı yok. Bursa Kent Hali’nde çok şükür ticari anlamda bir sıkıntımız yok. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, sıkça bizlere ziyarette bulunup, sorunlarımızı çözme noktasında adımlar atıyor. Bizi en çok rahatsız eden durum haberlerde gerçek dışı yorumların yapılmasıdır. Sebze ve meyve pazarda satılmalıdır. Pazara gittiğinizde bütün ürünlerin değer bulduğunu söyleyebiliriz. Markette aynı şey söz konusu değildir. Orada işi çok bilmedikleri için ürünün iyisi kötüsünü ayırmadan bir ada tutar. Ürünlerin sadece ambalaj parası 2 liradır. Ürünle birlikte 4 lira yapar. Marketlerde iki gün bekletip, ürün öyle satışa sunulur. Vatandaşın yemesi gereken ürün fireye gidiyor. Sabit koyduğu fiyat da değişmiyor. Zincir marketlerde malın çürüdüğünü bile görmüyorlar. Ürün fiyatlarının düşmesi için en büyük etken bu malların pazarda satılmasıdır. Pazarcı, halden aldığı ürünleri çalışanıyla ayrıştırarak sabahtan akşama kadar elinden çıkarıyor. Fire vermeden, tüm ürünler değerleniyor. Halde domates 2 lirayken, markette 11 lira oluyor. Fiyatlar bölgeye göre de değişiklik gösteriyor. Market reyonlarında 30 gün önce konulmuş bir ürün, küflenmiş şekilde aynı yerde duruyor. En sonunda çöpe atıyorlar.

”ÜRETİCİDE FİYATLAR YÜKSELİNCE, TÜKETİMDE AZALMALAR YAŞADIK”

Hal esnafı Özer Akdemir, “Buradaki pozisyonumuz ülkemizde yanlış bir şekilde arz ediliyor. Bu yıl patates fiyatları dikkat çekiyor. Üreticiler 3 yıldır masraflarının karşılığını alamıyor. Girdi maliyetleri yükseldiği için üretimde de yüzde 40 civarında bir azalma oldu. Bu da fiyatların yükselmesini sağladı. 1 numara boy patatesi 2 bin 700 liraya, 2 numara boy dediğimiz patatesi ise 1 lira 80 kuruş ile 2 bin 300 lira arası satış yapıyoruz.  Yüzde 8 civarında kazancımız oluyor. Şu an soğan da satıyoruz. Onda herhangi bir sorun yok. Hatta ucuza sattığımız için üreticiler zarar ediyor. Buna da bir çare bulunması lazım. Fiyatlar dengeli olduğu zaman bir sıkıntımız olmuyor. Üreticide fiyatlar yükselince, tüketimde azalmalar yaşadık. Çok komik fiyatlarda satış yapılınca masraflarda karşılanmıyor. Bu yıl üretim biraz daha iyi olursa, önümüzdeki yıl ürün ekimi de fazla olur. Bu da vatandaşa yansır. Pazarlarda ürün çeşitliliği fazla olduğu için insanların pazarları tercih etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

”BURSA’DA KAYIP KAÇAK İŞ YAPANLAR VAR”

Hikmet Şahin Kent Hali’nde yeşillik satan esnaflar, “Bizim fiyat artışları ile ilgili alakamız yok. Nakliyesinden tutun da kasa yaptırmadaki maliyetlerimiz arttığı için fiyatlar yükseliyor. Malın az olması, arz ve talebi etkilemesi de yine fiyatları arttırıyor. Yeşillik ürünlerde fiyatlar yüksek. Marul ve ıspanak 5, maydanoz 7, nane ve dereotu 1,25 liradan satılıyor. Bursa’da kayıp-kaçak iş yapanlar var. Biz bu insanlarla mücadele edemediğimiz için sıkıntılar yaşıyoruz. Gürsu’da köylü pazarı adı altında kurulan, ama ikinci hal gibi işlem gören bir yer var. Esnaf mağdur olmasın diye orada satışa izin verilmiş. Şu an orada her şey satılıyor. Hale gelecek olan insanlar oradan faturasız mal alıyor. Burada dükkan kiraları olmuş 5 bin lira. Kepenk açıldığı anda aylık 30-40 bin lira masrafımız oluyor. Gürsu’daki pazarda ise 750 lira kira ücretleri varmış. Elektrik su masrafları da yok, her şey bedava” şeklinde konuştu.

”EN UFAK DÜKKANIN 26 İŞ GÜNÜNDE 50 MİLYAR MASRAFI VAR”

Gıda fiyatlarındaki artışın ülkedeki tarım girdilerinin yükselişine bağlı olduğunu söyleyen esnaf İsmail Terzioğlu, “Ulusal marketlerin bölgelerden aldıkları malı kendi istedikleri kar marjı ile satmaları da bu durumu etkileyen faktörlerdendir. Marketler birinci elden aldığı halde pazar fiyatlarında yüksek satışlar yapıyor. Devletin bunlara acilen çözüm üretmesi lazım. Enerji, bitki besleme, koruma bunların hepsinin devlet tarafından korunup, sübvanse edilmesi gerekiyor. İşçilik belli başına bir maliyet. Buradaki arkadaşların tamamı can çekişiyor. En ufak dükkanın 26 iş gününde 50 bin lira masrafı var. Arkadaşlarımız kan kaybediyor. Ay geçmeden halde tabela değişiyor. Burada en küçük dükkanın kirası 2 bin 750 liradır. Bursa şehir merkezine 40 kilometre uzaklıktaki yerde 5 bin liraya yakın kira ödeyen esnaf var. Yerel idarelerin çözüm üretmesi şart. Biz burada dağ başındayız. Buradaki insanın aynı gün içinde şehirde bir işi olduğu zaman günlük 200 lira akaryakıt ücreti ödüyor. Kiralar, nakliye, işçilik, ip hepsi ayrı bir sorun. Hangisine göğüs gerelim. İhracat durursa, meyve fiyatlarındaki düşüşte durur. İhracatçı 10 bin liraya meyve alırken, burada o meyveyi satma şansımız var mı? Bursa’nın siyah incirini 30 bin liraya alıyorlar. Vatandaşa nasıl satalım? Ülkede tarımda acilen reform bekliyorum. Bu gidişle 2023 yılında Avrupa’nın birçok ülkesinden daha pahalı sebze ve meyve yiyeceğiz” dedi.

Kaynak: BURSADA BUGÜN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir