“ORMANLAR KESİNLİKLE BAŞKA BİR AMAÇ İÇİN KULLANILMAYACAK”

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi bir ayın ardından Beştepe’de toplandı. Artan corona virüsü vakaları ve milyonlarca öğrencinin merakla beklediği yüz yüze eğitimin ele alındığı toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklamalarda bulundu.

Okulların 6 Eylül’de başlayacağını ifade eden Erdoğan, “Okullarda 6 eylülde yüz yüze eğitimin başlamasıyla birlikte öğrenciyle irtibatlı henüz aşı olmamış öğretmen ve personelin haftada en az iki defa PCR testi yaptırmasını isteyeceğiz. Aynı şekilde üniversite çalışanlarından da düzenli PCR testi yaptırmasını talep edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, salgın gündemiyle toplandı. 5 saat 20 dakika süren toplantının ana gündem maddelerini, artan corona vakaları ve yüz yüze eğitim oluşturdu.

Toplantı sonrası kameralara karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle;

AŞI OLMAYANLARA PCR TESTİ ZORUNLULUĞU

*Okullarda 6 Eylül’de yüz yüze eğitimin başlamasıyla birlikte, henüz aşı olmamış öğretmen ve personelin haftada en az 2 defa PCR testi yaptırmasını istiyeceğiz.

*Aşı olmayan üniversite öğrencisi ve çalışanlardan da düzenli PCR testi isteyeceğiz.

*Uçak ve şehirlerarası yolculuk, konser, sinema gibi toplu faaliyetler için de zorunlu PCR testi uygulamalarını devreye alacağız.

Türkiye salgınla mücadele olduğu gibi aşı konusunda da dünyada ilk sıralarda yer alma başarısını göstermeyi sürdürecektir. Maske, mesafe ve hijyen konusunda; bu kurallara riayet bizim sağlığımızın esasıdır.

“54 İLİMİZDE ÇIKAN YANGINLAR 154 BİN HEKTARLIK ALANI ETKİLEDİ”

Bir süredir maruz kaldığımız afetler nedeniyle üzüntülü günler geçiyoruz. Kuraklık nedeniyle tarlalar sürülmeden biçilmek zorunda kaldı. Orman yangınları da küresel sorun haline geldi. 54 ilimizde çıkan yangınlar 154 bin hektarlık alanı etkiledi. 82 bin hektarı Antalya’da, 62 bin hektarı Muğla’dadır. ABD’de 3 milyon hektarı aşkın, Kanada’da 3 milyon hektara yakın, Meksika’da 600 bin hektar alan yanmıştır.

Son 1,5 asrın rekorlarının kırıldığı bu dönemde, 40 dereceyi bulan hava sıcaklığı, 80 km buluna rüzgar hızı nedeniyle yangınların önüne geçilmesi zorlanmıştır. Yangınlara karşı devletimiz ilk andan itibaren mücadele vermiş, vatandaşların yanında yer almıştır. Böylesine bir felaketi istismar edenlere rağmen bu büyük afetin üstesinden geldik. 18 uçak, 68 helikopter 9 İHA 1000’in üzerinde arazöz, 600’ün üzerinde iş makinesi ile müdahale edilmiştir. Dipğer kurumlar ve belediyelerden de destek sağlandı. En son Köyceğiz’le birlikte büyük yangınların tamamı kontrol altına alındı, soğutma çalışmaları sürmektedir.

Ormanların yanı sıra 72 bin ekili alan, 2600 tarımsal yapı zarar görmüştür. Bunun yanında yangınlarda 395 büyükbaş, 4505 küçükbaş hayvan, 29 bin 600 kanatlı hayvan itlaf olmuştur.

Orman yangınlarıyla mücadelede bize destek olan ülkelere teşekkür ediyorum.

“YANGINLARDA ZARAR GÖRENLER İÇİN İHTİYAÇ TESPİTLERİMİZ DEVAM EDİYOR”

Yangınlar sırasında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acısı da yüreğimizi yakıyor. Orman yangınlarıyla mücadele eden kahramanları unutmayacağız. Yangınlarda zarar gören vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için tespitlerimiz devam etmektedir.

Evleri tamamen kullanılamaz hale gelen vatandaşlarımıza 1 yıl içerisinde yeni konutları teslim edilecektir. Hayvan kayıpları hibe olarak karşılanacaktır. Fide, tohum gibi ürünler bedelsiz olarak hak sahiplerine verilecektir. Çiftçilerimizi, Yüksek Katma Değerli Alternatif Tarım uygulamalarına yöneltmek için çalışmalarımız sürmektedir.

“YANAN YERLERİ YENİDEN AĞAÇLANDIRACAĞIZ”

84 milyon vatandaşımızın her biri için 3 adet olmak üzere 252 milyon fidan yıl bitmeden toprakla buluşturulacaktır. Bu zamana kadar 5,5 milyar fidanı toprakla buluşturduk Yanan yerleri en kısa sürede yeniden ağaçlandıracağız. Kızılay ve AFAD gibi kuruluşlarımız yangın bölgelerinde sürekli görev icra etmiştir. TSK, emniyet ve jandarma da tüm imkanlarıyla seferber olmuştur. Süreci yakından takip ettik.

Afet bölgesi ilan ettiğimiz yerlerdeki vatandaşlarımıza pek çok destek ve erteleme imkanı sağladık. Bunlardan gerekli dersleri çıkardık. Böylesine büyük afetlere karşı daha hazırlıklı olunmasını sağlayacağız. Aynı şekilde afetlerde daha güçlü ve etkin bir koordinasyon içinde gerekli adımlar atılacak. Yaşadığımız bu büyük yangınlar için milletimize bir kez daha geçmiş olsun diyoruz.

SEL FELAKETLERİ

İç Anadolu’da bazı bölgelerimiz kuraklıkla boğuşurken, Karadeniz’de bazı illerimiz sel felaketi ile karşı karşıya kalmıştır. Kısa sürede yağan büyük miktarda yağışlar sel felaketine neden olmuştur. Bozkurt ilçesinde yıllık yağış miktarı 774 kg iken, bu afette bir kaç günde 453 kg gibi bir seviyeye çıktı. Afet yaşayan diğer ilçelerde de benzer tablo ile karşı karşıyayız. Bu rakamlar, ülkemizin diğer bölgelerinde etkili olan yağış miktarının bir kaç katıdır.

Buralarda imar ve yapıdan kaynaklanan sorunlar vardır. Ama karşımızda ender rastlanan bir afet olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Sel felaketlerine karşı tüm kurumlarımız hemen harekete geçti. İlgili Bakanlarımız çalışmalara bizzat katıldı. Kimi yerleşim yerlerimiz, kara bağlantısı kesildiği için bir süre müdahale hava yolu ile yapıldı. Kara bağlantısı, TSK tarafından kurulan portatif köprülerle sağlanmıştır.

Doğu ve Batı Karadeniz’de sel suları 5 metreyi buldu yerler olmuştur. Sel suları altında kalan yerlerdeki vatandaşlarımız hava ve kara araçları ile güvenli yerlere taşınmıştır. Bir yandan arama-tarama, bir yandan enkaz kaldırma, diğer yandan hasar tespit çalışmaları sürmektedir. Hasar gören 4 ayrı sanayi sitesi inşa edilecek. İlçelerimiz ve köylerimizdeki altyapı sorunlarına hızlı bir şekilde müdahale ediliyor.

“73 MİLYON LİRA ÖDENEK GÖNDERDİK”

Sel felaketinden etkilenen 3 ilimize toplam 73 milyon lira ödenek gönderdik. AFAD bölgesinde bir yardım kampanyası başlattık. Kabinemizdeki bakanlarımız ve diğer çalışma 7 milyon 430 bin liralık bir katkı sağlama kararı aldık. En büyük üzüntümüz can kaybımızın çok olmasıdır. 78 vatandaşımız hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın çoğunluğu Kastamonu’dandır. Kurumlarımızı tedbirleri artırmaya davet ediyorum.

“HER TÜRLÜ AFETE KARŞI İYİ BİR HAZIRLIĞIMIZ VAR”

İklim değişikliğinin yol açtığı tabiat olaylarının artacağı öngörülüyor. Her türlü afete karşı iyi bir hazırlığımız vardır. Ancak yaşadığımız hadiseler bu konudaki kapasitemizi daha da geliştirmemiz gerektiğini gösteriyor. Felaket ne kadar büyük olursa olsun, devletin de hazırlığının ona göre büyük olması gerekiyor. Afetler ve kuraklığa karşı planlarımızı gözden geçirip yenileyeceğiz.

Afetler konusundaki ihtisas kurumumuz AFAD’ı daha da güçlendireceğiz. TSK, Emniyet ve Jandarma’nın etkinliğini daha da artıracağız. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Elbette giden canları geri getiremeyiz. Ama bunun dışındaki tüm zararları giderecek kararlılığa sahibiz. Türkiye’yi bir daha 1999 depreminin ardından şahit olduğumuz çaresizlik görüntülerine mahkum etmemek için her türlü tedbiri alıyoruz, almaya devam edeceğiz.

SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ

Siyasetçisinden gazetecisine ve sosyal medya ‘trol’üne kadar ülkesine husumet dolu nice figürün yalan, çarpıtma, tahrikle milletimizin acısını nasıl istismara yeltendiğini unutmayacağız.

Meclisin açılmasıyla Avrupa’dakine benzer bir sosyal medya düzenlemesini gündeme getirerek bu alandaki kirliliğin önüne geçmekte kararlıyız.

KORONAVİRÜS SALGINI

Dünya, Kovid-19’un giderek artan etkileriyle mücadele etmeye devam ediyor. Türkiye, hastaneleri ve güç altyapı sayesinde bu sürecin sütesinden başarıyla gelmiştir. Şehir Hastanelerin bu süreçte büyük önemi var. Kamu güvenliği ve gıda tedariki konusunda tıkır tıkır işleyen sistemimiz karşısında hiçbir sıkıntı yaşamadık. Son dönemde ciddi bir sıçrama yaptık. Güzel tablonun yansılamasını yılın ilk 7 ayında 200 milyar dolarlık ihracatla gördük.

Aşılamada da dünyada ilk sırada yer alıyoruz. Aşı tedariki konusunda iyi bir noktadayız. Yerli aşı geliştirme çalışmalarında da yıl sonuna kadar yaygın kullanım ve üretim safhasına geçmeyi umut ediyoruz. Toplam aşı sayısında 87 milyonu geçerek ülke nüfusunu geride bıraktık.

“AŞI ÇALIŞMALARI GÖNÜLLÜLÜK ESASINA GÖRE YÜRÜTÜLECEK”

Ülkemizde bazı kesimlerin aşıya tereddütle yaklaştığını görüyoruz. Aşı çalışmaları gönüllülük esasına göre yürütülecektir. Sürekli değişen virüse karşı aşı dışında başka bir korunma yöntemi bulunmuyor. Huzurlu bir hayat sürmemiz hepimizin aşılanmasına bağlıdır. Son dönemde salgın sebebiyle hayatını kaybeden hastaların çok büyük bir bölümünün aşı yaptırmadığını belirtmek istiyorum.

Tüm kardeşlerimize aşılarını derhal olma çağrısında bulunuyorum. Milletimizin bu musibetin açtığı sıkıntılardan bir an önce kurtulmasını istiyoruz.

TÜRKİYE’NİN GÖÇ MESELESİ

Biz; binlerce yıldır geniş bir coğrafyada devletler sahibi olarak yaşamış bir toplumuz. Anadolu’da da Selçuklu Osmanlı ve Cumhuriyet silsilesinde devletimizin sınırları içerisinde varlığımızı sürdürdük. Pekçok yerden Anadolu’ya milyonlarca insanımız göç etmiştir.

Asırlar boyunca Anadolu’nun Garipler Yurdu olarak anılmasının sebebi bu vasfıdır. Bu topraklara gelip zorla yüz geri edilen kimse yoktur. Yakın coğrafyamızda yaşanan katliamlar, savaşlar Anadolu’ya yeni bir göç dalgası başlatmıştır. 1980’lerin sonunda gelen Bulgar kardeşlerimizi hatırlıyoruz. Ülkelerindeki ekonomik sıkıntılar sebebiyle çalışmak için Balkanlardan gelen yüzlerce insanı hatırlıyoruz. Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş nedeniyle ülkemize sığınmak isteyen kardeşlerimiz oldu.

“TÜRKİYE SAHİPSİZ BİR ÜLKE DEĞİLDİR”

Türkiye, isteyenin elini kolunu sallayarak girip çıkacağı sahipsiz bir ülke değildir. Devletimiz önce 84 milyon vatandaşımızın güvenliğinden ve refahından sorumludur. Bu yılın ilk 7 ayında 77 bin düzensiz göçmen yakaladık.

“300 BİN CİVARINDA AFGAN GÖÇMEN VAR”

Türkiye’de 180 bini kayıtlı toplamda 300 bin civarında Afganistanlı göçmen olduğunu biliyoruz. Muhalefetin dediği gibi 1,5 milyon Afgan ülkemizde yok. Bunların hepsi yalan.

“TALİBAN’IN KURDUĞU HÜKÜMETLE DE GÖRÜŞECEĞİZ”

Bu ülkedeki istikrarsız ve iç çatışmalar arttıkça, ülkemize gelen düzensiz göçmenlerin arttığını görüyoruz. ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrasında çeşitli görüşmeler yapıyorduk. Bizim önceliğimiz bu ülkenin güvenliği olduğu için gerekirse Taliban’ın kurduğu hükümetle de görüşeceğiz.

Halen dönüş için sıra bekleyen ve sayıları 300’ün altında olan vatandaşlarımızı en kısa sürede ülkemize nakledeceğiz. Düzensiz göçmenlerin ülkemizde yol açtığı huzursuzluğun farkındayız.

Münferit birtakım hadiselerin medya ve sosyal medya vasıtasıyla farklı boyutlarda takdim edilmesini iyi niyetli bulmuoyurz. Muhalefetin bu konudaki nefret söylemlerini de tehlikeli ve art niyetli buluyoruz.

Bu ülkenin kanunlarına, kurallarına, düzenine uymayanların kaos çıkartacak tavırlar sergilemesine asla izin vermeyiz. Bu tür davranışlar gösterenler yakalanarak derhal sınırdışı edilmektedir.

Sığınmacıları ve düzensiz göçmenleri kendi kirli gündemlerine meze etmek isteyenlere göz yummayız. Bu insanların hayatlarına kast edenleri, yağmaya yeltenenleri asla affetmeyiz.

Milyonlarca insanın cazibe merkezi haline gelen Avrupa sırf kendi vatandaşlarının refahını korumak için sınırlarını kapatarka bu sorunun dışında kalamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir