SON GÜNLERDE RAFLARDA DİKKAT ÇEKEN KİTAP BANU YÜKSEL’’İN ‘İKİNCİ KİTABI‘’KİMSE FAHİŞE DOĞMAZ’’

“Bir Erkek Psikolog Yerine Neden Pavyona Gider?” İlk kitabı ‘Derin’le dikkat çeken, geniş bir okuyucu kitlesi edinen Akademisyen- Yazar Banu Yüksel, yeni kitabı ‘Kimse Fahişe Doğmaz’ ile ezberleri bozuyor. Pavyon hayatının o ışıltılı dünyasını akademik olarak inceleyen, pavyon dünyasının alt metninde neler olduğunu okuyucusuna anlatan, mutlu hem de umutlu bir dünyada yaşamak için nasıl davranmamız gerektiğini araştıran Yazar Banu Yüksel, “Bu kitabı yazmanızın amacı nedir?” soruna bakın şöyle yanıt veriyor:

“Yirmi birinci yüzyıldayız, ne yazık ki çoğu anne kendini eril düzenin pençesinden hala kurtaramamış bir halde… Genelde istedikleri tek şey çocuklarını  toplumsal kurallara uygun olarak yetiştirmek ve bunun sonucunda da takdir görmek. Hele ki bu bir erkek çocuk ise o zaman çanlar hep aynı melodiyi çalmakta. Bu kitabı yazmamın ilk amacı buydu aslında. Yani annesinden ilgi ve şefkat duygusunu doruklarda gören bir erkeğin, büyüyünce aynı konforu sağlayacak bir kadın arayışı içine giriyor oluşunu ispatlamak.

KONSOMATRİS, MEKAN SAHİBİ , PAVYON MÜŞTERİSİYLE ONLINE GÖRÜŞTÜM

Ancak bunu ortaya sadece  ham bir fikir olarak atmak, kanıt adına çok mümkün olmayacaktı ve  sırf bu sebepten öncesinde bir  akademik  çalışma yapmaya karar verdim. Ana çerçevem şu oldu. “Bir erkek sorunlarından kurtulmak için neden psikolog yerine pavyona gider?”  Bu amaçla  Mersin Üniversitesi Kadın Araştırmaları Ana Bilim Dalına ikinci yüksek lisansımı yapabilmek  için başvurdum. Bu süreç içinde özellikle kadınlar ve elbette ki erkekler hakkında pek çok akademik yayın inceleme fırsatım oldu. Tez dönemimde ise ilgili konuyu çalışabilme şansı edindim. Tabii ki pandemi dönemine denk gelmesi sebebiyle pavyon ortamını reel olarak görme şansım olmadı. Ancak online platformlar üzerinden pek çok konsomatris, mekan sahibi , pavyon müşterisi hatta müptelası ile mülakatlar yapabilme imkanı elde ettim.

SAHTE DE OLSA SEVGİ VE İLGİ SATMA HİZMETİ

Ben pavyon ortamının her zaman hizmet sektörünün bir parçası olduğuna inananlardanım. Ama bu bir beden satma hizmeti işi değil. Bu sahte de olsa sevgi ve ilgi satma hizmeti. Yani bir nevi geçmişe özlemi satın almak. İlaveten eril düzenin yüklediği ‘Erkektir yapar’ felsefesini de yaşatabilme çabası. Öncelikle sizi kimse oraya zorla götürmüyor, ya da kimse masanıza cebren oturarak sizi borçlandırmıyor. Siz tüm bunları kendi rızanız ile yapıyorsunuz. Kendini kötü hisseden ya da egosunu tatmin etmek isteyen erkek buradaki anlık mutluluk sayesinde anı kurtarmış oluyor. Ama günün sonunda masaya oturan kadın fahişe olarak yaftalanıyor toplum tarafından. “Fahişe ne demek?” Türk Dil Kurumuna göre “Geçimini bedenini satarak sağlayan”. TDK burada cinsiyet belirtmiyor ki bu da iyi bir şey kadınlar adına. Arapça da ise azgın, utanmaz anlamı taşıyor. Pavyon ortamında beden satma olayı yokSohbet, içki, müzik ve dans var. Tabii bu sohbet o erkeğin kendini iyi hissetmesini sağlayıcı türden. Bir nevi para karşılığı yalan ve hayal satın alma işi. Üstelik hem bilerek hem de isteyerek. Peki şimdi  bir erkeğe duymak istediklerini söyleyen kadın mı  yoksa  ailesinin geçim parasını bir gecede o mekanda bırakan erkek midir fahişe olan? Bu kitap bu olgudan yola çıkarak asıl fahişeliğin bedenin değil ruhun satılması olduğunu işliyor ana tema olarak. Herkes zaman içinde yaşadıklarından ötürü birer ruh fahişesine dönüşüyor. O yüzden hepimiz birer ruh fahişesiyiz hem yaptıklarımız hem de yapmadıklarımızdan ötürü…

AİLE İÇİNDEKİ HATALAR TOPLUMU KİRLETİYOR

Kitabın diğer teması ise bir önceki kitabımda da işlemiş olduğum kız çocuk yetiştirme hataları. Anne değilim ancak çocuk yetiştirme ile alakalı ciddi sorunların olduğu bir ülkede  yaşadığımız konusunda da farkındalık seviyem oldukça yüksek. Aile içinde yaşanan hataların çıktıları toplumu kirli ve yaşanılması zor hale getiriyor. Bunu çözebilirsek işte o zaman hem mutlu hem de umutlu bir dünyada yaşama şansı elde edebilmiş olacağız.”

YAZAR BANU YÜKSEL HAKKINDA

 Uludağ Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde lisans eğitimini, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi ve Mersin Üniversitesi Kadın Araştırmaları Ana Bilim Dalında ise ikinci yüksek lisansını tamamlamış olan yazar, halen Amerika’da Conley Üniversitesi’nde Davranış Bilimleri üzerine doktora çalışmasına devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir